Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1709 K.2025/2446

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1709 📋 K. 2025/2446 📅 06.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/1709 E.  ,  2025/2446 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1520 E., 2023/2341 K.
ASIL VE BİREŞEN DOSYALARDA:
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/46 E., 2021/13 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili; müvekkili İdarenin maliki olduğu taşınmazın davalı tarafından hiçbir akdi ve kanuni sebebe dayanmaksızın kullanıldığını belirterek asıl davada 01.03.2000-28.02.2010 tarihleri için 364.100,00 TL, birleştirilen 2012/362 Esas sayılı dosyada 01.03.2010-30.11.2012 tarihleri için 192.305,00 TL, birleştirilen 2015/448 Esas sayılı dosyada 01.12.2012-30.07.2015 tarihleri için 253.535,00 TL, birleştirilen 2016/59 Esas sayılı dosyada 01.08.2015-31.01.2016 tarihleri için 59.800,00 TL ecrimisil bedelinin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; ecrimisil davalarında beş yıllık zamanaşımı bulunduğundan 01.03.2005 tarihinden itibaren tazminat istenebileceğini, talep edilen bedelin fahiş olduğunu, 137 parselde bulunan 16 m² yüzölçümlü yerin malikinin 138 parsel olduğunu, 138 parselde bulunan 17 m²’lik kargir dükkanın 112/336 hissesinin ... ... ... Vakfına kayıtlı olduğunu, dava konusu 137 numaralı parselin ... Hana ... caddesinden girişi temin eden bir koridor iken ... Hanın yıkılmasından sonra bu geçişin kapatıldığını ve şimdiki hâle geldiğini, 138 numaralı parsele geçebilmek için 137 numaralı parselin kullanılmasının zorunlu olduğunu, 138 numaralı parseldeki davacının hissesi için davacıya kira bedeli ödendiğini, 137 numaralı parselin malikinin 138 numaralı parsel olduğuna göre davacının 138 numaralı parselde bulunan 1/3 hissesi oranında 137 numaralı parselden hak talep edebileceğini, müvekkilinin 138 numaralı parselde bulunan davacının hissesine kira bedeli ödediğinden 137 numaralı parsel için ayrıca bir ecrimisil ödenmesinin gerekmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporu, sunulan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde 137 parsel sayılı taşınmazın malikinin 254 ada 138 parsel sayılı taşınmazın malikleri olduğu ve beyanlar hanesinde de 138 parsel sayılı gayrimenkul ile bu alanın ... Mahallesinde kalan kısmı içindeki Münhedim ... Hanı adına daimi tasarruf hakkı olduğunun belirtildiği, bilirkişinin tapudaki 112/336 hisseye isabet eden ecrimisil hesabına itibar edildiği, davalı tarafından taşınmazın kullanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, el atmanın önlenmesi istemine ilişkin davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/1-4-5 maddeleri uyarınca açılmamış sayılmasına, asıl davada 01.03.2000-28.02.2010 tarihleri arası için 216.725,26 TL, birleştirilen 2012/362 Esas sayılı dosyada 01.03.2010-30.11.2012 tarihleri için 114.467,08 TL, birleştirilen 2015/448 Esas sayılı dosyada 01.12.2012-31.07.2015 tarihleri için 150.910,51 TL ve birleştirilen 2016/59 Esas sayılı dosyada 01.08.2015-31.01.2016 tarihleri için 35.595,20 TL ecrimisil tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 254 ada 137 parselin malikinin 138 parsel olduğu ve beyanlar hanesinde "138 parsel nolu gayrimenkul ile bu adanın ... Mahallesinde kalan kısmı içindeki münhedim ... Hanında mevemt gayrimenküller beninde iştiraki daimi tasarruf hakkı ve ortak yer" yazdığı, 254 ada 138 parselin 112/336 hissesinin ... ... ... Vakfı adına, 112/336 hissesinin ..., 112/336 hissesinin ... ... adına kayıtlığı olduğu, beyanlar hanesinde "2805 sahifedeki gayrimenkulde İştiraki Daimi Tasarruf Hakkı ortak yer" yazdığı, dosyada bulunan 31.01.2018 tarihli yazı cevabından anlaşıldığı üzere dava konusu 254 ada 137 parselde 254 ada 138 parsel ile ... Han da bulunan 254 ada 171-172-173-174-175-176-177-178-179-180-181-182 ve 183 sayılı parsellerin tasarruf haklarının bulunduğu, İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/377 Esas, 2008/176 Karar sayılı dosyasında davacısının ..., davalısının ... ... olduğu, davacının 186.700,00 TL ecrimisil talebinin ispatlanamadığından Mahkemece reddedildiği, davacının temyizi üzerine yapılan incelemede Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 17.11.2008 tarihli ve 2008/16380 Esas, 2008/19722 Karar sayılı ilâmı ile onanmasına karar verildiği, ecrimisil hesaplaması yapılmadığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda bilirkişiler tarafından alternatifli olarak emsal araştırması yapılarak bilirkişi raporu tanzim edildiğinden davacı vekilinin yeniden bilirkişi raporu alınmasına yönelik istinaf talebinin reddine karar verildiği, asıl davada dava dilekçesi şirket çalışanına 25.10.2011 tarihinde tebliğ edildiği, şirket temsilcisi cezaevinden 06.03.2012 tarihinde tahliye edildiğinden bahisle 23.03.2012 tarihinde yasal cevap süresi dolduktan sonra cevap verildiğinden davalının süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunmadığının kabulü gerektiği, davacının dava dilekçesinde talep edilen ecrimisil değerleri heyet tarafından hesap edilen değerden düşük olduğundan davacı tarafından talep edilen değerlere göre yapılan hesaplama esas alınarak davacının toplam talep ettiği ecrimisili aşmamak üzere ecrimisile karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde aylık talep ettiği miktar esas alınarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, ayrıca asıl davada el atmanın önlenmesi talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine rağmen davalı lehine vekâlet ücreti taktir edilmemesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, 13.13.2024 tarihli tashih şerhi ile asıl davada davacının meni müdahale ve tahliye istemine ilişkin davanın 6100 sayılı Kanun'un 150/1-4-5 hükümleri uyarınca açılmamış sayılmasına, ecrimisil talebinin kabulü ile toplam 374.746,35 TL’den davacının talebi ile bağlı kalınarak 364.100,00 TL’nin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleştirilen 2012/362 Esas sayılı dosyasında, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile toplam 185.469,05 TL ecrimisil tazminatının dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleştirilen 2015/448 Esas sayılı dosyasında, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile toplam 215.417,71 TL ecrimisil tazminatın dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleştirilen 2016/59 Esas sayılı dosyasında ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile toplam 43.551,28 TL ecrimisil tazminatının dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili duruşmalı temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla şirket temsilcisine yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığını, 137 parselin malikinin 138 parsel olduğunu, ... ... ve ...’in müvekkil şirketin ortakları olduğunu, davacı ile şirket arasında kira sözleşmesi bulunduğunu, Mahkemenin hesaplama yaparken hisse oranlarını dikkate almadan diğer parselleri de katarak hesaplama yaptığını, talepten fazlaya hükmettiğini, belirlenen ecrimisilin fahiş olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen ecrimisilin kendi içinde çelişkili olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.