Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4239 K.2025/4686

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4239 📋 K. 2025/4686 📅 18.06.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/4239 E.  ,  2025/4686 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3575 E., 2024/1470 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 40. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/252 E., 2022/44 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 6807 ada 71 parsel sayılı 175,00 m² yüz ölçümündeki taşınmazın tamamının orman sınırları içinde bulunduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfında Hazine adına tesciline, varsa taşınmaz üzerindeki bina ve tesislerin kal'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili cevabında; davalılar adına kayıtlı bulunan taşınmazın arazi tapulama çalışmalarının 1963 yılında yapıldığını, bu çalışmalar sonucunda dava konusu parselin 26.09.1963 tarihli tapulama tutanağına göre 08.09.1951 tarih ve 19 nolu tapu kaydına dayalı olarak ile ... adına tespit yapıldığını, akabinde taşınmazın satış yoluyla ...'a ve daha sonra davalılara intikal ettiğini, İstanbul Kadastro Mahkemesinde açtıkları 2017/28 Esas sayılı dava kapsamında alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın ... adına tespiti yapıldığı zaman 3116 sayılı Kanun'a göre orman tahdidi yapılmamış halde tespitin yapıldığını, yani tapulama işlemi yapıldığında dava konusu yerin orman sınırlarında kalmadığını, ilk orman sınırlamasının ise 1978 yılında 6831 sayılı kanuna göre yapıldığını, ilan edilerek kesinleştiğini; bu orman kadastrosuna göre dava konusu parselin tamamının sınırlaması kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını, ikinci kadastro niteliğinde olan orman kadastrosu hükümsüz olup yok hükmünde sayılması gerektiğini savunarak, öncelikle davanın reddine, taşınmaz üzerinde mevcut bulunan orman şerhinin kaldırılmasına, olmadığı takdirde tapu iptali halinde davalılara davacı tarafından emsal nitelikte bir taşınmazın verilmesine veya taşınmazın rayiç bedeli kadar tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu parselin orman niteliğinde olduğunun anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, tapu iptal ve tescil istemli davanın kabulüne ve İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 6807 ada 71 parsel sayılı taşınmazın maliki/davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile 18.04.2022 tarihli orman bilirkişisi heyet raporuna göre devlet ormanı vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 6807 ada 71 parsel sayılı taşınmazın, 1967 yılında yapılan tapulama çalışmalarında oluşan 2109 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu oluştuğu, yörede ilk orman kadastro çalışmasının 6831 sayılı Kanuna göre 1978 yılında yapıldığı, dava konusu taşınmazın tamamının orman tahdit sınırı içerisinde gösterildiği, bu çalışmaya karşı tapu maliklerince 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı, taşınmazın bulunduğu mahalde 15.01.2004 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 sayılı Kanun uygulaması yapıldığı, bu uygulamada da dava konusu taşınmazın orman sınırları dışarısına çıkartılmadığı, 2006 ve 2012 yıllarında 4999 sayılı Kanuna göre çalışmalar yapıldığı, taşınmazın yine orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, daha sonra taşınmaz hakkında 6292 sayılı Kanun'un 11/10. maddesi gereğince orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi çalışması yapıldığı, dava konusu 6807 ada 71 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının sabit olduğu, dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve kanuna aykırı bir durum bulunmadığı ..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.