Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5266 K.2025/4741
8. Hukuk Dairesi 2023/5266 E. , 2025/4741 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1659 E., 2023/1668 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/60 E., 2021/7 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ..., Orman İdaresi, Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın eski malik ...'e babasından miras yoluyla kaldığı, 1971 yılına kadar malik sıfatıyla zilyetliğinin sürdüğü, 1971 yılında taşınmazı ...'a satıldığını, ... tarafından taşınmaz üzerinde uzun yıllar zilyetliğin sürdürüldüğü, ...'ın vefatı üzerine taşınmazın eşi ve çocuklarına intikal ettiğini, zilyetliğin mirasçılar tarafından 1995 tarihine kadar aralıksız ve nizasız sürdürüldüğü, 13.01.1995 tarihinde zilyetlik devir sözleşmesi ile taşınmazın davacıya satıldığı, davacı tarafından da taşınmaz nizasız ve fasılasız, malik sıfatı ile kullanılarak zilyetiğin kesintisiz olarak devam ettirdiği iddia edilmiş olup, taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi talep etmiştir.
Yargılama devam ederken, dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmasında dava konusu taşınmazın 3999 parsel olarak sınırlandırıldığı ve davalı olması nedeni ile kadastro tutanağı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5. maddesi gereğince davalı olarak tanzim edilip kadastro tutanağının mülkiyet hanesinin Kadastro Mahkemesince tayin edilmek üzere gönderildiği, Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kocaeli Kadastro Mahkemesi'ne devredildiği anlaşılmıştır.
II. CEVAP
Davalı taraf vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ziraat bilirkişisi raporuna göre dava konusu taşınmazın genel olarak kumlu-tınlı toprak yapısında olup eğiminin %3-5 civarında olmasına ve üzerinde çok yıllık bitkiler bulunduğu ile üzerinde 35-40 yıllık muhtelif ağaçların olmasına, taşınmazın en az 35-40 yıl önce imar ve ihyasının tamamlanması ile en az 35-40 yıldır tarımsal amaçla kullanıldığının belirtilmesine, harita mühendisi, fen bilirkişisi ile orman bilirkişi heyetinin müşterek raporunda taşınmazın eski tarihli memleket haritaları ile hava fotoğraflarında orman sayılmayan alanda kaldığına, bu fotoğraflarda çeşitli tür ve yaşlarda çok miktarda meyve ağaçları olduğu ve tarım yapmak için yeterli derinliği sahip toprağın bulunduğu ile taşınmazın ağaçlarla kaplı olmadığına ilişkin raporu dikkate alındığında, çekişmeli taşınmazın evvelinden beridir tarımsal faaliyette bulunulduğunun ve çevresindeki parsellerin de aynı özellikleri taşıdıklarının anlaşıldığı, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, 3116 - 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar'la bu taşınmazın bir ilgisinin bulunmadığı, orman içi açıklığı olmadığının zilyetlikle hak sahibi olunabileek yerlerden olduğu, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları dikkate alındığında taşınmazda 20 yıldan fazla süredir zilyet olarak kullanılıp adına tescil kararı verilen davacı ve murisleri yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşıldığından davacının davasının kabulüne, Kocaeli ili ... ilçesi .../ ... Mahallesi ... mevki 3999 parsel sayılı taşınmazın 923,50 m² yüzölçümü ve bir katlı yığma ev ve bahçe niteliği ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine, davalı ... ve davalı ... İdaresi vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "toplanan delillere göre; dava konusu taşınmazın 1954 yılında yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında orman olduğu gerekçesiyle tespit dışı bırakıldığı, 1986 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) uyarınca yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın tahdit dışında bırakıldığı, taşınmazın bulunduğu bölgede 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 11.08.2005 tarihinde onaylandığı anlaşılmaktadır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan 03.04.1986 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastro çalışmaları sırasında tahdit dışında bırakılmış olmasına, İlk Derece Mahkemesince tahdit öncesinde taşınmazın hava fotoğrafları ve memleket haritalarına göre orman olmadığının belirlenmesine, dava konusu taşınmazın kuzeyinde bulunan 3249 parsel sayılı taşınmazın Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/820 Esas 2021/1174 Karar sayılı ilamıyla tescil edilmiş olması, yine kuzeyinde bulunan 3372 parsel sayılı taşınmazın Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1997/590 Esas 1998/1519 Karar sayılı ilamıyla tescil edilmiş olması, doğu ve güney kısmında yer alan 3517 parsel sayılı taşınmazın ise Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/106 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamı ile davacı yönünden orman kadastrosunun kesinleştiği 1986 yılından dava tarihine kadar zilyetlik süresinin dolmadığı gerekçesiyle Hazine adına tesciline karar verildiği, dava konusu taşınmazın ev ve meyve bahçesi olarak kullanıldığının tespit edildiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda yer alan hava fotoğrafı ve memleket haritalarına göre üzerinde orman bitki örtüsünün bulunmadığı ve taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun rapor edildiği, taşınmazın ilk defa imar planına alındığı 11.08.2005 tarih itibarıyla zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine oluştuğunun anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından" davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine, davalı ... ve davalı ... İdaresi vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, bozulması gerektiğini beyan etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 713. maddesi gereğince açılan tescil davası olup, dava; taşınmazın bulunduğu yörede kadastro çalışmaları yapılması nedeni ile Kadastro Kanun'un 27. maddesi gereğince mahalli mahkemelerden Kadastro Mahkemesine devredilen davalardandır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine, davalı ... ve davalı ... İdaresi vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davalı ...'ndan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.