Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/841 K.2025/2536

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/841 📋 K. 2025/2536 📅 12.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/841 E.  ,  2025/2536 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1998 E., 2024/2901 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/123 E., 2021/232 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 493 ada 60 parsel sayılı taşınmazın hissedarlarından ... kızları ..., ... ve ...'nin gaip olduğunu, bu duruma ilişkin ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.03.2005 tarihli kararı ile ... Defterdarlığının kayyım olarak atandığını, dava konusu taşınmazın 10 yıldır kayyımla idare edildiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 588. maddesi uyarınca maliklerin gaipliğine, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı, davaya cevap vermemiştir.
2. Müdahale talebinde bulunan ... vekili talep dilekçesinde; taşınmaz kayıt maliki ...'nin müdahale talebinde bulunan ...'ın babası ...'nın annesi olduğunu, kayıt maliklerinin nüfus kayıt bilgilerinin açık olduğunu, yine kayıt maliklerinin annesi ...'nin baba adının değişmesi hakkında dava açıldığını ve davanın kabul edildiğini, ...'ın 28.01.1976 tarihinde öldüğünü ve T.C. vatandaşlık numarasının olduğunu, gaip olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Mahkemece 12.04.2018 tarihli duruşmada ...'ın davaya fer'i müdahil olarak kabulüne karar verilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın maliklerinin bulunamamış olması nedeniyle taşınmazın idaresi yönünden ... Defterdarının kayyım olarak tayin edildiğini, mahkemece getirtilen tapu kayıtlarında ..., ... kızı (1/4), ..., ... kızı (1/4), ..., ... kızı (1/4) ve ..., ... kızı (1/4) adına kayıtlı olduğu, Mahkemece gerekli ilanların Türkiye genelinde yapıldığı ve yapılan ilan sonucu Mahkemeye herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, dava konusu taşınmazın da en az 10 yıldır kayyım ile idare edilmiş bulunması karşısında kanunun aradığı anlamda koşulların oluştuğu, her ne kadar fer'i müdahil tarafından ...'ın taşınmaz maliki ..."nin mirasçısı olduğu ve ... ..."nin varislerinin bulunduğu, bununla alakalı olarak ... Anadolu 8. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2018/410 Esas ile görülen dava neticesinde murisin verasetinin subutuna karar verildiği beyan edilmiş ise de tapu kaydındaki kişi ile veraset ilâmındaki kişinin aynı kişiler olduğunun mevcut delillerle ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesince 07.04.2023 tarihli kararı ile fer'i müdahilin tek başına istinaf etme hakkı olmadığından bahisle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. İlgili karar, sadece davalıya tebliğ edilmiş, davacı vekiline ve fer'i müdahil vekiline tebliğ edilmemiştir.
2. Bu aşamada davalı vekili tarafından hükmün tashihi talep edilmiş, Mahkemece 06.10.2023 tarihli kararı ile tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bu karar fer'i müdahil tarafından istinaf edilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fer'i müdahil tarafından hükmün, ancak lehine katıldığı tarafla birlikte istinaf veya temyiz edilebileceği, lehine müdahale edilen taraf istinaf veya temyiz yoluna başvurmazsa, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca, yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmek zorunda olan fer’i müdahil tarafından kararın yalnız başına istinaf veya temyiz edilemeyeceği gerekçeleriyle taraf sıfatı bulunmayan fer’i müdahale talep edenin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesinin Ek Kararı
Kararın fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.01.2024 tarihli ek kararı ile gerekçeli kararın fer'i müdahil vekiline e-tebligat yolu ile 16.07.2023 tarihinde tebliğ olunduğu, temyiz talebinin ise 03.01.2024 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle 07.04.2023 tarihli ve 2021/2377 Esas, 2023/553 Karar sayılı karara yönelik temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 30.04.2024 tarihli 2024/921 Esas, 2024/2282 Karar sayılı ilâmı ile; "Yapılan açıklamaların ardından somut olaya bakıldığında, davacı tarafından tapu maliklerinden ...'nin gaipliğine ve davaya konu taşınmazdaki payının Hazine adına tesciline kararı verilmesinin talep edildiği, yargılama sırasında dava konusu taşınmazda kayıt maliki olan ...'nin mirasçısı olduğunu iddia eden ... tarafından davaya müdahale talebinde bulunularak kayıt maliki ...'nin murisi olan ... ... olduğunun belirtildiği, Mahkemece ...'ın davaya feri müdahil olarak kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Bu aşamadan sonra, Mahkemece verilen kabul kararına karşı feri müdahilin tek başına kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, bir davada kanun yoluna başvurma hakkı kural olarak davanın taraflarına ait olsa da verilen hüküm ile külfet altına giren ya da hakkı ihlal olunanın da kanun yoluna başvuru hakkı olduğu, uyuşmazlık konusu taşınmazın kayıt malikinin gaip olmadığının anlaşılması hâlinde davanın davacı Hazine yönünden dinlenme imkânın kalmayacağı, mahkemece yargılamanın eksik ve hatalı yapılması durumunda kanun yoluna başvuranın hak ihlalinin oluşabileceği kuşkusuzdur.
Zira, Mahkemece tapu kaydındaki ... ile fer'i müdahil ... murisi ... ...'ın aynı kişi olduğunun mevcut delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece verilen kabul kararının eksik incelemeye dayalı olduğu görülmektedir. Şöyle ki; dava konusu 493 ada 60 parsel sayılı taşınmazın, ... kızı ... ve ... kızları ..., ... ve ... adına kayıtlı olduğu, 1945 tarihli kadastro tutanağında, dava konusu taşınmazın ... ve kızları ..., ... ve ...'ye ait olduğunun yazılı olduğu, yine ... tarafından açılan kayıt düzeltilmesine ilişkin davada; ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince 16.05.1984 tarihli kararı ile, tapu kayıtlarında baba adı ... olarak yazılan ...'nin ... ... Mahallesi nüfusu 012.02 cilt, 83 sahife, 101 kütük sıra numarasında baba adının ... olarak yazılı olduğu, diğer hissedarların da ... ve kocası ...'in kızları ..., ... ve ... oldukları belirtilerek 493 ada 60 parsel sayılı taşınmazda 1/4 hissenin maliki olan ...'nin baba adının ... olarak düzeltilmesine karar verildiği, ilgili kararın 19.11.1984 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yine dosya içerisinde bulunan ...'a ait nüfus kayıtlarının incelenmesinde; babasının ..., anne adının ..., annesi ...'nin baba adının ... olduğu ve kardeşlerinin ..., ... olduğu görülmüştür. Mahkemece bahsi geçen belgelerin incelenmediği, kararda tartışılmadığı anlaşılmıştır.
Hâl böyle olunca, kayıt maliki ...'nin mirasçısı olduğunu belirten fer'i müdahil ...'ın, kararı istinaf etme hakkı bulunduğu gözetilerek toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu 493 ada 60 parsel sayılı taşınmazın, ... kızı ... ve ... kızları ..., ... ve ... adına kayıtlı olduğu, 1945 tarihli kadastro tutanağında, dava konusu taşınmazın ... ve kızları ..., ... ve ...'ye ait olduğunun yazılı olduğu, yine ... tarafından açılan kayıt düzeltilmesine ilişkin davada; ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince 16.05.1984 tarihli kararı ile, tapu kayıtlarında baba adı ... olarak yazılan ...'nin ... ... Mahallesi nüfusu 012.02 cilt, 83 sahife, 101 kütük sıra numarasında baba adının ... olarak yazılı olduğu, diğer hissedarların da ... ve kocası ...'in kızları ..., ... ve ... oldukları belirtilerek 493 ada 60 parsel sayılı taşınmazda 1/4 hissenin maliki olan ...'nin baba adının ... olarak düzeltilmesine karar verildiği, ilgili kararın 19.11.1984 tarihinde kesinleştiği; yine dosya içerisinde bulunan ...'a ait nüfus kayıtlarının incelenmesinde; babasının ..., anne adının ..., annesi ...'nin baba adının ... olduğu ve kardeşlerinin ..., ... olduğu; fer'i müdahil vekilince, ... ... Mahallesi cilt no:12, hane no:101'de nüfusa kayıtlı olan ..., ... ve ...'a ait veraset belgelerinin dosyaya sunulduğu; ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1982/1416-1983/327 E.K. sayılı mirasçılık belgesine göre ... ve ... kızı ... ...'in 1891 doğumlu olup 19.05.1972 tarihinde öldüğü, yasal mirasçılarını ..., ...; ... 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1982/1418- 1983/35 E.K. sayılı mirasçılık belgesine göre 1901 doğumlu olup 28.01.1976 tarihinde ölen ...'ın yasal mirasçılarının çocukları ..., ..., ... ..., ... ... ..., ... ... ... ve ... olduğu; ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1982/1417 Esas, 1983/291 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre 1887 doğumlu olup 22.11.1968 tarihinde ölen ... ...'ın yasal mirasçısının kızı ... ... olduğu anlaşıldığından, davaya konu taşınmaz maliklerinin ölü oldukları ve yasal mirasçılarının bulunduğu sabit olup 4721 sayılı Kanun’un 32 ve 588. madde koşullarının bulunmadığı’’ gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; fer’i müdahilin temyiz talebinin kabul edilmemesi gerektiğini, dosyada taraf olmadığını, tapu maliki ile murisi ...’nin aynı kişi olduğunu ispatlayamadığını, bunun için ayrı bir dava açılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 588. maddesi gereği gaipliğe karar verilmesi ve tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.