Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4633 K.2025/2445
7. Hukuk Dairesi 2024/4633 E. , 2025/2445 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/79 E., 2024/372 K.
Mahkeme kararı asıl davada davalı birleştirilen davada davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı- birleştirilen davada davacı ... ile vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı -karşı davada davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı; maliki olduğu 1067 parsel (yeni 293 ada 168 parsel) sayılı taşınmazı davalıların kullanmasına muvafakat ettiğini, ancak muvafakatini 29.03.2011 tarihli ihtarname ile geri aldığını belirterek davalıların el atmalarının önlenmesini talep etmiştir.
2.Bozma sonrası birleştirilen davada davacılar vekili, 193 ada 167 ve 168 parsellerin maliki olan davalının 2002 yılında davacılara yer sattığını ve sattığı kısma ev yapmalarına da yardımcı olacağını ve ev bittiğinde tapu devri yapacağını söylediğini, davacıların davalı ...'ya inanarak bizzat davalının gösterdiği yere ev yaptıklarını ve yüklü ödemeler yaptıklarını, davalının davacılara 2010 yılında göndermiş olduğu ihtarname ile davacıların kiracı olduğunu ve oğlu ...'in evlendiğini ve bu evde oturacağını belirterek davacılara karşı tahliye ihtarında bulunduğunu belirterek taşınmazın davacılar adına tapuya tescilini, olmadığı takdirde davalıya ödenen 38.000 İngiliz Sterlini'nin en yüksek mevduat faizi ile birlikte davacılara ödenmesini, 25.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalılar vekili; çekişmeli taşınmazı davacıdan haricen satın aldıklarını, üzerindeki binayı yaptırdıklarını, ancak davacı tarafından tapuda devir ve temlik işleminin gerçekleştirilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ile davacılar arasında söz konusu taşınmazın satışına ilişkin bir satış anlaşması yapılmadığını, ortak iradeleriyle bir sözleşme meydana getirilmediğini, davalının davacılarla 2000 yılında tanıştığını ve davalıya ait olan eski evinde tatil yapmaya başladıklarını, söz konusu taşınmaz üzerinde 2001 yılının son aylarında ev yapmaya başladığını, davacıların da davalıya inşaatı bitirmesine yardımcı olmak, tadilat yapmak ve buna karşılık olarak ise evi tatil ve diğer zamanlarda 7 ila 10 yıl süre ile kullanmak istediklerini ifade ettiklerini, davacılardan 25.000 Sterlini bu bedele karşılık olarak aldığını, davacıların ise eve girerek ve davalının aracını kullanarak birçok hizmeti bedelsiz olarak aldıklarını, 25.000 Sterlinin 7.000 sterlininin bir kısmını davacılar kullansın diye beyaz eşya ve mobilya alarak davacıların kullanımına bırakıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.03.2013 tarihli ve 2011/174 Esas, 2013/275 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 28.03.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.03.2015 tarihli ve 2014/878 Esas, 2015/4055 Karar sayılı kararıyla 10.07.1940 tarih, 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre, taşınmazın haricen satılmış olması hâlinde bedel geri ödeninceye kadar alıcının hapis hakkı olduğunu, davalı tarafın bu savunması üzerinde Mahkemece durulmadığını, davalılar tarafından banka yolu ile gönderilen bedellerin oturma karşılığı mı, yoksa harici satın alma karşılığı mı olduğunun saptanması, harici satış bedeli olduğu belirlenir ise hapis hakkı tanınmak suretiyle el atmanın önlenmesi isteğinin kabul edilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
3. Mahkemenin 04.04.2019 tarihli ve 2015/676 Esas, 2019/193 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulü ile davacıya ait 193 ada 163 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 25.12.2016 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 1163.23 m²'lik kısmına davalıların el atmasının önlenmesine, birleştirilen 2015/451 Esas sayılı dosya bakımından; temliken tescil ve manevi tazminat talebinin reddine, 25.000,00 GBP'nin (fiili ödeme) tarihindeki TL karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca GBP ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleştirilen 2015/451 Esas sayılı dosyasında mükerrerlik olmamak şartıyla bu dosyada hükmedilen 25.000,00 GBP'nin kararda belirtilen usulle asıl dosya davacısı tarafından kendilerine ödeninceye kadar asıl dosya bakımından anılan ev üzerinde davalılara hapis hakkı tanınmasına karar verilmiştir.
4. Mahkemenin 28.03.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl dosyada davalı-birleştirilen dosyada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.03.2022 tarihli ve 2021/2612 Esas 2022/2058 Karar sayılı kararıyla Mahkemece eksik incelemeyle karar verildiği, birleştirilen davada davacılar vekili delil listesinde bir adet CD ve faks çıktısına da dayandığı, dosyaya sunulan CD’nin bilirkişi eliyle çözümlenmediği, faks sureti hakkında davalı ...’nın isticvabının sağlanmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.09.2022 tarihli ve 2022/3986 Esas 2022/4961 Karar sayılı kararıyla davacı vekili ve davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda davalılar tarafından sunulan CD bilirkişiye tevdii edilerek rapor alındığı, rapora göre ses kayıtlarında genel bir bütünlük olmadığı, videonun bir kesit olduğu, masa başında oturan krem/beyaz/kırmızı tişörtlü şahsın çatı ile ilgili maliyet hesabı yaptığı, video sonlarına doğru dekorasyon işinin dâhil olup/olmadığının sorulduğu, 47 sn'lik görüntü akışında masadaki projenin çekiminin yapıldığının tespit edildiği, davacı asil ...'ya fax ve içerikleri konusunda usulüne uygun olarak isticvap davetiyesi çıkarıldığı ve 09.01.2024 tarihli celsede HMK 173 vd. maddelerine uygun olarak isticvap edildiği, el atmanın önlenmesi davalarında mülkiyet hakkına üstünlük tanınacağı, tapulu taşınmazda harici satışın geçersiz olduğu, el atmanın önlenmesi davasında davalının dava esnasında ölmesi hâlinde ecrimisil talebi veya kal yoksa dava konusuz kalacağı, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede ise temliken tescil talebinde iyiniyet koşulunun gerçekleşmediği durumlarda diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasına gerek bulunmadığı, somut olayda birleştirilen davada davacılar-asıl davada davalılar vekilinin 25.10.2011 tarihli cevap dilekçesi, 07.12.2010 tarihli ihtarname cevap yazısı ve birleşen dava dilekçesi içeriğinden açıkça anlaşılacağı üzere yapıyı yaptıkları yerin mülkiyetinin davacı ...'ya ait olduğunu bildikleri, bu sebeple iyiniyet şartı sağlanmayan temliken tescil talebinin reddi gerektiği, 10.07.1940 tarih ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabileceği, birleştirilen davada davalı vekilince 25.000,00 GBP'lik ödemenin varlığının kabul edildiği ancak bu ödemenin satıma dair olmayıp kiralamaya karşılık olduğunun ileri sürüldüğü, hukuk sisteminde "vasıflı ikrar" olarak adlandırılan bu ikrarda ispat yükü ikrarın bölünemezliği ilkesi nedeniyle birleştirilen davada davacıda kalmaya devam ettiği, yani dava edilen miktarları gönderdiğini iddia eden davacının bunun harici satımın bedeli olduğunu ispat etmesi gerektiği, belirli bir bedelin üzerindeki meblağın ve istisnai durumlar haricindeki taleplerin senetle ispatı zorunlu olduğu, banka dekontlarının yerleşik içtihatlar uyarınca delil başlangıcı olarak kabul edildiği, delil başlangıcı olan banka dekontları nedeniyle dinlenen tanık beyanlarından birleştirilen davada davacıların yaptığı ödemenin kira ilişkisine ilişkin olmayıp harici satıma ilişkin olduğu kanaatine varıldığı, geçersiz sözleşmenin kendisine düşen edimini gerçekleştirmiş olan tarafın verdiklerinin iadesini denkleştirici adalet ilkesi uyarınca geri istemesinin mümkün olduğu, manevi tazminat talebinin ise şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne 193 ada 163 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 25.12.2016 tarihli krokisinde A harfi ile gösterilen 1.163,23 m²'lik kısmına davalı ...'ın hapis hakkı dikkate alınarak el atmasının önlenmesine, davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleştitilen davanın kısmen kabulüne, temliken tescil talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine, 25.000 GBP'nin fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca GBP ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleştirilen davada mükerrer tahsil oluşturmaması kaydıyla bu davada hükmedilen 25.000 GBP'nin asıl dosya davacısı ... tarafından kendisine ödeninceye kadar asıl dosya bakımından anılan ev üzerinde davalılara 10.07.1940 tarih, 2/77 sayılı İ.B.K. uyarınca hapis hakkı tanınmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl dosyada davalı- birleştirilen dosyada davacı vekili duruşmalı temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yaşlı ve yabancı olup kötüniyetli davacı tarafından kandırıldıklarını, dosyadaki tüm delillerin iddialarını ispatladığını, davacının gösterdiği yere ilerde malik olacağı düşüncesiyle ev yaptırdıklarını, ifraz mümkün olmaması sebebiyle talepleri reddedilmiş ise de ev 2004 yılında bitirilmiş olup 2005 yılında yürürlüğe giren 5403 sayılı Kanunun geriye yürümeyeceğini, müvekkillerinin iyiniyetli olduğunu, temliken tescil şartlarının oluştuğunu, manevi tazminatın reddine dair gerekçenin hatalı olduğunu, arazi malikinin iyiniyetli olmadığı durumlarda hakimin malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının ödenmesine karar verebileceğini, terditli taleplerinin kısmen değil tamamının kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, birleştirilen davada ise TMK 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede ödenen bedelin iadesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, dava konusu taşınmaz 193 ada 168 parsel ise de sehven hükümde 163 parsel yazılmasının maddi hataya ilişkin olduğu, mahallinde yanlışlığın giderilebileceği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davalı-birleştirilen davada davacıdan alınarak davacı-birleştirilen davada davalıya verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.