Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/685 K.2025/6214

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/685 📋 K. 2025/6214 📅 06.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2025/685 E.  ,  2025/6214 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1007 E., 2024/1619 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/535 E., 2023/778 K.
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacıya ait Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 11... parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde yer alan arazinin 20 yılı aşkın bir süredir davacı tarafından kullanıldığını, arazinin toprağının davacı tarafından temizlendiğini, taşınmaza 1998 yılında bina inşa edildiğini, bina için elektrik aboneliğinin alındığını, çevre düzenlemesi yapıldığını, değişik türlerde ağaçlar dikildiğini, arazi üzerindeki konut için imar barışından faydalanılarak 19.10.2018 tarihinde ruhsat alındığını belirterek, davacı tarafından inşa edilen bina ve bahçenin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 11... parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde bulunan, 16.03.2022 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1394,42 m²lik kısmın son ada parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... kadastro tespitinde tescil harici bırakılan ve teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.394,42 m² yüzölçümündeki bölümün 1969, 1975, 1982, 19 90... tarihli hava fotoğraflarında fiilen boş arazi olduğu, bizzat davacı tarafından dava dilekçesinde de üzerindeki binanın 1999 yılında yapıldığı ve etrafının da bu tarihten sonra çevrilerek ev ve bahçe olarak kullanılmaya başlandığının belirtildiği, dava konusu taşınmazın 2007 tarihinde 16.02.2007 tarihli ve 525 sayılı kararı ile onaylanan 1/25000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı kapsamında kaldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 17/2. maddesine göre imar planı kapsamında olan tapusuz taşınmazların imar-ihya ve zilyetlik hükümlerine göre iktisap edilemeyeceği ancak, tapusuz taşınmazın imar planı kapsamına alındığı tarihe kadar zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları oluşmuş ise bu taşınmazların zilyetleri adına tescil edilebileceği, dava konusu taşınmaz bölümünün imar planına alındığı 2007 yılından geriye 20 yılı aşkın imar-ihya ile kullanımın bulunmadığı, zira imar-ihyanın 1999 yılında bitirilerek taşınmazın kullanılmaya başlandığı, taşınmazın kullanılmaya başlandığı 1999 yılından taşınmazın imar planına alındığı 2007 yılına kadar 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından 3402 sayılı Kanun'un 17... . maddesinde öngörülen imar-ihya ile kazanım koşullarının gerçekleşmediği, tescil harici bırakılan ve kadastro tutanağı düzenlenmeyen yerlere yapılan muhtesatların da 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesine göre beyanlar hanesine şerh dahi verilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile zilyetliğin 2000 yılında başladığı kabul edildiği halde imar planına alınma tarihine göre değerlendirme yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu ..." gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine şeklinde hüküm kurulmuş ve iş bu hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.