Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2433 K.2025/4320
8. Hukuk Dairesi 2024/2433 E. , 2025/4320 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/142 E., 2024/183 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/563 E., 2022/518 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 182 ada 32 parsel sayılı 5.656,90 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... köyü 182 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 8. maddesi kapsamında tescil harici alanların tescil edilmesine esas yapılan çalışmalar neticesinde davalı adına tescil edildiğini, kadastro tutanaklarında belirtildiği şekilde "orman olduğu gerekçesiyle tescilleri yapılmayan" taşınmazların Hazine adına tescillerinin yapılması gerekirken, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi çalışmalarında bilirkişi beyanlarıyla davalı adına tescillerinin yapılmasında hukuka uygunluk bulunmadığını beyan ederek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında; dava konusu yerin yıllardır davalıya ait olup tapusunun davalı adına olduğunu, bu yerin tarla vasfında olup hiçbir zaman orman niteliğinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazı gösteren 1955, 1992, 2008, 2013 ve 2021 tarihli hava fotoğraflarında da dava konusu taşınmazın tarımsal amaçlı kullanıldığı, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin taşınmazın davalı tarafından uzun yıllardır kullanıldığını belirttikleri, Hazine'nin davasının sübut bulmadığı ve kadastro tespitinin doğru yapıldığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince; "... çekişmeli taşınmazın orman tahdidi dışında kaldığı, öncesi itibarıyla da orman sayılmayan yerlerden olduğu, tarla olarak kullanıldığı, kuzeyinde ve batısında bulunan gerçek kişiler adlarına tapuda kayıtlı taşınmazlarla bütünlük içinde bulunduğu, davalı taraf yararına kadastro tespit tarihine kadar 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun orman kadastro çalışma tutanakları, orman tahdit haritası, orman, ziraat, jeodezi - fotogrametri uzmanı bilirkişi raporları, tanık ve yerel bilirkişi anlatımlarından anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacıHazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.