Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6677 K.2025/6760
8. Hukuk Dairesi 2024/6677 E. , 2025/6760 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2578 E., 2024/1544 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/640 E., 2019/174 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali - tescil ve müdahalenin men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, müdahalenin men'i davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; davalıya ait ... ili ... ilçesi ... Köyü 139 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 10.210 m² lik kısmının kesinleşmiş orman sınırı kapsamında kaldığını ve orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmazın orman sayılan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve davalının taşınmaza vaki müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı, davalının kullanımında olduğu ..." gerekçesiyle verilen davanın reddine dair önceki hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davanın esasına etkili deliller toplanmak suretiyle dosya keşfe hazır hale getirilmeden, yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporları ile hüküm kurulduğu, bu nedenle eksiklikler giderilmek suretiyle keşif yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerektiği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iade kararı sonrası yeniden yapılan yargılama sonucunda; "... davaya konu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün 1952 yılında yapılan orman kadastro çalışması sonucu orman sınırları içinde kaldığı, orman kadastrosu ve 2008 yılında yapılan orman aplikasyon hattının örtüştüğü ve davalının taşınmaz üzerinde tapu kaydına dayanarak tasarruf ettiği ..." gerekçesiyle davanın kabulüne ve ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 01... parsel numaralı taşınmazın 27.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 10.232,86 metrekarelik bölümü yönünden davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, koşulları oluşmayan müdahalenin önlenmesi talebinin reddine karar verilmiş; hüküme karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, dava konusu taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı, ayrıca komşu eski 137, 1 40... parsel numaralı taşınmazların da orman sınırları içinde kalan bölümleri yönünden verilen kararların Yargıtay denetiminden geçtiği (Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2021/8297 Esas, 2021/11182 Karar ve 2021/12437 Esas, 2023/1693 Karar), nitekim orman sınırları içinde kalan (A) harfi ile gösterilen bölümün orman vasfı ile Hazine adına tescili yönünde hüküm kurulduğu, meni müdahale talebi yönünden ise davalının kullanımının tapu kaydına dayandığı, haksız bir kullanımı bulunmadığı değerlendirilerek men'i müdahale talebinin reddine karar verildiği, kararda isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle, istinaf başvuruları esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde, 3116 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre 1952 yılında yapılan orman tahdidi, 27.10.2010 tarihinde ilan edilen orman tahdidinin aplikasyonu ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulama çalışması vardır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 . maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.