Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1959 K.2025/4370
8. Hukuk Dairesi 2024/1959 E. , 2025/4370 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1649 E., 2024/6 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/19 E., 2023/53 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sırasında Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesinin 241 ada 25 parsel sayılı 7.516,54 m² yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlanması mümkün yerlerden olup özel mülkiyete konu teşkil etmediğinden "ham toprak" vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiş, bu tespit 06.04.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesinde 241 ada 25 parselde yer alan tarla vasfındaki taşınmazın davacıya ait olduğunu, uzun yıllardır fiilen davacı tarafından kullanıldığını, davacıya ait olan 241 ada 25 parsel de yer alan tarla vasfındaki taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında gerçeğe aykırı olarak davalı Hazine adına tescil edilmesi sebebiyle tapu kaydının iptali ile taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılan yerlerden olduğu, iadeye tabi olmadığı ve bu nedenle zilyetliğe dayalı olarak iktisabı mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ... mirasçıları vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu müvekkiline ait olan ve uzun yıllardan bu yana tarla olarak kullanılan taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında sehven Hazine üzerine kaydedildiğini, taşınmazın Hazine ile ilgisi olmadığını, tarlanın müvekkiline ait olduğu, ekilip biçildiğinin civar çevre halkı tarafından da bilindiğini, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığını, aleyhe yönlerini kabul etmemekle beraber, mahkemece alınan en son raporda bilirkişice (A) harfi ile gösterilen noktada tarım yapıldığının belirtilmiş olup iş bu tespitin dahi davalarını kanıtladığını, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında dava konusu taşınmazın yıllardır, ... ve ailesi tarafından kullanıldığını ve tarım yapıldığını ispatladığını, taşınmaz üzerinde halihazırda anız olmasının, tarlanın ekildiğini aktif tarım faaliyetine konu olduğunu gösterdiğini, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, davacı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği halde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın (A), (B), (C), (D), (E) ve (F) harfi ile gösterilen kısımlara ayrılarak incelendiği, (B) ve (C) harfi ile gösterilen kısımların içerisinde 50-60 yaşlarında birçok meşe ağacının bulunduğu, (F) harfi ile gösterilen kısmın zeminde fiilen yol olarak kullanıldığı, (D) harfi ile gösterilen kısmın tamamen taşlık, kayalık olup (B), (C), (D) ve (F) harfi ile gösterilen kısımların tarımsal amaçla kullanılmaya elverişli olmayan, hiçbir zamanda bu amaçla kullanılmamış, imar ve ihya görmemiş, devletin hüküm ve tasarrufunda yerlerden oldukları, (A) ve (E) harfi ile gösterilen kısımların ise eylemli olarak tarımsal amaçla kullanıldığı; uygulaması yapılan 1954, 1975 ve 1992 tarihli hava fotoğraflarında parselin tamamının ekilip sürülmek suretiyle tarımsal faaliyette kullanılmayan hali arazi şeklinde olup taşınmazın (B) ve (C) harfli kısımları üzerinde ağaçların mevcut bulunduğu, 2005 tarihli hava fotoğrafında ise taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının bir bölümünde tarımsal faaliyet yapıldığı taşınmazın bu bölüm dışında kalan kısımlarında ise ekilip sürülmek suretiyle tarımsal faaliyet yapılmadığı ve hali arazi şeklinde mevcut bulunduğu, bu haliyle 1992 tarihli hava fotoğrafı ve öncesinde taşınmazda kullanım bulunmadığı ve kadastro tespit tarihi olan 2006 yılına kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen 20 yıllık sürenin dolmadığı, davacı yan yararına zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediği, böylece mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... mirasçıları vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.