Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/508 K.2025/4889
8. Hukuk Dairesi 2025/508 E. , 2025/4889 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/876 E., 2024/1146 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/602 E., 2024/42 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacının Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 124 ada 17 parsel sayılı taşınmazın hissedarları olduğunu, yenileme kadastrosu çalışmaları sonucunda davalılara ait 124 ada 15 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün dava konusu taşınmaz aleyhine arttığını ileri sürerek, yenileme kadastrosu tespitlerinin iptali ile tesis kadastrosundaki sınırlar ve yüzölçümlere uygun şekilde tapuya tescillerine, yenileme kadastrosu sonucunda davalıya ait parsel içerisinde bırakılan kısmın tapu kaydının iptali ile çekişme konusu taşınmaza eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazın bulunduğu paftada uygulama niteliğini kaybettiği için zemindeki sınırların mevcut paftalarla uyumsuz olduğunun ve bu nedenle yenileme çalışması yapıldığının anlaşılmakta olduğu, davacı tarafın tesis kadastrosu sınırını talep ettiği, davacıya ait 124 ada 17 parselin kuzeyini oluşturan patika yol hava fotoğraflarında net olarak göründüğü, tesis kadastrosunda düz hat olarak belirlenen kuzeydeki patika yolun geçmişten günümüze düz olmayıp yenileme çalışmalarında olduğu gibi olduğu, bu durumun ortofoto ve hava fotoğraflarından anlaşıldığı, tesis kadastro paftasında davacıya ait eski 186 parsel (yeni 17 parsel) kuzeyinde bulunan patika yolun düz ve keskin sınırlar ile belirtildiği, tesis kadastrosunda eksik nokta alımı nedeniyle zemin doğru yansıtılmadığından parsellerin kuzey sınırında tesis kadastrosu çalışmalarında sınırlandırma hatası yapılmış olduğu, dolayısıyla hava fotoğrafları ve mevcut zemindeki patika yolun tesis kadastrosu paftasındaki patika yol ile örtüşmediği, bu nedenle tesis kadastrosunda çizim hatası olmamasına rağmen parselin yanlış sınırlandırıldığının, yani parselin yanlış tanımlandırıldığının görüldüğü, dava konusu 124 ada 17 parsel ile 124 ada 15 nolu parselin sınırlarının tesis kadastrosu paftası ile karşılaştırıldığı, davalıya ait parseli oluşturan sınırın tesis kadastro paftası ile hesaplanan ve çizilen noktaların uyumlu olduğu, bu nedenle tesis kadastrosu çalışmasında hesap ve çizim hatası yapılmadığının alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığı, davacı tarafın iddia ettiği sınırın tesis kadastrosu paftasındaki sınırlar ile sınır noktalarının birbiriyle uyumlu olmadığının da anlaşılmakta olduğu, davacıya ait parselin sınırları yönüyle tesis kadastrosu çalışmaları ve yenileme çalışmalarında, sınırlandırma hatası yapılıp yapılmadığının tespiti amacıyla dosya arasına celp edilen hava fotoğraflarında yapılan stereskopik incelemede davacının iddia ettiği sınırın gözlemlenemediği, tanıkların ifadelerinde belirtmiş oldukları patika yola komşuluk ilişkileri, zemin kullanım durumu, ortofoto ve geçmişe dönük hava fotoğrafları da incelendiğinde, davaya konu parseller arasındaki sınırda tesis kadastrosu çalışmalarında sınırlandırma hatası yapıldığının anlaşıldığı, yenileme ile oluşan parsel sınırları, zemin, ortofoto, geçmişe dönük uçuş fotoğrafları ile uyumlu olduğu, tesis kadastrosunda eksik nokta alımına dayalı olarak sınırlandırma hatası nedeniyle patika yolun düz hat olarak gösterildiği, davacı tarafın iddia ettiği sınırın tesis kadastrosu sınırının, zemin, ortofato ve geçmişe dönük uçuş fotoğraflarında gözlenemediği, tesis kadastrosunda yapılan sınırlandırma hatasının yenileme kadastrosu ile giderildiği, yenileme kadastrosunun gerçek duruma uygun olduğu ...’’ gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davacının yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.