Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4768 K.2025/2935
7. Hukuk Dairesi 2024/4768 E. , 2025/2935 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1562 E., 2024/2006 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/117 E., 2024/549 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bir takım sorunlar nedeniyle piyasaya bir miktar borçlandığını, banka hesaplarında haciz olması nedeni ile yapmış olduğu işlerin karşılığı olan ödemelerin davalı oğlunun banka hesaplarına geldiğini, müvekkilinin ... Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den 2021 yılı Ağustos ayında Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokakta bulunan 32582 ada 4 parselde kayıtlı taşınmazı satın aldığını, ancak borçlarından dolayı tapu kaydının davalı oğlu üzerine yapıldığını, daha sonra müvekkilinin davalıdan taşınmazı devretmesini istediğini, ancak davalının devre yanaşmadığını, taraflar arasında yapılan inançlı işlem gereği davalı tarafın geri verme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle dava konusu 4 parsel, E Blok, 3. Kat, 12 No.lu bağımsız bölümün müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu taşınmazı kendi emeği ile satın aldığını, davacı ile aralarında herhangi bir inanç sözleşmesi bulunmadığını, ödemelerin davalı tarafından yapıldığını, davaya konu taşınmazın hiçbir zaman davacı adına tescil edilmediğini, inançlı sözleşmeden bahsedilebilmek için mülkiyetin devri gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacı tarafın iddia ettiği inançlı işlemi yazılı bir delil ile ispat edemediği, dosyada davalı taraftan sadır olan yazılı delil başlangıcı da olmadığı, davacı tarafa yemin delili için kesin süre verildiği ancak davacının yemin delilini kullanmadığı, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde 10.08.2021 tarihli belge sunulmuş ise de, belgenin dava dışı satıcı ... Limited Şirketi tarafından tanzim edildiği, resmî senedin aksinin bu belge ile ispat edilemeyeceği, bu belgenin davalı taraftan sadır olmadığı ve davacı tarafın inançlı işlemi ispat edemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bölge Adliye Mahkemsince istinaf itirazları karşılanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini,
2. Ödemelerin yapıldığı hesap davalı adına olsa da, hesabın davacı tarafından kullanıldığını, bu konuda araştırma yapılması taleplerinin Mahkemece gerekçesiz olarak reddedildiğini,
3. Dava tanık beyanları ile ispatlanmasına rağmen Mahkemece tanık beyanlarına değinilmeden sadece taraflar arasında yazılı belge olmadığı gerekçesiyle ret kararı verildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; inançlı temlik hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.