Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/920 K.2025/5859
8. Hukuk Dairesi 2024/920 E. , 2025/5859 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/369 E., 2023/1523 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/27 E., 2022/63 K.
Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun)
713/1. maddesine dayalı tescil davası olarak açılıp, tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede, 1954 yılında yapılan tesis kadastrosu, 2019 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre 1998 yılında yapılıp 19.09.2005 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu bulunmakta olup, tesis kadastro çalışmasında dava konusu yerler “taşlık” olarak tespit harici bırakılmış, 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında dava konusu yerlerin davalı olmaları nedeniyle 423 09... ve 17 sayılı parsellerin malik haneleri boş bırakılarak tutanaklar Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 01.11.1999 tarihli ve 47 sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında dava konusu yerlerin "bölge parkında", ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 20.07.2015 tarihli ve 931 sayılı kararı ile onaylı meri 1/5000 ölçekli nazım imar planında ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "rekreasyon alanında", ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 15.07.2016 tarihli ve 791 sayılı kararı ile onaylı meri 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "park ve yeşil alan" da kalmakta olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmazları 1977 yılında daha sonra kapatılarak ...'nın büyükşehir olmasından sonra ... Belediyesine devredilen ... Belediyesinden satın aldığını, ... Belediyesinin 1952-1954 yıllarında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tescil dışı dağlık ve taşlık yer olarak bırakılan dava konusu taşınmaz ile çevresindeki taşınmazları gecekondunun önlenmesi ve yapılaşmasının sağlanması için 1977 yılında orada oturanlara encümen kararı ile satıldığını, müvekkilinin söz konusu taşınmazı fasılasız ve nizasız bugüne kadar kullandığını, satın aldıktan sonra müvekkilinin emek ve para sarf ederek imar ve ihya ettiğini ileri sürerek, ... ili ... ilçesi ... ... Mahallesi ... Sokakta bulunan 44 92... ,09 m² bahçe vasfındaki ve 763,98 m² ev ve bahçe vasfındaki taşınmazların, müvekkili adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerin halen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kadastro harici yerlerden olduğunu, bu tür yerlerin zilyetlikle de iktisabının mümkün olmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet ve süre yönünden reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için kesinleşmiş yıkım kararının bulunduğunu, zilyetlik koşullarının da oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; belediyeye husumet düşmeyeceğinden davanın husumetten, imar-ihya ile kazanım şartlarının gerçekleşmemesi nedeniyle de esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda 06.06.2017 tarihli ve 2015/471 Esas, 2017/464 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş; davalı Hazine vekili ile davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2017 tarihli ve 2017/1251 Esas, 2017/1235 Karar sayılı kararı ile; taraf teşkili eksikliği bulunduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; dosya kendisine gelen İlk Derece Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2017/650 Esas, 2018/200 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş; davalı Hazine vekili ile davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli ve 2019/551 Esas, 2019/995 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince 4721 sayılı Kanun'un 713/4 ve 5. fıkraları gereğince yaptırılması gereken ilanların yaptırılmadığı ve eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle davalılar Hazine vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvuru taleplerinin kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a.6 maddesi gereğince, yine İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine gönderilmesine şeklinde hüküm kurulmuş; bu kez İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/188 Esas, 2020/12 Karar sayılı kararı ile ... Kadastro Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli ve 2019/27 Esas sayılı yazısı ekinde gönderilen ... Kadastro Müdürlüğü yazısından "tescil harici alanların sayısal haritalarının yapım işi" kapsamında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 423 09... ve 17 parsel numaralı taşınmazların Mahkememizin 2019/188 Esas sayılı dava dosyasında davalı olmaları sebebiyle kadastro tutanaklarının asıllarının "davalı" olarak tanzim edilerek ... Kadastro Mahkemesine gönderildiği ve ... Kadastro Mahkemesinin 2019/27 Esasında davalı oldukları, bu nedenle Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın 6100 sayılı Kanun'un 114/1-c madde ve fıkrası yollamasıyla 6100 sayılı Kanun'un 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; karar sonrası yargılamaya ... Kadastro Mahkemesinde devam edilmiş ve ... Kadastro Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 423 09... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan ve kadastro tutanağı eki ölçü krokisinde gösterilen tek katlı ev ve tek katlı depo ile 2022 tarihi itibariyle 20-30 yaşlarında 8 adet badem ağacı, 3-5 yaşlarında 42 adet badem ağacı, 10-15 yaşlarında bir adet kayısı ağacı, 7-8 yaşlarında bir adet kara dut ağacı, 5-15 yaşlarında 10 adet asma ağacı, 8-10 yaşlarında 1 adet kiraz ağacı ve 8-10 yaşlarında 2 adet mazı ağacının davacıya ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine yazılmasına; dava konusu 423 09... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan ve sınırlarını çevreleyen beton direkli tel çiti ile 2022 tarihi itibariyle 5-10 yaşlarında 18 adet badem ağacı, 5 yaşında 1 adet üzüm asması, ... ... tarafından dikilen 8-10 yaşlarında 9 adet servi ağacı ve 6 adet sedir ağacının davacıya ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine yazılmasına, taşınmazların kadastro tutanaklarında boş bırakılan malik hanelerinin bu şekilde doldurulmasına, karar verilmesi üzerine, davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvuruları 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddedilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; toplanan delillere göre davanın ispat edilmesine rağmen reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığını, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen davacı taraf lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin doğru bulunmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; taşınmazın üzerindeki muhdesatın niteliği itibariyle (cins, oluşturma tarihi, sahiplik durumu, tespit şekli vb.) beyanlar hanesine yazılabilecek nitelikte olmadığını ve muhdesatın davacıya ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesinin doğru olmadığını, ayrıca İlk Derece Mahkemesince lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin 3402 sayılı Kanun'un 31. maddesinde atıf yapılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde belirlenen sınırın çok altında hükmedildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Dava, 4721 sayılı Kanun'un 713/1. maddesine dayalı tescil davası olarak açılıp, tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılan kadastro tespitine itiraz davası niteliğindedir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, İlk Derece Mahkemesince hakkında kabul kararı verilen taşınmazlar yönünden taşınmazların niteliklerinin yazılmaması ve yüzölçümlerinin belirtilmemiş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmekte ise de bu hususun taşınmaz hakkında doğru sicil oluşturulması açısından kamu düzenine ilişkin olduğu ve söz konusu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; davacı ... vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle ve kamu düzeni gereğince, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1-a bendinin "tapuya kayıt ve tesciline" kısmından önce gelmek üzere "arsa vasfı ve 1.540,87 m² yüzölçümü ile", 1-b bendinin "tapuya kayıt ve tesciline" kısmından önce gelmek üzere "arsa vasfı ve 815, 28... yüzölçümü ile" ibarelerinin eklenmesine, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz edenden davacı ...'dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.