Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2414 K.2025/2860

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2414 📋 K. 2025/2860 📅 27.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2414 E.  ,  2025/2860 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2834 E., 2024/5 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/72 E., 2021/261 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; eski 3684, 3687 ve 3170 numaralı parsellerin müvekkiline ait olduğunu, söz konusu parseller arasında kadastral yol geçtiğini, organize sanayi bölgeleri hakkındaki 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 19. maddesi ile olay tarihinde yürürlükte olan Uygulama Yönetmeliği'nin 66. maddesi hükümleri uyarınca kadastral yollar gibi ortak alanların mülkiyetinin organize sanayi bölgelerine ait olduğunu ve buraların ihdasının herhangi bir bedel ödenmeksizin Organize Sanayi Bölgesi adına yapılacağının kabul edildiğini, eski 3684, 3687 ve 3170 numaralı parseller arasındaki yolların iptali ile davalı OSB'nin ihdas talebinin 21.09.2014 tarihinde yetkili makamlarca kabul edildiğini ve söz konusu kadastral yolların 3747 parsel numarası ile ihdas edilerek davalı adına tescil edildiğini, 2007 yılındaki imar uygulamasında davalı adına ihdas edilen 3747 parsel ile mülkiyeti müvekkiline ait olan bir kısım taşınmazların tevhit işlemine tâbi tutulmuş olup bunun sonucunda 785 ada 2 numaralı parselde davalı OSB ile müvekkili adına müşterek mülkiyetin kurulduğunu, davalı OSB'nin bu taşınmazdaki payının 1215/2400 oranında olup müvekkilinin payının 1185/2400 olduğunu, müvekkilinin OSB adına tesis edilen 785 ada 2 numaralı parselde 1215/2400 paylı müşterek mülkiyet hissesinin bedelli yada bedelsiz olarak alınması için değişik tarihlerde davalı nezdinde girişimde bulunulduğunu ancak sonuç alınamadığını, bu nedenle davanın kabulü ile tapunun 785 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazdaki davalı hissesi olan 1215/2400 payın iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, imar planlarının kesinleştiğini, aradan 10 yıla yakın bir zaman geçmiş olup talebin zamanaşımına uğradığını ve kötüniyetli olduğunu beyan ederek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Mahkemece alanında uzman olmayan bilirkişi raporlarına dayanmış olduğundan davanın reddedildiğini, 785 ada 2 numaralı parselde davalının 1215/2400 oranında paya sahip olmasının temel nedeninin 3684, 3687 ve 3170 numaralı parseller arasında kalan kadastrol yolun iptali ve iptal edilen kadastrol yola isabet eden kısım için davalı adına ihdas işlemi yapılarak bunun sonucunda davalı adına 3747 numaralı parselin oluşturulması olduğunu, kamu yararına bir proje için özel mülkiyete tâbi bir taşınmazın kamulaştırma, bağışlama veya başkaca bir yolla kamuya geçirilebileceğini, hangi isim altında kamuya geçirildiğinin bir önemi olmadığını, önemli olan kamu yararı amacıyla özel mülkiyetten kamuya taşınmaz mülkiyetinin transfer edilmesi olduğunu, kamu yararı amacıyla özel mülkiyetteki bir taşınmaz kamuya devredildikten sonra makul bir sürede projenin bitirilmesi gerektiğini, aksi hâlde mülkiyet hakkının ihlal edilmiş olacağını, dava konusu taşınmazın imarda teknik hizmet alanında göründüğünü, ancak taşınmazın ihdasının üzerinden yaklaşık 10 yıllık bir süre geçmesine rağmen imardaki amacına uygun bir biçimde kullanılmadığını, “... — fransa” kararında da belirtildiği üzere, davacının mülkiyet hakkı ihlal edilmiş olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4562 sayılı yasa gereği OSB adına tescil olan taşınmaz hissesinin amacı doğrultusunda kullanılmaması nedeniyle eski malik adına tescili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.