Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2682 K.2025/4872
8. Hukuk Dairesi 2025/2682 E. , 2025/4872 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/39 E., 2022/36 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili, davalı ... ve müşterekleri vekili, ... ve müşterekleri vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 226 ada 44, 45, 46, 47, 48, 49 ve 50 parsel sayılı sırasıyla 2.537,06 m2, 2.172,30 m2, 2.385,93 m2, 2.331,65 m2, 2.140,24 m2, 2.225,08 m2 ve 6.761.99 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 44 parsel davalı ..., 45 parsel davalı ..., 46 parsel ..., 47 parsel ..., 48 parsel davalı ..., 49 parsel davalı ... ve 50 parsel ise ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları, tapu kaydına dayanarak çekişmeli taşınmazların müşterek murisleri ...'dan kaldığı ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasıyla çekişmeli taşınmazların murisleri ... mirasçıları adına miras payları oranında tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.04.2019 tarihli ve 2016/7521 Esas, 2019/2888 Karar sayılı ilamıyla; "mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisi eşliğinde yeniden keşif icra edilmeli ve keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından, müşterek muris ...'in terekesinin taksim edilip edilmediği, taksime tüm mirasçıların katılıp katılmadığı, taksimin yöntemince yapılıp yapılmadığı, taksim yapılmış ise davacı ve davalılara hangi taşınmazların düştüğü, mirasçı ...'nın payının diğer mirasçı ... tarafından satın alınıp alınmadığı, çekişmeli taşınmazları kimin, ne zamandan beri ve ne şekilde kullandığı, taşınmazlarda zilyet olanların zilyetliğinin tereke adına olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması" gerektiğine değinilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalıların terekenin taksim edildiği ve ...'nin payının ...'a satıldığı hususunu ispat edemediği, taşınmazlar yalnızca tespit malikleri tarafından kullanılıyor ise de; kullanımın bir insan ömrünü aşan süreyi bulmaması nedeniyle bu durum fiili taksime karine oluşturmadığı, taksimin varlığı kanıtlanamadığına göre tespit maliki mirasçılar tereke mallarını tereke adına zilyet etmiş sayılacağı, taşınmazların kök muris ...'e ait olduğu ve fiili taksim hususunun kanıtlamadığı gerekçesi ile dava açan mirasçılar yönünden davanın kabulüne, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, herbiri yönünden kendi miras payları oranında tesciline, kalan payların tespit malikleri olan davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili, davalı ... ve müşterekleri vekili, ... ve müşterekleri vekili ve davalı ... tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili, davalı ... ve müşterekleri vekili ve davalı ...'ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. ... ve müşterekleri vekilinin hüküm yerinde kendi adlarına hisse tesis edilmediği yönündeki temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mirasçılar arasında görülen davada Mahkemece yalnızca dava açan mirasçılar yönünden hisse tesis edilerek davanın kabulüne karar verildiği; temyize gelen ... ve müştereklerinin ise dava açmayıp müdahilliklerinin de bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla; açıklanan bu sebeple temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekili, davalı ... ve müşterekleri vekili ve davalı ...'ın temyiz itirazlarının (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
... ve müşterekleri vekilinin (2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle temyiz dilekçesinin REDDİNE,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davalı ..., davalı ... ve müştereklerinden ve davalı ...'dan ayrı ayrı alınmasına,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden ... ve müştereklerine iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.