Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4769 K.2025/2818
7. Hukuk Dairesi 2024/4769 E. , 2025/2818 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/359 E., 2024/1585 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/80 E., 2022/140 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalının Mersin 2. Aile Mahkemesinin 2018/880 Esas ve 2019/818 Karar sayılı ilâmı ile boşandıklarını, boşanma kararının 14.01.2020 tarihinde kesinleştiğini, davalının mülkiyetinin davacıya ait 448 parselde kayıtlı 5/9 numaralı dairede, 8 yıldır oturmakta olduğunu, söz konusu dairenin eşyalı olup bütün eşyaların davacıya ait olduğunu ileri sürerek davalının gayrimenkulden men'ine ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı beyan dilekçesinde özetle; taşınmazın aslında kendisi tarafından alındığını ve kendisine ait olduğunu, davacının tapuyu kendisinden habersiz üstüne aldığını, davacıya 2020 yılının Ocak ayından itibaren her ay ödeme yaptığını ancak davacının kendisine bu ödemeleri iade ettiğini, dava konusu taşınmaz için davacı ile aralarında mal rejiminin tasfiyesi davası bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...boşanma ilamının kesinleşmesinden sonraki dönem için davalının kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı, davalının dava konusu taşınmazı işgal ettiği, her ne kadar davalı kira ödemesi yaptığını ifade etmiş ve buna ilişkin dekontları dosyaya sunmuş ise de bu ödemelerin davacı tarafından iade edildiğini davalının kendisinin beyan ettiği, davacının, davalının dava konusu taşınmazda oturmasına rızasının bulunmadığı, davalının dava konusu taşınmazda fuzuli şagil olduğu, davalının, davacıya ait Mersin İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 449 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan K Blok 4 Nolu bağımsız bölümü, boşanma kararının kesinleşme tarihi olan 14/01/2020 yılından bu yana haksız olarak kullandığı ve bu süre için kullanmaları karşılığında ecrimisil ödemesi gerektiği..." gerekçesiyle davanınkabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Boşanma kararının kesinleşmesiyle tarafların aile birliğinin sona erdiği, katılma alacağı davasının da eldeki dava bakımından bekletici mesele yapılmasında bir zorunluluk bulunmadığı gözetilmek suretiyle davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınıp el atmanın önlenmesine ve boşanma davasının kesinleşme tarihinden ecrimisile karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın ... Aile Mahkemesinin 2020/556 Esas sayılı dosyasında davacı ile davalı arasında devam eden mal rejiminin tasfiyesi davasına konu olduğunu, taşınmazın kullanılmasının müvekkili tarafından haksız müdahalenin önlenmesi davasının konusu teşkil etmeyeceğini, ancak alacak davasına konu edilebileceğini, bu davada taşınmazın değerinin 325.000,00 TL olarak belirlendiğini, yarısı kadar müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin de yarısı kadar olması gerektiğini, men kararının hukuka uygun olmadığını, yıllarca evli kalan taraflar arasındaki davanın aile mahkemesinde görülmesi gerektiğini, harç ve yargılama giderlerinin maktu olması gerektiğini, ecrimisil talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.