Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/789 K.2025/6736

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/789 📋 K. 2025/6736 📅 17.11.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/789 E.  ,  2025/6736 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/12 E., 2023/43 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 16... parsel sayılı 4.936,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/5'er payla ..., ..., ..., ... ve ... adlarına; 1 51... parsel sayılı 600.969,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiş iken davalı Hazinenin itirazı üzerine Kadastro Komisyon kararıyla 1 16... parsel sayılı taşınmazın tamamı, 1 51... parsel sayılı taşınmazın ise 46.575,10 metrekarelik kısmı 1 51... parsel numarasıyla davalı Hazine adına tespitine karar verilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava konusu taşınmazların adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Bozma sonrası asli müdahil ... ve arkadaşları vekili müdahale dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava konusu 1 51... parsel sayılı taşınmazın müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2012/126 Esas, 2014/57 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, davacı adına tapuya tesciline, dava konusu 1 51... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 31.10.2014 havale tarihli raporu ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 15.483,26 metrekarelik bölümünün kadastro tespitinin iptaliyle en son parsel numarası altında davacı adına tapuya tesciline, geri kalan 31.091,84 metrekaresinin ise kadastro komisyon tutanağındaki tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararının davacı ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.04.2016 tarihli ve 2015/2616 Esas, 2016/4202 Karar sayılı ilamıyla özetle; "Yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar için yeterli bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince, taşınmazların niteliği ile taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi yöntemine uygun şekilde araştırılmadığı, taşınmazların niteliği ve zilyetlik hususlarında yapılan araştırmada hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, sağlıklı sonuca varılabilmesi için, tespit tarihi olan 2011 tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, fen bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulunun katılımı ile keşif yapılması, taşınmazların başında yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişilerinin tanık olarak dinlenmesi, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde aykırılığın giderilmeye çalışılması, 3 kişilik zirai bilirkişi kurulundan taşınmazların toprak yapısı ve niteliğini, kullanım şekli üzerlerindeki ağaçların yaşı ve niteliği kendiliğinden yetişip yetişmediği hususlarında ayrıntılı, gerekçeli denetime elverişli, bilimsel rapor alınması, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, kullanım şekli ve süresini, taşınmazlar üzerinde imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi belirtir şekilde rapor alınması, fen bilirkişiye keşfi takibe imkan verir ve denetime elverişli taşınmazları gösterir harita ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmesi, HMK'nın 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla raporlarda belirtilen hususların somutlaştırılması için, taşınmazlar ve çevresini tüm yönleriyle gösterecek şekilde taşınmaz ve çevresinin yakın plan fotoğrafları çektirilip fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazların işaretlettirilmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Dava konusu taşınmazlarda tarımsal faaliyet yapmaksızın sadece ot biçmek şekilde faaliyetin ekonomik amacına uygun bir zilyetlik olmadığı, davacı ve asli müdahil, hak iddia ettikleri alanlarda 1985 yılına kadar ot biçildiğini sonrasında taşınmazlarda ot da biçmediklerini ve taşınmazları kullanmadıklarını söyledikleri, taraflar köyde başlayan terör olayları nedeniyle köyü terk ettikleri için taşınmazlardan ot biçmeyi bıraktıklarını söylemişlerse de; davacı tanığı ..., davacı ve ailesinin terör korkusuyla köyü terk ettiklerini duyduğunu, ancak köyde yerleşik ailelerin de bulunduğunu söylediği, asli müdahiller tanığı ..., asli müdahiller ve ailesinin 1975-1980 yıllarından itibaren ot biçmeyi bıraktıklarını, çünkü hayvanları olmadığını, 1980-1985 yıllarında da köyden göç ettiklerini, göç etmelerinin terörle ilgisinin olmadığını söylediği, asli müdahiller tanığı ... da asli müdahiller ve ailesinin hem hayvanları kalmadığı için hem de yeni başlayan terör olayları nedeniyle ekmek parası kazanmak için köyden göç ettiklerini söylediği, davacı ...'nin 1996 yılında köye döndüğünü ve bu tarihten sonra da taşınmazları kullanmadığını beyan ettiği, asli müdahil ... da, keşif sırasında alınan beyanında terör tehdidi bittikten sonra dava konusu taşınmazda hak iddia ettikleri alanı kullanmadıklarını beyan ettiği, asli müdahiller tanığı ... asli müdahillerin 1-2 senede bir 5-10 günlüğüne köye geldiklerini ancak taşınmaz ile ilgilenmediklerini beyan ettiği, asli müdahiller tanığı ... da asli müdahillerin köye sürekli gelip gittikleri ancak taşınmazları ekip biçmediklerini söylediği, taşınmazların kullanımının son olarak ot biçilerek kullanıldığı 1985 yılından sonra terk edildiği, köye döndükten sonra da davacı ve asli müdahillerin dava konusu hak iddia ettikleri taşınmazları kullanmadıklarının anlaşıldığı, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların doğum tarihleri ile taşınmazların kullanımına ilişkin beyanları gözetildiğinde; tanık ve mahalli bilirkişilerin ot biçildiğini beyan ettikleri sürelerin, davacı veya asli müdahiller lehine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımına ilişkin zilyetlik süresini göstermediği, yine dava konusu 1 51... parsel sayılı taşınmazda davacı tarafından dikildiği belirtilen badem ve ceviz ağaçlarının yaşı gözetildiğinde, bu ağaçların da kadastro tespitinden sonra dikildiği ve bu ağaçlar nedeniyle de davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, dava konusu taşınmazlarda, kadastro tespit tarihi itibariyle gerek davacı lehine, gerekse asli müdahiller lehine Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediği, asli müdahillerin dilekçelerinde belirttiği Sarıyayla köyü 1 51... parsel sayılı taşınmazın davanın konusu olmadığı" gerekçesiyle davalarının ayrı ayrı reddine, dava konusu 1 16... ve 1 51... parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon tutanaklarındaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; en az 5 kişilik mahalli bilirkişi heyeti ile keşif icra edilmesi gerektiğini, tanıklarına keşif gün ve saatini bildirir davetiye gönderilmediğini, tanık ve mahalli bilirkişilerin beyanlarına göre dava konusu taşınmazı asli müdahillerin kullandığının sabit olduğunu, ziraat bilirkişi raporu ile de iddialarının ispatlandığını belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı ve asli müdahiller zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahiller ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.