Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4593 K.2025/6288

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4593 📋 K. 2025/6288 📅 13.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/4593 E.  ,  2025/6288 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/61 E., 2023/91 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... vekili ve ... İdaresi vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Mardin ili Artuklu ilçesi ... köyü çalışma alanında 1983 yılında yapılan arazi kadastrosunda, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yer tapulama harici taşlık olarak bırakılmış, 2019 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 1 01... parsel bağ, 210 parsel susuz tarla, 211 parsel susuz tarla, 212 parsel bahçe, 213 parsel susuz tarla, 214 parsel ev, tarla ve bağ, 215 parsel susuz tarla ve 216 parsel susuz tarla vasfıyla Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/352 Esas sayılı dosyasında davalı oldukları gerekçesiyle malik haneleri boş bırakılarak tespit edilmişlerdir.
Davacılar dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdikleri Mardin ili Artuklu ilçesi ... köyünde 6 06... parsellerin arasında bulunan, kadastro esnasında tescil harici bırakılan bağ vasfındaki taşınmazları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği edindiklerini iddia ederek, adlarına tescilini istemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine, fen bilirkişisinin 18.06.2014 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 3.757,89 metrekare, (B1) harfi ile gösterilen 25.956,65 metrekare, (C) harfi ile gösterilen 2.085,36 metrekare, (D) harfi ile gösterilen 3.505,74 metrekare ve (F) harfi ile gösterilen 3.521,41 metrekarelik kısımların davacılar adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline; ... beldesi 1 05... parselin içinde kalan ve (A1) harfi ile gösterilen taşınmaz, 1 77... parselin içinde kalan ve B2 harfi ile gösterilen 900,23 metrekarelik taşınmaz ve 1 77... parselin içinde kalan ve (E1) harfi ile gösterilen 646,88 metrekarelik taşınmaz yönünden mahkemenin yetkisizliğine, bu taşınmazlar yönünden karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Savur Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine; 18.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 22.998,30 metrekare ve (E) harfi ile gösterilen 14.684,70 metrekarelik kısımların ... adına tapuya kayıt ve tescillerine; Kadastro Müdürlüğüne karşı açılan davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, dahili davalı ... ve ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 21.11.2017 tarihli ve 2016/14160 Esas, 2017/9751 Karar sayılı ilamıyla; "...Dava tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713 maddesinin ''Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur. Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir'' şeklindeki açık hükmüne rağman mahkemece yasal ilanların yapılmadığı, ayrıca mahkemece davacı kişiler adına fen bilirkişisinin 18/06/2014 tarihli raporunda (B), (B1), (C), (D) ve (F) harfleri ile gösterilen kısımlar ile ... adına 18/06/2014 tarihli bilirkişi raporunda (A) ve (E) harfi ile gösterilen kısımların tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmekle birlikte taşınmazların vasıflarının belirtilmediği, belirtilen hususlar doğrultusunda ilan yaptırılıp orman araştırması yapılması, orman olmadığının anlaşılması halinde zilyetlik araştırması yapılması gerektiği..." bozulmuştur.
Bozma sonrasında ...'nün 26.09.2019 tarihli yazısında; Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/72 Esasında davalı olup yapılan kadastro çalışması neticesinde 1 05... , 210, 211, 212, 213, 214, 2 15... parsel numaralarını aldığı, Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.10.2020 tarihli ve 2018/72 Esas, 2020/710 Karar sayılı devir kararında 1 05... , 210, 211, 212, 213, 214 parsellere ilişkin dosyanın Kadastro Kanunu'nun 27/1 maddesi gereği Mardin Kadastro Mahkemesine resen devredilmesine karar verildiği, Kadastro Mahkemesince bu dosya ile Kadastro Mahkemesi'nin Kadastro Müdürlüğünden devren gelen 2019/61 Esas sayılı 1 05... , 210, 211, 212, 213, 214, 2 15... parsellerin davalı olduğu dosya ile birleştirildiği, 04.05.2023 tarihli celsede 1 05... , 2 15... parsellerin dosyadan tefrik edildiği anlaşılmıştır.
Bozma sonrası Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri uyarınca, dava konusu ... mahallesi 1 05... , 210, 211, 2 12... sayılı parseller üzerinde davacılar ve murisleri tarafından imar ihya edilerek 1954 yılından beri malik sıfatıyla zilyet olunarak ekonomik amaca uygun tarımsal faaliyette bulundukları anlaşılmakla dava konusu taşınmazlar yönünden davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebine dayanılarak senetsizden edinimin olumlu ve olumsuz tüm koşullarının oluştuğu..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, 1 05... , 210, 211, 2 12... sayılı parsellerin davacılar ve mirasçıları adlarına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... vekili, ... İdaresi vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili, ... İdaresi vekili, ... vekili ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olup, dava tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin iken, aktarılan kadastro tespitine itiraz davasına dönüştüğü, bu tür davalarda çekişmeli taşınmazların kadastro tutanaklarında malik hanelerinin boş olduğu ve hüküm yerinde İlk Derece Mahkemesince kadastro tutanaklarının malik hanelerinin doldurulması gerektiği halde, hüküm yerinde taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline şeklinde infazı kabil olmayacak şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, yine 04.05.2023 tarihli celsede 1 05... , 2 15... parsel sayılı taşınmazlar hakkında dosyadan tefrik kararı verilmiş olmasına rağmen, işbu tutanak asıllarının tefrik edilen dosyaya eklenmesi gerektiğine karar verilmemesi hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı anlaşıldığından, hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç :
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalılar ... vekili, ... İdaresi vekili, ... vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; diğer temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu bentlerinde yer alan "taşınmazın kadastro tespitinin iptali" ibarelerinin hüküm yerinden çıkartılmasına; hüküm fıkrasına 11 inci bent olarak "1 05... , 2 15... parsellerin kadastro tespit tutanak asıllarının tefrik edilen dosyaya eklenmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.