Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4735 K.2025/3098

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4735 📋 K. 2025/3098 📅 18.06.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/4735 E.  ,  2025/3098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/948 E., 2024/89 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/292 E., 2023/37 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olduğunu, yıllarca bu parsellerin kardeşlerinin kullanımında bulunduğunu, Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/38 Esas sayılı dosyası ile müdahalenin menine karar verildiğini, Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2019/1796 Esas sayılı dosyası ile taşınmaz tesliminin icra marifetiyle gerçekleştiğini, bu sefer aynı parselde hissedar olan davalının, müvekkilinin taşınmazdan yararlanmasına engel olduğunu, müvekkilini taşınmaza sokmadığını ve taşınmazı kendisinin ektiğini beyanla, davalı tarafından kullanılan parsellerdeki hisseler için müdahalenin menine ve 2019, 2020, 2021 yılları için 1.000,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmazlarda hissedar olduğunu, ... parsel sayılı taşınmazda bir yer kullanmadığını, rıza-i taksim sebebi ile sadece ... parsel sayılı taşınmazda yer kullandığını, İlçe Tarım Müdürlüğünün 2020 yılı ÇKS belgeleri incelendiğinde davacı ...'in eşi olan ... 'in ... parsel sayılı taşınmazda 64.703,00 m2 alan kullandığını, ... parsel sayılı taşınmazda da 8.784,00 m2 yer kullandığını, davacı tarafın dava konusu taşınmazlarda fiili zeminde yer kullandığını, davacı taraf bir miktar yer kullandığı takdirde bu yerde fiili taksim olduğunun kabulü gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalının dava edilen yerde hissesi dışında fazla yer kullandığı ve bu kullanımının toplanan delillere göre haklı ve geçerli bir sebebe dayanmadığı belirlendiğinden davanın kısmen kabulü ile; davacının dava konusu olan ... Mah. ... parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak açtığı davanın reddine, dava konusu olan ... Mah. ... parsel sayılı taşınmaz açısından açılan davanın kabulüne ve 101.315,90 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Davacıya ait payın eşi ... tarafından taahhütname yoluyla kullanıldığını, bu hususun ÇKS belgeleri ve tanık beyanları ile ispatlandığını, mahkemece bu hususun tam araştırılmadığını,
b.Dava konusu ... sayılı parselin rıza-i taksime dayalı olarak yıllardır aynı şekilde kullanıldığını, davacı tarafın, rıza-i taksime dayalı olarak hissesine karşılık kullandığı yer bulunduğunu,
c.Bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.