Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3720 K.2025/2456
7. Hukuk Dairesi 2024/3720 E. , 2025/2456 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/622 E., 2024/1596 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/100 E., 2022/521 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazların maliki olduğunu, davalının dava konusu parselin bulunduğu alanları haksız ve hukuka aykırı olarak işgal ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız işgalin başlangıç tarihinden dava tarihine kadar olan 1.718.117,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Birleştirilen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 31 ada 1 numaralı parselin 2000 m²'lik kısmı üzerindeki işgallerden dolayı 07.09.2019 -22.10.2020 tarihleri arasını kapsayan süreye ait tahakkuk eden toplam 396.902,91 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak işleyecek ticaret reskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının söz konusu taşınmazı 20.07.2015 tarihinde yapılmış olan kira sözleşmesi ile 2000 m² alan için kiraladığını, aslında 2000 m² alanı kullanması gerekirken uzun zamandan beri davalıya çok küçük bir alanın kullanımının bırakıldığını, ödenen kiralama bedeli ile kullanılan alan hesaplandığında müvekkilinin aslında bu zamana kadar kullanmış olduğu alanın kira bedelini fazlasıyla ödemiş olduğunun anlaşılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı vekili birleştirilen dosyaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işbu dosya tarafları ile aynı olan İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/53 Esas sayılı dosyasında 20.07.2015 tarihli sözleşme kapsamında 31 ada 1 parselin 2.000 m²'lik kısmının 1 yıl süre ile davalıya kiraya verildiği; ancak kira bedelinin bir kısmının ödendiği ve kira sözleşmesi şartlarının yerine getirilmediği ve kiralanan alan haricinde de davalı Şirketin işgalci bulunduğundan bahisle 2.000 m²'lik alana ilişkin müdahalesinin men'ine ve muhdesatların kaldırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği; davalı Şirketin kiraladığı 2000 m²'lik kısmın kiralama tarihi olan 20.07.2015 tarihinden sonra zamanla genişletildiği, çevrede bulunan ağaçlara zarar verildiği, moloz ve hafriyat toprağı döktüğü ve kiralanan A harfi ile gösterilen 2000 m² alanın dışında kalan kısımlar yönünden 20.07.2015-28.03.2019 tarihleri arasındaki ecrimisil bedeline hükmedilmesini talep ettiği, birleştirilen dosyada ise 2000 m²'lik alana ilişkin 07.09.2019-22.10.2020 tarihleri arasında ecrimisil talep ettiği; 31 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2000 m²'lik kısmı yönünden davacı İdarenin anılan kısmı 20.07.2015 tarihinde 1 yıllığına davalı şirkete 107.000,00 TL+KDV üzerinden kiraladığı, anılan sözleşmenin 11.19 maddesi gereği alanın zemininde herhangi bir değişiklik yapılmayacağı, hafriyat, dolgu, moloz vs. doldurulmayacağının hüküm altına alındığı, kesinleşen İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/53 Esas sayılı dosyasında da davalı şirketin 2000 m²'lik kısmı kiralama tarihi olan 20.07.2015 tarihinden sonra zamanla genişlettiği, çevrede bulunan ağaçlara zarar verdiği, moloz ve hafriyat toprağı döktüğü şeklindeki tespit ile esasında davacı idarenin feshinin haklı olduğu, dolayısıyla kiralama alanı olan 2000 m²'lik kısım yönünden davalının işgalinin devam ettiği ve haklı bir sebebe dayalı olmadığı, davacı idarenin ecrimisil talep hakkının mevcut olduğu; 24.08.2020 tarihli tahliye tutanağında davacı İSKİ Genel Müdürlüğü vekilinin, davalı Şirkete 30 gün süre verdiği görülmekle her ne kadar birleştirilen dosyada 22.10.2020 tarihine kadar ecrimisil talep edilmiş ise de 24.08.2020 tarihinde alanın boşaltılması için süre verilmesi ve muvafakat edilmesi neticesinde ecrimisil hesabının 24.08.2020 tarihine kadar yaptırılması gerektiği, 24.09.2020-22.10.2020 arasında ise davalının 2000 m²'lik alanda işgalinin devam ettiği hususunun ispatlanamadığı, dava dışı ... İnşaat Şirketi ile de 19 ada 1 parsele ilişkin davacı İdare ile 800 m²'lik kısım yönünden 01.05.2015 başlangıç tarihli 8 aylık kira sözleşmesi tanzim edildiği ve 1 yıl süre ile kira müddetinin uzatılması neticesinde 31.12.2016 tarihine kadar kiralandığı belirtilmekle dava dışı ... İnşaat Şirketi ile tanzim olunan kira sözleşmesine konu alan ile el atıldığı iddia edilen G harfi ile belirtilen 209 m²'lik alanın çakışması nedeniyle A harfi ile belirtilen bu alana ilişkin ecrimisile konu dönemin 20.07.2016 tarihinden başladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 20.07.2016 ila 06.09.2019 tarihleri arasında krokide A harfi ile belirtilen 2.000,00 m²'lik alan için belirlenen ecrimisil 435.154,79 TL olmakla, 20.07.2015 ila 31.12.2016 tarihleri arasında kiralama alanı dışında kalan 2.516 m²'lik alandan anılan dönemde çakışan 209 m²'nin tenzili ile belirlenen 2.307 m² üzerinden ecrimisil 194.500,00 TL olmakla ve yine 01.01.2017 ila 28.03.2019 dönemi arasında kiralama alanı dışında kalan 2516 m² yönünden de ecrimisil bedeli 404.300,00 TL olmakla, toplam 1.033.954,79 TL ecrimisilin asıl dosya dava tarihi olan 11.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleştirilen İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/313 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile 07.09.2019 ila 24.08.2020 tarihleri arasında krokide A harfi ile belirtilen 2.000 m²'lik alan için tespit edilen 195.700,00 TL ecrimisilin birleştirilen dosya dava tarihi olan 14.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu edilen İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah. 31 ada 1 parsel tarla vasıflı, 27 ada 12 parsel kıraç arazi vasıflı, 27 ada 13 parsel tarla vasıflı ve 19 ada 1 parsel kıraç vasıflı taşınmazların tam mülkiyet ile davacı adına kayıtlı olduğu; mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil isteminde bulunulduğu, asıl davada davalı ile yapılan kira sözleşmesi kapsamı dışında kullanımının olmaması sebebiyle men'i müdahale ve kâl istemli davanın kabul edildiği ve kesinleştiği, söz konusu dosyada kira sözleşmesi ile belirlenen alanlar dışında da davalının kullanımının olduğu, yapılan icra takibindeki haciz tutanağında taşınmazın tahliyesinin taahhüt edildiği, tutanağın 22.10.2020 tarihinde düzenlendiği, bu kapsamda tahliye taahhüdü ile tutanak tarihi arasında davacının rızasının bulunduğu, men'i müdahaleye yönelik karar kapsamında belirtildiği üzere davalı tarafından kira sözleşmesi kapsamı aşılarak kullanımın olduğu hususunun alınan fen raporları ile sabit olduğu, 209 m²'lik açıdan davacının dava dışı şirkete kiraladığı ve bu kısmın tesliminin yapılamamış olduğunun iddia edilmesine karşın gelen yazı cevaplarından teslim edilemediğinin belirtilmediği gibi kira sözleşmesinin süresinin uzatıldığının anlaşıldığı, şu hâliyle bu kısım bakımından mükerrer ecrimisile hükmedilmesinin mümkün olmadığı, keza hükme esas alınan bilirkişi raporlarında yerleşik içtihatlar doğrultusunda emsal taşınmazlar dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, taraflar arasındaki kira bedelinin hükme esas alınmasının ecrimisilin kira bedeli olmaması bir tür tazminat şekli olması dikkate alındığında davacı tarafça yapılan rapora yönelik itirazların yerinde olmadığı dikkate alınarak yasal ve yeterli gerekçeye göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Karara esas alınan raporlar ve gerekçede İdarenin delillerinin gözardı edildiğini,
2. Davalının 31 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kiraladığı 2000 m²'lik alan dışında toplam kullandığı alanın 2516 m² olduğunu, bu alanda ... İnşaat Şirketi ile müvekkili İdare arasında kiraya konu olan ve çakışan 209 m²'lik alan için 20.07.2015-31.12.2016 tarihleri için ecrimisil bedeli hesaplanmadığını,
3. Bilirkişi raporlarında işgal edilen taşınmazların alanının eksik ve ecrimisil bedelinin ise çok düşük hesaplandığını, hesap yapılırken idare ile davalı şirket arasında imzalanan kira sözleşmelerinin görmezden gelindiğini, taşınmaza uzak bölgelerden emsal kiralamalar gösterilmek suretiyle düşük ecrimisil değeri belirlendiğini,
4. Davadışı şirket ile İdare arasında sözleşme yapılmış olsa da; mevcut alanın davalı tarafından işgal edilmiş olması nedeniyle kiralanan alanın davadışı şirkete teslim edilemediğini, dolayısıyla kira sözleşmesinin tarafı olan davadışı şirketten alınamayan kiralama bedelinin ecrimisil olarak davalıdan tahsili gerektiğini,
5. Davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hukuka aykırı olduğunu; kısmen kabul ve kısmen ret oranına göre hatalı olarak hesaplandığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.