Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4929 K.2025/5852

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4929 📋 K. 2025/5852 📅 18.09.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/4929 E.  ,  2025/5852 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/926 E., 2024/907 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/347 E., 2022/10 K.
Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede; 1946 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu çalışması, 1949 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre yapılıp 15.09.1949 tarihinde ilan edildikten sonra kesinleşen orman tahdidi, 1976 yılında yapılıp 04.04.1980 tarihinde ilan edilen orman tahdidi sınırlarının aplikasyonu ile 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışması, 1984 yılında yapılıp 10.12.1985 tarihinde ilan edilen orman tahdidi sınırlarının aplikasyonu ile 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. çalışması, 1995 yılında yapılıp 20.03.2013 tarihinde ilan edilen orman tahdidi sınırlarının aplikasyonu ile 3302 sayılı Kanun ile değişik 2. çalışması, 31.03.2013 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Kanun’un 4999 sayılı Kanun’la değişik 9 uncu maddesi gereğince yapılan fenni hataları düzeltme çalışması ile 2022 yılında 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu bulunmakta olup, arazi kadastrosunda dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi yeni 24... parsel sayılı taşınmazın ifrazen geldisi olan eski ... ilçesi ... Mahallesi 24... parsel sayılı taşınmaz 3985 m² yüzölçümü ve zeytinlik vasfı ile Hamit oğlu Halim ve müşterekleri adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 24... parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiş; ıslah dilekçesi ile keşif sonucu davaya konu parselin tamamının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini ileri sürerek, taşınmazın tamamının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın tamamının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının ve beyanlar hanesindeki yazılı tüm şerhlerin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalının tüm istinaf itirazları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından; yeterli inceleme yapılmadan, tarafına tebliğ dahi edilmeyen hatalı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, ıslah dilekçesinin de usulsüz tebliğ edildiğini, sözlü yargılama duruşmasına hiç davet edilmediğini, hukuki dinlenilme ve ispat hakkının ortadan kaldırıldığını ileri sürerek, temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.