Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4207 K.2025/4689
8. Hukuk Dairesi 2024/4207 E. , 2025/4689 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3104 E., 2024/1562 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/100 E., 2022/143 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 118 ada 4 parsel sayılı 110.370,32 m² yüzölçümündeki taşınmaz, çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 118 ada 4 parsel ile diğer bir kısım parsel numaralı taşınmazların ekteki krokilerde ölçümleri belirtilen toplam 42.272,64 m² kısmının davacının yol inşaat ve emniyet sahası içerisinde kaldığını, bu kısımları da kısmen kapsar şekilde kadastro çalışmaları yapıldığını ve tespit tutanaklarının 13.04.2018 gününde 30 gün süreyle askıya çıkarıldığını, 118 ada 4 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tespit edildiğini, ancak kadastro çalışmalarına konu taşınmazların ... Mahallesi ...-... Devlet Yolu Güzergahında kalmakta olup, bu güzergahta söz konusu Mahalleye isabet eden 4 adet kamulaştırma planı olduğunu, bu planlar için sırasıyla 21.11.1995 tarih ve 122 sayılı kamu yararı kararı, 14.04.2011 tarih ve 162 sayılı kamu yararı kararı, 10.10.2013 tarih ve 270 sayılı kamu yararı kararı ve 07.05.2014 tarih ve 114 sayılı kamu yararı kararı alındığını, söz konusu taşınmazların kadastro tespitine ilişkin çalışmalarda yol inşaat ve emniyet sahasına isabet eden kısımlarla çakışmalar olduğunu, bu durumun İstanbul Kadastro Müdürlüğüne bildirildiğini, Kadastro Müdürlüğünün cevabi 12.04.2018 gün ve 1027975 sayılı yazısında mevcut yolun tescil harici yol olarak bırakıldığının bildirildiğini, ancak bu söylemin aksine ekli uydu fotoğraflarında da görüldüğü üzere, oluşturulan parsellerin yol ve yolun şevlerini kısmen içerisine aldığını, söz konusu taşınmazların kamunun kullanımına tahsis edilmiş ve özel mülkiyete konu olması mümkün olmayan taşınmazlar olduğunu, taşınmazların kamu yararı kararları doğrultusunda kamunun kullanımına tahsis edilen kısımlarının (toplam 42.272,64 m²) kısmen özel şahıslar adına tespitine ilişkin kadastro işlemlerinin iptali ile gerektiğini beyan ederek, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 118 ada 4 parsel, 189 ada, 2-3 parsel, 190 ada 1 parsel, 172 ada 192-194-195(BI.B2)-196-220 parsel numaralı taşınmazların kamu yararı kararları doğrultusunda kamunun kullanımına tahsis edilen kısımlarının davalılar adına tespitine ilişkin kadastro işlemlerinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevabında; davaya konu taşınmazların 6831 sayılı kanunun (2/B) maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını ve anılan kanuna göre Hazine adına tescil edileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 118 ada 4 parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazlar hakkındaki davanın bu dosyadan tefrikine karar verilmek suretiyle yapılan yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 118 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağındaki tespitin iptaline ve taşınmazın ifrazına, 13.08.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 726,20 m² (B) harfi ile gösterilen 795,95 m2 ve (C) harfi ile gösterilen 9,57 m2 kısımların yol olarak tescil harici bırakılarak haritasında gösterilmesine, 13.08.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfi ile gösterilen kısımların ifraz edildikten sonra kalan 108.838,60 m2 kısmın 118 ada 4 parsel olarak ham toprak vasfında Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince; ..." İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile yol içerisinde kalan alan bakımından tefrik ile yol olarak terkin kararı verilmiş ise de, toplanan delil, alınan rapor ve keşifte dinlenen bilirkişi beyanlarına göre, dosyadaki hava fotoğraflarının incelenmesinde kadastro tespit tarihi ve öncesinde dava konusu yerin yol olarak kullanıldığına dair bir delil bulunmadığı, kamulaştırma hattı içerisinde kalan kısmın evvelinin yol olduğuna dair bir bulgu ve delilin olmadığı, kadastro tespitinin kesinleşmesi sonrasında kamulaştırma ve tahsis işlemleri bakımından idari ve adli yöntemlere başvurulabileceği, taşımazın mülkiyeti bakımından yapılan çalışmanın kesinleşmemesi ve malik belirlenmesi sonrasında tahsis-devir gibi işlemlerinin yapılabileceği değerlendirilmekle, tespit öncesinde yol olmayan yer bakımından Mahkemece yola terkine dair verilen kararın hatalı olduğu, yargılamada eksiklik bulunmadığı, delillerin toplandığı ancak Mahkemece kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmadığı ..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine, dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 118 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro güncelleme tutanağındaki tespit gibi tesciline karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.