Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4427 K.2025/4739

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4427 📋 K. 2025/4739 📅 19.06.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/4427 E.  ,  2025/4739 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/15 E., 2024/23 K.
Yargıtay bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonrası İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... köyünde 6831 sayılı Orman Kanunun değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre Orman Kadastrosu ve (2/B) madde uygulama çalışmalarının 14.12.1999 tarihinde ilan edilerek 14.06.2000 tarihinde kesinleştiğini, yapılan çalışmalar sonucunda ... ilçesi 1044, 1045, 1047 ve 1048 sayılı parseller orman vasfi ile orman snırları içine alındığını, 1051, 1052 ve 1054 no.lu parsellerin (2/B) madde uygulaması ile orman sınırlan dışına çıkarıldığını, Orman Kadastrosu kesinleşmiş olan ... ilçesi ... köyünde ... ekiplerince 2010 yılında 766 sayılı Tapulama Kanununa göre Kadastro çalışması yapıldığını ve 01.03.2010 tarihinde İlana çıkartıldığını, idarelerince yapılan inceleme sonucunda, 14.12.1999 tarihinde ilan edilerek 14.06.2000 tarihinde kesinleşen ... köyü Orman Kadastro çalışmaları sonucunda F-24-c-25-c no.lu paftada kesinleşmiş orman sınırlan içinde bulunan 1044, 1045, 1047 ve 1048 nolu parsellerin cinslerinin tarla ve fındık bahçesi olarak yazıldığını ve tescil harici bırakıldığını, aynca (2/B) madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırlan dışına çıkarılan 1051, 1052 ve 1054 sayılı parsellerinde yine cinslerinin tarla ve fındık bahçesi olarak tescil harici bırakıldığını tespit ettiklerini, kesinleşmiş orman sınırlan içinde bulunan 1044, 1045, 1047 ve 1048 sayılı parseller hakkında yapılan tespitin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, Hazine adına (2/B) uygulamasıyla orman sınırlan dışma çıkarılan 1051, 1052 ve 1054 sayılı parseller hakkında yapılan tespitin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini, 1051, 1052 ve 1054 sayılı parsellerin (2/B) sahası olması nedeniyle Hâzinenin davaya dahil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Sakarya Kadastro Mahkemesi'nin 29.05.2015 tarih 2013/204 esas 2015/108 karar sayılı gerekçeli kararı ile; davanın kabulüne, 1044, 1045, 1047, 1048, 1051, 1052 ve 1054 nolu parseller hakkındaki kadastro tespitleri ve kadastro komisyon kararı ile Orman Kadastro komisyonunu (2/B) uygulamasına ait işlemlerin iptaline taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, hükmün dahili davalılar ... ve ... tarafından 1052 nolu parsele yönelik olarak temyiz edildiği,
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 2020/1461 Esas 2020/1991 Karar sayılı ilamı ile; davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle işin esasının incelenerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği hususunda bozulmuş, Sakarya Kadastro Mahkemesince temyize konu 1052 parsel açısından görevsizlik kararı verilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmıştır.
II. CEVAP
Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile; dosyaya sunulan bilirkişi raporu, taraf beyanları, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi, 507 ada 2 nolu parselde (eski 1052 parsel) kayıtlı taşınmazın bulunduğu yerde Orman Kadastro çalışmasının 1978 yılında yapıldığı, 1982 yılında ilan edildiği ancak davacı ... İdaresinin 1971 yılında dava konusu yerin orman olduğunu belirterek ve 1972 yılında yapılan arazi kadastrosundan sonrada taşınmazın orman olduğunu belirterek kadastro çalışmalarına itiraz ettiği ve Orman Kadastrosunun bu parsel yönünden kesinleşmediği, dava konusu taşınmazın 1999 yılında ilan edilen (2/B) uygulama çalışmaları sırasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, dava konusu taşınmaza yönelik dosyaya dahil edilen hava fotoğraflarının incelenmesinde 1940 yılına ait fotoğraflarda sahanın yapraklı orman ile kaplı olduğu, 1980, 1998 ve 2011 yılı hava fotoğraflarında ise sıralı halde dikilmiş fındık ağaçlarının bulunduğu gözlemlendiği, dava konusu taşınmaza yönelik keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarından, söz konusu taşınmazın 1970'li yıllardan beri aralıksız olarak fındık bahçesi müteveffa Ahmet Ülker'in kullanımında olduğu, hükme esas alınan 18.07.2023 tarihli teknik bilirkişi raporunda; 6831 sayılı Kanunu değiştiren 3302 sayılı Kanun gereği dava konusu taşınmazın 1981 yılı öncesi orman vasfını kaybetmiş alan olup, kanunun (2/B) maddesi ile orman sınırları dışına çıkarılacak sahalardan olduğu ve bu sebeple orman sınırları dışına çıkarıldığı ve orman sayılmadığının tespit edildiği, taşınmazın mevcut haliyle orman niteliğinde olmadığı, taşınmazın sınırlarının ve çevresininde ormanla çevrili olmadığı, dava konusu taşınmazın orman açıklığı niteliğinde bulunmadığı, taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları dışında kaldığı ve 1970'li yıllardan itibaren de tarım arazisi olarak adına tespit gören müteveffa Ahmet Ülker ve sonrasında davalı mirasçılarının kullanımında olduğu anlaşıldığından, davacının tescil talebinin reddine dava konusu Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi 507 ada, 2 nolu parselde kayıtlı taşınmazın tespit edildiği şekliyle tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından; temyiz edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; Orman İdaresince açılan, (2/B) madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan (eski 1052) 507 ada 2 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesi talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.