Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1259 K.2025/6187

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1259 📋 K. 2025/6187 📅 06.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2025/1259 E.  ,  2025/6187 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2007/411 E., 2024/711 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Orman İdaresi dava dilekçesinde özetle; Ankara ili Çankaya ilçesi ... Mahallesi 180 37... parsel sayılı taşınmazın, ifrazdan önce 888 parsel sayılı ve 523.500 metrekare yüzölçümündeki ham toprak olarak Hazine adına kayıtlı bulunan, ... Projesi kapsamında ağaçlandırılmak üzere Orman İdaresine tahsis edilen ve 1995 yılında yapılıp 08.06.1998 - 08.12.1998 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakılan taşınmaz içerisinde bulunduğunu belirterek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, el atmanın önlenmesine ve üzerindeki yapının kal'ine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen, davanın reddine dair önceki karar, davacı Orman İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.12.2006 tarihli ve 2006/11288 Esas, 2006/17347 Karar sayılı ilamıyla; "... dava konusu 180 37... sayılı parselin oluşumuna ilişkin tüm belgeler getirtildikten sonra dava dosyasının bir fen bilirkişisine verilerek, 180 37... sayılı parselin 895 (888) sayılı parsel (kesinleşen orman kadastro) sınırı içinde kalan ve kalmayan bölümlerinin yüzölçümü hesaplattırılıp ifraza uygun krokili rapor alındıktan sonra, kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde bulunan bölüme ilişkin Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 180 37... sayılı parselin 1.275 metrekaresinin ve üzerindeki 557 metrekare yüzölçümlü binanın 393,80 metrekaresinin orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, taşınmazın 613 metrekaresi ve üzerindeki binanın 163,20 metrekaresinin orman sayılmayan alanda kaldığı gerekçesi ile davanın kabulüne dava konusu taşınmazın 1.275 metrekarelik kısmı ve üzerindeki 557 metrekare yüzölçümlü binanın 393,80 metrekaresinin orman sınırları içerisinde (895 parselde) kaldığından tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tesciline; 180 37... parsel sayılı ve 1.888 metrekare yüzölçümlü kargir işyeri niteliğindeki taşınmaz üzerinde bulunan 557 metrekare yüzölçümlü binanın 393,80 metrekaresinin orman tahdit sınırları içerisinde kaldığından ve yapının ifrazı mümkün olmadığından davalı yanın el atmasının önlenmesine ve yapının kal'ine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
427,60'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına,
Davalı ... yatırmış olduğu yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi