Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/699 K.2025/1066
7. Hukuk Dairesi 2024/699 E. , 2025/1066 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1132 E., 2023/1783 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/234 E., 2022/4 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi. Karşı taraftan davalı vekili Av. ... yetki belgesi ile katıldı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, Türk ve Hollanda vatandaşı olup, yaklaşık 21 yıl Hollanda'da yaşadığını ve Türkiye'ye dönüş yaptığını, çevresinin yönlendirmesi ile Türkiye'de yatırım yapma kararı aldığını, yatırımlarını müvekkilinin şahsi güven duyduğu dava dışı ... adına yapma kararı alarak onun üzerinden ticaret yapmaya başladığını, dava konusu taşınmazın ... adına satın alınıp tescil ettirilmiş ise de; süreç içerisinde dava dışı ...'in evlilik kararı aldığını, hal böyle olunca; ...'in boşanma ihtimaline binaen gayrimenkul hakkında satış-devir işlemi yapılması gerektiğini, iş bu süreç içerisinde müvekkilinin güvenini kazanan ve vekil eden ile evlilik vaadiyle ilişki yaşayan kötüniyetli davalının, dava konusu gayrimenkulün kendisi üzerine satış işlemlerinin yapılabileceğini, müvekkilinin dilediği zaman devri üstlenebileceğini belirterek müvekkilini ikna ettiğini ve neticeten 01.04.2014 tarihinde ...'in, davacı yanında muvafakati ile davalı ... adına satış işlemini gerçekleştirdiğini, söz konusu satış işleminin formalite niteliğinde olup; davalının, ne vekil edene ne de dava dışı ...'e hiçbir ücret ödemediğini, akabinde taraflarca ... 5. Noterliğine gidildiğini ve 01.04.2014 tarihli vekaletname ile davalı tarafından müvekkiline, dava konusu gayrimenkule ilişkin yetki verildiğini beyanla; 1014 ada 5 parsel, 3 No.lu bağımsız bölümün davalı adına olan kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili ile dava dışı ... arasındaki satışın, hukuken gerçek anlamını haiz ve geçerli olduğunu, müvekkilinin davaya konu olan taşınmazı 170.000,00 TL bedel üzerinden satın aldığını, bedeli elden nakit olarak ödediğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davacıya ait olduğu ve iade koşuluyla davalıya devredildiğine dair taraflar arasında imzalanmış yazılı bir belge bulunmadığından inançlı işlemin ispatlanamadığı; işlemin bağış niteliği taşıdığı ve evlenmek amacı taşıdığı iddiası yönünden yapılan incelemede TBK'nın 295/2. maddesinde düzenlenen bağışlamanın geri alınması koşulları da gerçekleşmediği belirtilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun, sadece uyuşmazlığın nitelendirilmesi ve gerekçe yönünden kabulü ile kararın düzeltilmesine, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; söz konusu satış işlemi formalite niteliğinde olup; davalı yanın, ne vekil edene, ne de dava dışı ...'e hiçbir ücret ödemediğini, dava konusu olayın temelinin muvazaaya dayandığını, hakimin hukuki değerlendirmesi dahilinde muvazaanın inançlı işlem niteliği taşıdığını ve inançlı işlemin yalnızca yazılı belge ile ispatının mümkün olacağını belirtmişse de, mahkemenin hukuki değerlendirme hususunda esaslı yanılgıya düştüğünü, davalı tarafın satış bedeli ödemediğini ve tapu kütüğünde sembolik bir bedel gösterildiğini, işlemin resmi satış niteliği taşımadığını ispatladığını, ... ile davalı ... arasında intikalin gerçekleştiği gün, davacı tarafın 01.04.2014 tarihli vekaletnamesi ile vekil edene dava konusu gayrimenkule ilişkin işlem yapması hususunda vekaletname verdiğini, davalı tarafın, dava konusu gayrimenkulü satın alabileceği hiçbir maddi getirisinin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
A. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.