Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5129 K.2025/4379
8. Hukuk Dairesi 2023/5129 E. , 2025/4379 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1316 E., 2023/723 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/168 E., 2022/67 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bir kısım parsel yönünden esastan reddine, bir kısım parsel yönünden kabulü ile yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi ve dava dilekçesinde; Erzurum ili ... ilçesi ... Mahallesi 222, 223, 257, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 266, 267, 268, 290 ve 307 nolu parsellerin tapuda mera vasfında olduğunu, Orman İdaresi tarafından Milli Emlak Müdürlüğünden tahsis kararı alınarak taşınmazların ağaçlandırıldığını ve orman olduğunu ileri sürerek, taşınmazların mera vasfı ile kamu orta malı niteliğindeki kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu Erzurum ili ... ilçesi ... Mahallesi 222, 223, 257, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 266, 267, 268, 290 ve 307 parsel sayılı taşınmazların mera vasfıyla kamu orta malı olarak özel siciline kayıtlı olduğu, yörede 4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca 2015 yılında yapılıp 12.03.2014 - 10.04.2015 tarihleri arasında ilan edilen mera tahsis çalışması bulunduğu, dava konusu taşınmazların 03.04.2006 tarihli ve 13238 sayılı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün yazısında belirtildiği üzere 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (13/d) maddesi uyarınca ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen sahada oldukları, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.06.2017 tarihli ve 2016/270 E - 2017/5526 K sayılı kararında da belirtildiği üzere tahsis edilen alanın ağaçlandırılması halinde kamu malının orman haline dönüşeceği, yapılan keşif sonucu dava konusu taşınmazlara tahsis uyarınca ağaçlandırma amaçlı teraslar yapılarak, taşınmazların çam ağaçları yetiştirilmek suretiyle ağaçlandırıldıkları, orman niteliğine dönüştükleri ..." gerekçesiyle davanın kabulüne ve taşınmazların mera olarak özel sicil kayıtlarının iptali ile 290 parsel sayısıyla orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş; hükmü karşı, davalı Hazine vekili tarafından, "ham toprağa ağaç dikilmesinin emek ve masraf gerektirmesine rağmen imar ve ihya edilmiş sayılamayacağı, bir taşınmazın imar ve ihyasından söz edebilmek için tarıma elverişli hale getirilmiş olması gerektiği, bilirkişi raporunda imar ve ihyanın tamamlandığı tarihle ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu" iddiasıyla istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.