Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5833 K.2025/6208
8. Hukuk Dairesi 2024/5833 E. , 2025/6208 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1476 E., 2024/2047 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dinar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/97 E., 2024/274 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine, kamu düzenine ilişkin nedenlerle kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesis etmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
1970 yılında yapılan tesis kadastrosu çalışmasında dava konusu Afyonkarahisar ili Dinar ilçesi ... köyü 2275 parsel sayılı 688.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 14.07.1970 tarihinde mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 5. maddesi kapsamında yapılan orman kadastrosu, 24.04.2017 tarihinde ilan edilen mera tahsis çalışması, 14.12.2017 tarihinde ilan edilen sınırlandırılması yapılmamış ormanların kadastrosu, aplikasyon ve 2/B çalışması bulunmaktadır.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... numaralı parselin 1971 yılında 766 sayılı Tapulama Kanunu kapsamında yapılan tapulama çalışmalarında mera vasfı ile sınırlandırıldığını, 3402/6495 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında yapılan orman kadastrosunun 13.08.2015 tarihinde ilan edilerek 13.09.2015 tarihinde kesinleştiğini, 3402/6495 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında orman kadastrosu yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulaması ve sınırlandırılması sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile tüm bu ormanlarda 2/B çalışmalarının ise 14.12.2017 tarihinde ilan edildiğini ve 15.01.2018 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın 2/B uygulamasına konu edilmediğini, kadastro tespitinde her ne kadar mera olarak sınırlandırılmış ise de sonradan yapılan ve itirazsız kesinleşen orman kadastrosunda tahdit sınırları içinde kaldığını ve orman tahdidine karşı dava açılmadığını belirterek, taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, kamu orta malları özel sicilinden silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdidi içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Afyonkarahisar ili Dinar ilçesi ... köyü 2275 parsel sayılı taşınmazın, 29.11.2023 tarihli bilirkişi raporu ve ek 7 numaralı krokisinde gösterilen tamamının tapu kaydının iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tescili ile kamu orta malları özel sicilinden silinmesine karar vermiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamına uygun bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek davanın kabulü yönünde kurulan hükümde hukuka aykırı yön bulunmadığı, ancak orman niteliği ile tesciline karar verilen dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasının, tahsisinin iptali ve özel sicilinden silinmesi yönünde hüküm kurulması gerekirken tapu kaydının iptaline karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun reddine, kararın kamu düzenine ilişkin nedenlerle kaldırılarak, yeniden hüküm tesis etmek suretiyle davanın kabulüne, dava konusu 2275 parsel sayılı taşınmazın, 29.11.2023 tarihli bilirkişi raporu ve ek 7 numaralı krokisinde gösterilen tamamının mera olarak sınırlandırılmasının, tahsisinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tescili ile kamu orta malları özel sicilinden silinmesine karar verilmiş, işbu karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.