Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4127 K.2025/4681
8. Hukuk Dairesi 2024/4127 E. , 2025/4681 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2477 E., 2024/746 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/43 E., 2022/76 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Manisa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 237 ada 2 parsel sayılı 1.850,64 m² ve 237 ada 4 parsel sayılı 1.410,28 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, zeytinlik vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Manisa ili ... ilçesi ... Mahallesi 237 ada 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazların yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan olduğunu ve Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini, davalı lehine zilyetlik şartlarının oluşmadığını, taşınmazlarda yapılan kadastro tespitinin hatalı olduğunu belirterek, taşınmazların davalı adına yapılan tespitinin iptali ile Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevabında; dava konusu 237 ada 2 ve 4 parselleri 2 yıl kadar önce köy senedi ile köy halkından olan ...'dan satın aldığını, bu yerin ...'un murislerince 80 yıl kadar öncesinden kullanılmaya başlandığını, arpa, buğday vb. tahıl ürünleri ekildiğini, sonra miras anlaşmazlığı sebebi ile bir süre ekilip biçilemediğini, dava konusu yerin adına tespit edildiğini, bu yeri kullandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazların komşuları olan 237 ada 1, 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazlarla birlikte (toplam 7677 m² yüzölçümünde) dört yönden devlet ormanı ile çevrili olup 6831 sayılı Kanun'un 17. maddesindeki orman içi açıklığı kapsamında olduğu, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, taşınmazlar her ne kadar tespit tarihine kadar yaklaşık 21 yıldır tarımsal faaliyette kullanılıyor olsa da bu gibi yerlerin imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hükümlerine göre iktisabının mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazlar orman olup devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğu ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Manisa ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkii 237 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile iş bu taşınmazın 1850,64 m² yüzölçümü ve orman vasfı ile davacı ... adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline; Manisa ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkii 237 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile iş bu taşınmazın 03.01.2022 tarihli komisyon kararındaki 668,31 m² yüzölçümüyle ve orman vasfı ile davacı ... adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince; "... dava konusu taşınmazın dört tarafından orman ile çevrili olduğu, tarım arazisi olarak kullanılmakta ise de 6831 sayılı Kanun'un 17/2 maddesinde düzenlenen orman içi açıklık niteliğinde olduğu ve orman içi açıklıkların tapu ve zilyetlikle kazanılamayacağı ve özel mülkiyete konu olamayacağı dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinin isabetli olduğundan, kamu düzeni ve hukuki yarar kavramları dikkate alındığında davacı ... vekilinin istinaf talebinin reddi gerektiği ...." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, çekişmeli taşınmazların en eski hava fotoğrafına göre kapalı göründüğünün ve orman olduğunun anlaşılmasına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.