Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3410 K.2025/1479
7. Hukuk Dairesi 2024/3410 E. , 2025/1479 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/390 E., 2024/1554 K.
DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ: Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/89 E., 2022/295 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 2 numaralı bağımsız bölümün davalı tarafından haksız olarak kullanıldığını, davalıya gönderilen ihtarname 08.10.2019 tarihinde tebliğ edilmesine karşın haksız işgale son verilmediğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesine ve ecrimisil ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında taşınmazı devralan yeni malik ..., el atmanın önlenmesi yönünden davaya devam etmek istediğini belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin haksız işgalci olmadığını, taşınmazın aslında dava dışı ...'e ait olduğunu, mahkemenin 2020/434 Esas sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil davasının derdest olduğunu, bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazı müvekkilinin kullanmadığını, müvekkilinin eşi ve ...'in yeğeni olan dava dışı Ferdi Çekilmez'in kullandığını, ecrimisil talebinin yerinde olmadığını, dava tarihinden önce bu konuda bir talep iletilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu taşınmazda oturduğunu kendi beyanları ile de kabul ettiği, davalının bekletici mesele yapılmasını talep ettiği 2020/434 Esas sayılı dosyada davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği, davalının mülkiyet hakkı kendisinde bulunmayan taşınmazı haksız olarak kullandığının ispatlanmış olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacı ... yönünden el atmanın önlenmesine, toplam 12.049,18 TL ecrimisilin davalıdan tahsili ile davacı ......a verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mülkiyet hakkına dayanarak haksız el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etme hakkı olduğu, davalının taşınmazı haklı nedenlerle kullandığını kanıtlayamadığını, açılan tapu iptali ve tescil davasının açılmamış sayılmasına karar verildiği, davalının ihtarnameden sonra taşınmazı kullanmaya devam ettiği, bu hali ile men'i müdahale yönünden verilen kabul kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ancak davalıya gönderilen ihtarnamede tahliye için otuz gün süre verilmesine karşın bu süre dikkate alınmaksızın ecrimisil hesabı yapılmasının hatalı olduğu belirtilerek, ecrimisil yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davacı ... yönünden el atmanın önlenmesine, toplam 11.789,19 TL ecrimisilin davalıdan tahsili ile davacı ......a verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının haksız işgalci olmadığını, hala derdest olan 2020/434 Esas sayılı tapu iptali ve tescil davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, dava konusu yeri kullananın müvekkili olmayıp müvekkilinin dava dışı eşi...olduğunu, müvekkilinin eşiyle birlikte yaşaması sebebiyle dava konusu yerde bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.