Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/900 K.2025/2535
7. Hukuk Dairesi 2025/900 E. , 2025/2535 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/605 E., 2025/2 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/277 E., 2022/721 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 06.01.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; taraflar arasında görülen boşanma davasının 03.03.2020 tarihinde kesinleştiğini, bu tarih itibari ile dava konusu taşınmazın aile konutu niteliğinden çıktığını, davalının işgalci olduğunu, davalı tarafa ihtarname tebliğ edildiğini ancak işgalin devam ettiğini ileri sürerek müdahalenin men'ine, boşanmanın kesinleşmiş olduğu tarih olan 03.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hesaplanacak olan ecrimisil bedeli olarak şimdilik 6.000,00 TL'nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; 30.07.2020 ile 19.08.2020 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ecrimisil talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 19.08.2020 tarihinde tahliye edildiğini, davanın konusuz kaldığını belirterek davacının tüm taleplerinin reddinin gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davalının dava açmaya sebebiyet verdiği, davacının el atmanın önlenmesi talepleri yönünde haklı olduğu, bu talepler yönünden taşınmazın dava tarihi itibariyle değeri üzerinden vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıdan tahsili yoluna gidildiği, ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce dava konusuz kaldığından vekâlet ücretinin yarısına hükmetmek gerektiği" gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulü ile el atmanın önlenmesi talepleri yönünden dava konusuz kaldığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 6.000,00 TL'si için dava tarihi olan 30.07.2020 tarihinden, 20.766,67 TL'si için ıslah tarihi olan 03.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olmak üzere; toplam 27.766,67 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen dava yönünden 3.400,00 TL ecrimisil bedelinin dönem sonu olan 31.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı, 30.07.2020 tarihli dilekçesi ile harca esas değeri el atmanın önlenmesi davası yönünden 10.000,00 TL, ecrimisil davası yönünden ise 6.000,00 TL olarak gösterdiği ve harcı bu değerler üzerinden yatırdığı, öncesinde karı-koca olan tarafların dava konusu taşınmazı aile konutu olarak kullandıkları, taraflar arasındaki boşanma davasının 03.03.2020 tarihinde kesinleşmesi üzerine taşınmazın aile konutu olma vasfını kaybettiği, davalının taşınmazı 19.08.2020 tarihinde boşalttığı, ön inceleme duruşmasının ise 09.03.2021 tarihinde yapıldığı, mahkemece re'sen asıl dosya yönünden; keşfen el atmanın önlenmesi davası yönünden dava değerinin 1.600.000,00 TL, 03.03.2020-30.07.2020 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil miktarının 26.766,67 TL olarak tespit edildiği ve belirlenen değer üzerinden 03.03.202 tarihinde harç tamamlattırılarak, nihai kararda vekâlet ücretinin de bu değerler üzerinden hesaplandığı, 09.03.2021 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasından önce taşınmazın tahliye edilmesine, el atmanın önlenmesi davası yönünden dava konusuz kalmasına rağmen tahkikat aşamasında tespit edilen taşınmazın değeri üzerinden 03.03.2022 tarihinde harcın ikmal edilmiş olması 1086 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, hâl böyle olunca ve eldeki asıl davada, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın ön inceleme duruşmasından önce konusuz kaldığı gözetilerek harcı yatırılan 10.000,00 TL el atma ve hükmedilen 27.766,67 TL toplamı olan 37.766,67 TL üzerinden davacı lehine tek bir nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi, davalı tarafından yapılan yargılama giderinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava yönünden davanın kabulü ile el atmanın önlenmesi talebi yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 6.000,00 TL'si için dava tarihi olan 30.07.2020 tarihinden, 20.766,67 TL'si için ıslah tarihi olan 03.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olmak üzere; toplam 27.766,67 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen dava yönünden davanın kabulü ile; 3.400,00 TL ecrimisil bedelinin dönem sonu olan 31.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
2. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 06.01.2025 tarihli ek kararı ile temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın kesin olarak verilmesinin hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince sadece ecrimisil yönünden değerlendirme yapıldığını, meni müdahale açısından kararın temyize tabi olduğunu, dava konusu taşınmazın değeri olan 1.600.000,00 TL üzerinden harcın tamamlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada men'i müdahale ve ecrimisil, birleştirilen davada ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, dava değeri Harçlar Kanununun 16. maddesi gereğince el atılan taşınmazın değeri ile talep edilen ecrimisil miktarı yönünden belirleneceğine kuşku yoktur.
Bu bakımdan dava konusu taşınmazın değeri gözetildiğinde, temyiz kesinlik sınırının üstünde kaldığı açık olduğundan davacı vekilinin kararı temyiz etme hakkının bulunduğu tespit edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince kararın "kesin'' olması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararının hatalı olduğu anlaşılmıştır. Bu hâlde Bölge Adliye Mahkemesinin 06.01.2025 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekmektedir.
Davanın esası hakkında yapılan temyiz itirazlarına gelince;
AAÜT’nin 6. maddesi gereğince ön inceleme aşamasından önce davanın konusuz kalması durumunda vekâlet ücretinin yarısına hükmedileceği gözetildiğinde, davanın konusuz kaldığı tarih itibari ile harçlandırılan değer üzerinden vekâlet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre,
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 06.01.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.