Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1940 K.2025/6724
8. Hukuk Dairesi 2024/1940 E. , 2025/6724 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/817 E., 2023/1549 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/7 E., 2022/8 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-5. maddesi uyarınca yapılan orman kadastro çalışmasının tamamlanarak 26.05.2016-24.06.2016 tarihleri arasında ilan edildiği ancak eldeki dava sebebiyle kesinleşmediği, 1965 yılında yapılarak kesinleşen genel arazi kadastrosu sonucunda; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve vergi kayıtlarına istinaden dava konusu 1982 parsel sayılı taşınmazın ... ve müşterekleri adına, 1983 parsel sayılı taşınmazın ... ve müşterekleri adına tespit edildiği, itiraz edilmeksizin kesinleşmekle tapuya tescil edildiği, 2014 yılında yapılan 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a uygulamasında 1982 parselin 2 54... parsel, 1983 parselin ise 2 53... parsel numarasıyla tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.
2. Davacı Orman İdaresi vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kanun’un Ek-5. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırları dışında bırakılan 2 54... parselin haritalarda taralı kesiminin evveliyatı ve eylemli durumu itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğunu, 2 53... parselin ise tamamının evveliyatı ve eylemli durumu itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptal edilip
3 90... sayılı orman parseli ile birleştirilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 2 53... parselin %15-20 arası değişen eğime sahip olup 25-35 yaşlarında %80-90 kapalılıkta karaçam ağaçları ile kaplı olduğu, zemininde 7-8 cm derinliğinde humus birikintisi olup toprak muhafaza karakteri taşıdığı, etrafı orman alanlarıyla bütün halinde gözüküp ayırıcı unsurun bulunmadığı, her ne kadar eski tarihli memleket haritasında açık alanda gözükmekte ise de memleket haritalarının hatalı boyanabilmesi nedeniyle bu haritaların üretimine esas stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde yapılan inceleme neticesinde 1951 tarihli hava fotoğrafına göre karaçam türü ağaç ve fidan türleriyle %15-20 kapalılık oluşturacak şekilde kaplı olduğu, 1968, 1975, 19 85... tarihli hava fotoğraflarına göre ise açık alana düşüp toprağının sürülüp işlendiği, bu anlamda en eski tarihli hava fotoğrafına göre taşınmazın en evvelden 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman sayılan yerlerden olduğu, üzerindeki orman bitki örtüsünün yok edilmesi neticesinde tarım arazisi haline getirildiği ve ormandan açma olduğunun anlaşıldığı, 2 54... parsel sayılı taşınmazın ise gerek eski tarihli belgelere göre gerekse fiili durumda 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olmadığı, tüm cephelerinden ormanla çevrili olmayıp komşu tarım arazileriyle bütünlük arz etmesi karşısında 17/2. maddesine göre orman içi açıklıkta da kalmadığı gerekçeleriyle, birleşen dava yönünden davanın kabulüne, 2 53... parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içerisine alınmasına, asıl dava yönünden davanın reddine, 2 54... parsel sayılı taşınmazın orman sınırları dışında bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Orman İdaresi vekili tarafından 2 54... parsel sayılı taşınmaza yönelik istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporlarından taşınmazın orman tahdidi dışında kaldığı, eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritalarında açık renk tonları ile gösterilen ziraat alanlarında kaldığı, öncesi itibarıyla de orman sayılmayan yerlerden olduğu, bir kısmının halen ziraat arazisi olarak kullanıldığı, bir kısmı üzerindeki orman ağaçlarının yaşlarıda gözetildiğinde çevredeki orman ağaçlarından tohum atma yoluyla oluştukları, davacı dava dilekçesinde eylemli orman iddiasına da dayanmışsa da, öncesi itibarıyla orman olmayan ve özel mülk olarak tapuda kayıtlı bir yerin sonradan çevreden gelen tohumlar yolu ile ormanlaşmasının taşınmazı kamu malı haline getirmeyeceği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik incelemeye dayalı ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu, dava konusu 2 54... parsel sayılı taşınmazın orman bütünlüğü içinde kaldığını, üzerinde orman ağaçları bulunurken orman sayılmayan alan sayılmasının çelişkili ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak 2 54... parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içine alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'a 6495 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile eklenen Ek-5. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.