Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2108 K.2025/1483

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2108 📋 K. 2025/1483 📅 17.03.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2108 E.  ,  2025/1483 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/797 E., 2024/101 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/543 E., 2021/643 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 09.12.2017 tarihinde 2904 ada 6 parsel sayılı taşınmazı satın aldığını, yapılan incelemede arsa üzerinde ...Koleji ve Eğitim Kurumları Ticaret Limited Şirketine ait yapıların bulunduğunun öğrenildiğini, bunun üzerine müvekkilinin ... 3. Noterliğinin 29.12.2017 tarih ve 66433 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taşınmazın tahliyesini ve 5.000.00 TL işgal bedeli talep ettiğini, davalının bugüne kadar herhangi bir bedel ödemediği gibi taşınmazı da tahliye etmediğini ileri sürerek davalının taşınmaza el atmasının önlenmesine, taşınmaz üzerindeki yapıların yıkımı ile arsanın boş hale getirilmesine, kira bedellerinin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazdaki kullanımının kira ilişkisine dayandığını, taşınmazı önceki maliki olan Seray Ekgon'dan 11.08.2016 tarihinde boş arsa olarak kiraladığını, davacının taşınmazı satın alma ile kira sözleşmesinin tarafı haline geldiğini, davacı tarafından keşide edilen ihtarname üzerine kira bedellerinin davacıya ödendiğini, ödemeye dair dekont örneklerini sunduklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ‘’yargılama sürecinde davacının davalının taşınmazı işbu tahliye taahhütnamesine rağmen kullandığı iddiasına rastlanmadığından, dava tarihinden sonra davalının dava konusu taşınmazı tahliye ettiği ve keşfen tespit edildiği üzere dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir yapının bulunmadığı, davacının müdahalenin meni ve yıkım talebi yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı taraf her ne kadar taraflar arasında geçerli bir hukuki ilişkinin bulunmadığı ve davalının taşınmazda işgalci durumunda olduğundan bahisle ecrimisil talep etmiş ise de davalının, davacının dava konusu taşınmazı satın almadan önceki tarihte taşınmaza ilişkin kira sözleşmesinin bulunduğu, işbu sözleşme kapsamında taşınmazı kullandığı, davacının taşınmazı satın alması ile kira sözleşmesinin tarafı olduğu, nitekim davalının davacının banka hesabına kira ödemesi açıklaması ile farklı tarihlerde havale yaptığı, davacının bu ödemeyi davalıya iade ettiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, bu itibarla taraflar arasında kira ilişkisinin var olduğu, davalının taşınmazı kullanımında hukuken geçerli bir sebebinin bulunduğu, haksız işgalci konumunda olmadığı’’ gerekçesiyle müdahalenin men'i ve yıkım talebi yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı tarafın mülkiyet hakkına dayalı olarak el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunduğu; davalının ise taşınmazı kira sözleşmesine dayalı olarak kullandığı, davacı tarafından davalı tarafa keşide edilen ihtarname sonrası davalının kira ödemesi adı altında internet bankacılığı aracılığıyla davacı tarafa dava tarihi öncesinde ödemelerde bulunulduğu, davacı tarafın kira bedellerini iade ettiğine dair delil bulunmadığı gibi davalı taraftan yargılama esnasında noter aracılığıyla düzenlenen 01.06.2019 tarihli tahliye taahhüdü aldığı, bu haliyle davacının kira ilişkisine icazet verdiği, taraflar arasında sözlü kira ilişkisi kurulduğu, davacının davalıdan ecrimisil ve el atmanın önlenmesini talep edemeyeceği; yargılama esnasında ise ön inceleme duruşması öncesinde 01.06.2016 tarihinde davalıdan alınan tahliye taahhütnamesi uyarınca davalının taşınmazı tahliye ettiği anlaşılmakla mahkemece verilen kararın sonucu itibarıyla doğru olduğu’’ gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Geçerli bir kira sözleşmesinin bulunmadığını,
b.Müvekkilinin hesabına yapılan ödemelerden haberinin olmadığını,
c.Tahliye taahhüt namesinin davalı tarafından, müvekkilinin haberi olmaksızın düzenlendiğini, beyan etmiştir.
2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde;
a. Dava konusu taşınmazın ön inceleme duruşmasından sonra 30.09.2019 tarihinde tahliye edildiğini,
b. Müdahalenin men'i ve yıkım talepli davanın ön inceleme duruşmasından sonra konusuz kaldığını,
c. Müvekkili lehine yarı oranında değil, tam vekalet ücreti takdiri gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin men'i, yıkım ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.