Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4573 K.2025/6189

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4573 📋 K. 2025/6189 📅 06.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/4573 E.  ,  2025/6189 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/716 E., 2023/725 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/415 E., 2023/23 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; duruşma istemi değerden reddedilmiş; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; Antalya ili Aksu ilçesi ... Mahallesinde 41.000 m² büyüklüğündeki 400 numaralı parselin davacı adına yazılan kısım haricinde 7.653,46 m²sinin daha olduğunu, bu kısmın davacıya dedesinden kaldığını ve zilyedi olduğunu, 400 numaralı parselde kadastro çalışmalarında hata yapıldığını ileri sürerek, 400 parseldeki kadastro tespitinin düzeltilmesine ve önceki hale getirilmesine, zilyet olduğu 7.653,46 m²nin davacı adına 2/B zilyedi olarak tesciline, ayrıca orman dışında kalan 5 dönüm kadar yerin imar-ihya ve zilyetlik nedeni ile davacı adına tesciline, olmaması halinde 2/B taşınmazının zilyedi olarak davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli ve 2021/215 Esas, 2021/331 Karar sayılı kararıyla, dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu 400 parselin kadastro çalışmaları neticesinde 145 81... parsel sayılı taşınmaz olduğu, taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanun'nun Ek 4. maddesi gereğince yapılan orman sınır noktalarındaki fenni hataların düzeltilmesi işlemi ve aynı Kanun'un 22/2-a maddesi çalışmaları olduğu ve bu çalışmalara yönelik itiraz taleplerinin olduğu, davacının eski 400 parselin kadastro çalışmalarından önceki hale getirilmesi talebine yönelik kadastro çalışmalarının kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı ve herhangi bir hata yapılmadığı, davacının zilyetlik şerhi talebi ve tescil talebi açısından ise dava konusu taşınmazlardan zilyetlik şerhine yönelik kısımlara yönelik kadastro tutanağı düzenlenmediği ve tescilini talep ettiği kısımlara yönelik istemin ise mülkiyete ilişkin olduğu ..." gerekçesi ile davacının orman sınır noktalarındaki fenni hataların düzeltilmesi işlemine itiraz yönünden davasının reddine, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'un (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesine itiraz yönünden davasının reddine, dava konusu eski 400 parsel yeni 145 81... parsel sayılı taşınmaz hakkında yapılan yenileme tespitinde oluşturulan uygulama tutanağındaki gibi tapuya kayıt ve tesciline; davacının kullanıcı tespiti yapılması istemi yönünden davanın Kadastro Mahkemesinin görevsizliği nedeni ile reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... davanın, hem sınır çalışmasına itiraz, hem de 3402 sayılı Kanun' un 22/2-a madde çalışmasına itiraz olarak değerlendirilmesinin yerinde olduğu, bu çalışmaların kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı ve bu çalışmalara yönelik itirazın reddedilmesinin de yerinde olduğu, zilyetlik şerhi verilmesi ve zilyetliğe dayalı tescil kararı verilmesi talepleri yönünden ise mülkiyete yönelik talepler yönünden Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı ve görevsizlik kararı verilmesinin yerinde olduğu, bu haliyle İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve kanuna uygun olduğu ..." gerekçesi ile istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.