Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/72 K.2025/5762
8. Hukuk Dairesi 2024/72 E. , 2025/5762 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1074 E., 2023/1226 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/26 E., 2022/99 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı Hazine vekili tarafından kararın temyizi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışması sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 35... parsel sayılı taşınmaz 9.886,66 metrekare yüzölçümü ve fındık bahçesi vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili 11.04.2022 tarihli dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek, tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden olmadığı ve davalı yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmekle ... Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, bu kez davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiştir. Şöyle ki; davalı ... 13.08.2012 tarihinde 630 numaralı parselin güneyinde bulunan bir kısım yerin Hazine adına tescil edilmesi talebiyle ... Emlak Müdürlüğüne başvuru yapmıştır. Bu başvuruya konu olan yer olup olmadığı İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmediği gibi hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın hem kapama fındık bahçesi olduğu belirtilmiş hem de bir kısmında fındık ağaçlarının olduğu bir kısmının ise muhtelif bitkiler ile kaplı olduğu belirtilmiştir. Bundan ayrı olarak davalının dava konusu taşınmazı tarım arazisi olarak kullandığı yönünde bir iddiası olmadığından dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların yaşlarının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
O halde İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; davalı tarafından 2012 yılında verilen dilekçenin dava konusu yere ait olduğu saptanırsa davalının malik sıfatıyla zilyet olup olmadığı üzerinde durularak dava konusu taşınmaz, sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.