Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/568 K.2025/6198

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/568 📋 K. 2025/6198 📅 06.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/568 E.  ,  2025/6198 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/468 E., 2023/3147 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Tekirdağ Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/32 E., 2021/55 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 1 20... parsel sayılı ve 2.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 20... parsel numarasıyla ve 1.789,49 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1 20... parsel sayılı ve 800,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 20... parsel numarasıyla ve 1.296,81 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2.Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesi ... Mahallesi 1 20... parsel sayılı taşınmazın, 2.250,00 metrekare ve bağ vasfı ile öncesinde müvekkili babası ...'a ait iken 01.10.2002 tarihli satış senedi ile davacı adına tescil edildiğini, 1 20... parsel sayılı taşınmazın ise 800,00 metrekare ve bağ vasfı ile ... mirasçısı olan davalı adına tescil edildiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) madde 22/2-a gereği yapılan uygulama kadastrosunda davacının parselinin 1.789,49 metrekare, davalının parselinin 1.296,81 metrekare olarak tespit edildiğini, yapılan hatanın düzeltilmesi için Kadastro Müdürlüğü'ne başvurulduğunu ancak başvuru talebinin reddedildiğini, 1 20... , 19, 20... parsellerin, ... (davalı murisi), ... (davacı murisi), ... ve ... 'a miras yoluyla intikal ettiğini, tesis kadastrosunda 4 kardeş arasında taksim konusu yapıldığını, 4 parselin toplam alanının 4.500,00 metrekare olduğunu, 4 kardeşe eşit bölünmesi sonucu her kardeşe 1.125,00 metrekare hak düştüğünü, ...'ın bu hakkını ...'ye (davacı murisi) devrettiğini, ...'ın hakkının 2.250,00 metrekare olduğunu, 1 20... parselin bu şekilde tespit edildiğini, taksim anlaşması sonucu parsellerin oluştuğunu, sınırdan ziyade taksimen verilmesi gereken parsel krokisine göre işlem yapıldığını, belirterek Uygulama Kadastrosundaki tespitlerin iptalini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, dava konusu (eski 1 20... ) yeni 1 20... parsel numaralı uygulama parselinden bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan müşterek rapor ve krokisinde (D) harfi ile gösterilen 453,13 metrekarelik kısmın çıkarılması suretiyle yeni alanının 843,68 metrekare olarak tapuya tesciline, (eski 1 20... ) yeni 1 20... parsel numaralı uygulama parseline bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan müşterek rapor ve krokisinde (D) harfi ile gösterilen 453,13 metrekarelik kısmın eklenmesi suretiyle yeni alanının 2.242,62 metrekare olarak tapuya tesciline karar verilmiştir.
III. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların bulunduğu mahalde, arazi kadastro çalışmalarının 1989 yılında yapıldığı, taşınmazların sınırlandırma ve ölçü krokisinin 1/5000 ölçekli fotogronometrik harita üzerinde yapıldığı ve alan hesabının planimetre ile hesaplandığı, her iki dava konusu taşınmazın da 3000,00 metrekarelik vergi kaydına istinaden tespit gördüğü ve taksim nedeni ile ikiye ayrıldığı, taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen tutanak tanığı, mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanlarından (D) harfi ile gösterilen kısmın yenileme kadastro çalışmalarına kadar davalı tarafından kullanıldığı, ancak son yıl davacı tarafından kullanıldığı, 1989 yılında yapılan kadastro çalışmalarındaki eski sınır ile yeni sınırın aynı olduğu, herhangi bir ihtilaf bulunmadığının beyan edildiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun incelemesinde de rapor ekinde yer alan 19 85... yılı hava fotoğraflarına göre (D) harfi ile gösterilen kısmın davalıya ait 21 parsel içerisinde kaldığı ve 21 parsel tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, açıkça 1989 yılında yapılan kadastro çalışmalarında sınırlandırma ve tersimat hatasının yapıldığı, 1989 tarihinde yapılan kadastro tespit çalışmalarında (D) harfi ile gösterilen kısmın 1 20... parsele ait olmasına rağmen kadastro paftasında 20 parsele eklendiği, ancak yenileme kadastrosunun yapıldığı tarihe kadar bu kısmın 21 parsel tarafından kullanıldığı, yapılan yenileme kadastrosu çalışmalarında da kadastro paftasındaki tersimat hatasının giderildiği, bu nedenle yapılan yenileme çalışmasının 22/a uygulama yönetmeliğine uygun olduğu gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esasıyla ilgili olarak; davanın reddine, dava konusu 1 20... ve 21 parsel sayılı taşınmazların kadastro güncelleme tutanağındaki gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilafını çözmek olmadığını, bilirkişi raporundan tesis kadatrosunda hata olmadığının anlaşıldığını, zemindeki sınırlar gözetilerek mülkiyet ihtilafı çözülmeye çalışıldığını, bu durumun doğru olmadığını, tesis kadastrosundaki sabit sınırın aranması gerektiğini, zemindeki mevcut sınırın aranmaması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereği yapılan uygulama kadastrosu işleminin usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.