Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2575 K.2025/6758
8. Hukuk Dairesi 2024/2575 E. , 2025/6758 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1774 E., 2023/1822 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/20 E., 2023/24 K.
Taraflar arasındaki sayısallaştırma kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 1. maddesi gereğince yapılan sayısallaştırma çalışmaları sırasında tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 2041 parsel sayılı 22.150,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 20... parsel numarasıyla ve 21.679,17 m² yüzölçümlü olarak, eski 589 parsel sayılı 1.210,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 20... parsel numarasıyla ve 1.235,05 m² yüzölçümlü olarak, eski 2046 parsel sayılı 7.050,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 20... parsel numarasıyla ve 7.034,96 m² yüzölçümlü olarak, eski 1 01... parsel sayılı 15.084.674,91 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 20... parsel numarasıyla ve 15.084.674,91 m² yüzölçümlü olarak, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve mera sicil kaydında kayıtlı eski 1935 parsel sayılı 17.828.586,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise yeni 2 65... parsel numarasıyla ve 22.277.429,82 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... ve ... Mahallelerinde yapılan sayısallaştırma çalışmaları neticesinde, ... Mahallesi eski 875, yeni 4 numaralı parselde tecviz sınırlarını aşan yüzölçümü hatası tespit edildiğini, ... Mahallesi eski 873, yeni 35 ve eski 872, yeni 36 parsellerin 348 numaralı parselin hükmen ifrazından oluştuğunu, parsel yüzölçümlerinin tescil bildiriminde 36 parselin yüzölçümünün 35 parsele yazılmak suretiyle hatalı tescil edildiğini, ... Mahallesi eski 858, yeni 2 47... parselin yüzölçümünün 160 m² olarak hesaplandığını, tekrar kontrolünde 110 m² olması gerektiğini, pafta alanının 97,24 m² olduğunu, bu parselin yüzölçümünün yanılma sınırları dışında kaldığını, ... Mahallesi eski 1 01... (yeni 1 20... ), eski 2041 (yeni 1 20... ), eski 2046 (yeni 1 20... ) parsellerin, ... Mahallesi 2 65... numaralı parsel ile eski 589 (yeni 1 20... ) parselin ise 1 20... parsel ile mükerrer duruma düştüğünü belirterek, 3402 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma çalışmalarının iptali ile gerekli düzeltmelerin yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 14.11.2018 tarihli duruşmada, dava konusu ... Mahallesi 1 20... , 4, 1 54... parsel sayılı taşınmazlar ile ... Mahallesi 2 65... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın tefrikine karar verilerek, yargılamaya Mahkemenin 2019/29 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; bilirkişi raporunda davalı parsellerin olduğu yerde 2018 yılında 3402 sayılı Kanun'un Ek 1. madde hükmüne göre yapılan çalışmaların yönetmeliğe ve usulüne uygun yapıldığının, davalı parsellerin yüzölçümlerinde meydana gelen farklılığın sebebinin mükerrer kadastro işleminden kaynaklandığının, sayısallaştırma çalışmalarından kaynaklanmadığının tespit edildiği, sayısallaştırma kadastro çalışmalarına itiraz davalarında mülkiyet iddialarının inceleme konusu yapılamayacağı, uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği belirtilerek, davacının mükerrerlikten kaynaklı düzeltme talebi ile açmış olduğu davanın 3402 sayılı Kanun'un 25. madde, 26... sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 1., 2., 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan görev yönünden ve usulden reddine, davaya bakmaya görevli mahkemenin Elmadağ Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, sayısallaştırma çalışmalarının iptali talebi ile açılan davanın reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan eski 1 01... yeni 120 ada, eski 20 41... ada 4, eski 5 89... ada 154, eski 20 46... ada 604 parsel sayılı taşınmazlar ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan mera sicil kaydında kayıtlı eski 19 35... ada 1 parsel sayılı taşınmazların sayısallaştırma kadastro çalışmaları sonucu yapılan tespit gibi tapu siciline tesciline karar verilmiştir. Hükmün, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; harita mühendisi tarafından yöntemine uygun şekilde düzenlenen bilirkişi raporu neticesinde; dava konusu taşınmazlarda yapılan sayısallaştırma kadastro çalışmalarının tekniğine ve mevzuata uygun yapıldığı, mükerrerliğin sayısallaştırma çalışmalarından kaynaklanmadığı, böylece sayısallaştırma ekibince yapılan hesaplamaların 3402 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine uygun olduğu, 3402 sayılı Kanun'un Ek 1. madde uygulaması ile elde edilen yüzölçümünün mevzuata uygun olarak oluşturulduğu ve teknik açıdan hatasının bulunmadığı sonucuna varıldığı, ayrıca sayısallaştırma çalışmalardan kaynaklı bir mükerrerlik oluşmadığı, sayısallaştırma işlemlerine karşı açılan davalarda mükerrerliğin giderilmesi ve mülkiyet iddiası yönünden değerlendirmenin kadastro mahkemesinin görevine girmediği dikkate alındığında davacının talebinin mülkiyet iddiası ve mükerrerliğin giderilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, sayısallaştırma kadastro çalışmalarının tekniğe ve mevzuata aykırı yapıldığını, düzenlenen bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, yargılama esnasında ve istinaf incelemesinde ileri sürdükleri savunma ve itirazlarının dikkate alınmadan eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozulmasını talep etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.