Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/447 K.2025/864
7. Hukuk Dairesi 2024/447 E. , 2025/864 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1369 E., 2023/1281 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/498 E., 2023/304 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Av. ...ile karşı taraft adına davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; tapuda davalı adına kayıtlı olan ve davalı tarafından inşa edilen 26 numaralı bağımsız bölümün taraflar arasında 06.10.2021 tarihinde akdedilen harici satış sözleşmesi ile müvekkiline satıldığını, müvekkilinin satış bedelini ödediğini ancak davalı tarafından sözleşmenin haksız gerekçelerle feshedilerek satış bedelinin müvekkiline iade edildiğini, fesih öncesinde müvekkiline gönderildiği iddia olunan ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediğini ve müvekkilinin temerrüte düşmediğini, aksine davalının akde aykırı hareket ettiğini ileri sürerek dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, aksi hâlde bağımsız bölümün rayiç değerinin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunu, ayrıca davacının taksitleri geç ve eksik ödemesi üzerine müvekkili tarafından davacıya ihtar çekilerek bakiye bedelin istendiğini, yine eksik yatırılması üzerine müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini ve o zamana kadar tarafına yatırılan paraların toplamını denkleştirici adalet ilkesine göre güncelleyerek ulaştığı miktarı davacıya iade ettiğini, böylece müvekkili uhdesinde davacının hiç parası kalmadığı gibi davacının hiç zarara da uğramadığını, kaldı ki noter ihtarı öncesinde de şirket çalışanı tarafından eksik ve geç ödemeler nedeniyle davacının temerrüte düşürüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmede 100.000TL peşinat ile Kasım 2021 ila Ağustos 2022 tarihleri arasında 10 ay 10.000,00'er TL taksit ve dairenin tesliminde ödenmesi gereken 225.000,00 TL olmak üzere satış bedelinin toplam 425.000,00 TL olduğu, ayrıca sözleşmeye göre tapunun taksitli satışlarda ödeme bittiğinde, gayrimenkulün ise 30.08.2022'de teslim edileceği ve bakiye 225.000,00 TL'nin de tapu tesliminde ödeneceği hususlarının kararlaştırıldığı, dolayısıyla sözleşmenin 225.000,00 TL olan bakiye satış bedelinin teslim tarihinde ve en erken 30.08.2022'de istenebileceği şeklinde yorumlanması gerektiği, davalının 18.06.2022 tarihinde davacıya noterden ihtarname çektiği ancak ihtarnamenin davacıya tebliğ edilemediği, ihtarname ile davalının davacıdan hem taksitlere ilişkin o zamana kadarki eksik ödemeleri hem de en son ödenecek olan 225.000,00 TL'yi içerecek şekilde 300.000,00 TL istediği ve davacıya 300.000,00 TL'yi ödemesi için 25.06.2022 tarihine kadar süre verdiği, davacının 20.06.2022 tarihinde yaptığı ödeme ile birlikte o zamana kadarki toplam ödemesinin 180.000,00 TL'ye ulaştığı, sözleşmeye göre Haziran 2022 itibari ile davacının ödemesi gereken toplam meblağın da zaten 180.000,00 TL olduğu, böylece davacının önceki eksik ödemelerini tamamladığı ve ayrıca önceki eksik ödemeleri nedeniyle temerrüte düşürüldüğünün davalı tarafından kanıtlanamadığı, bunun yanı sıra davalının ödenen paraları davacıya iade etmesi üzerine davacının 01.07.2022 tarihinde tekrar satış bedelinin tamamı olan 425.000TL'yi de ödediği, böylece davacının Ağustos 2022 tarihine kadar sözleşmeden kaynaklanan ödemeye ilişkin ediminin tamamını ifa etmiş olduğu hususu ile birlikte 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 184. maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunu, ayrıca davacının taksitleri geç ve eksik ödemesi üzerine müvekkili tarafından davacıya ihtar çekilerek bakiye bedelin istendiğini, yine eksik yatırılması üzerine müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini ve o zamana kadar tarafına yatırılan paraların toplamını denkleştirici adalet ilkesine göre güncelleyerek ulaştığı miktarı davacıya iade ettiğini, böylece müvekkili uhdesinde davacının hiç parası kalmadığı gibi davacının hiç zarara da uğramadığını, kaldı ki noter ihtarı öncesinde de şirket çalışanı tarafından eksik ve geç ödemeler nedeniyle davacının temerrüte düşürüldüğünü, davanın kabulünün hiçbir yasal gerekçesinin olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf başvurusundaki gerekçeleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yapsatçıdan adi yazılı satış sözleşmeyle satın alınan bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, mümkün görülmemesi hâlinde ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190, 369, 370 ve 371. maddeleri.
2. 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı.
3. 4721 sayılı Kanun'un 2 ve 6. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.