Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/6016 K.2025/4310
8. Hukuk Dairesi 2023/6016 E. , 2025/4310 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/111 E., 2023/122 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro tespiti sırasında ...köyü çalışma alanında bulunan 151 ada 1 ve 133 ada 14 parsel sayılı 1423,61 ve 1676,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar "fındık bahçesi" niteliğiyle, tespit gününden önce genel mahkemede dava konusu olduklarından bahisle malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmişlerdir.
Davacı ... tarafından davalılar Hazine ve ...............Belediye Başkanlığı aleyhine açılan ve ... davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunan tescil davası ile kadastro tutanakları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda verilen önceki tarihli hüküm Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarihli ve 2019/614 Esas, 2021/3961 Karar sayılı kararıyla; "...Mahkemece, mahallinde keşif yapılmak suretiyle, taşınmazın niteliğinin ve kime ait olduğunun belirlenmesi ve mülkiyete ilişkin uyuşmazlık çözümlenerek taşınmazlar hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, görevsiz mahkeme tarafından yapılan keşif ve bu keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz.." olduğuna değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne; dava konusu ...mahallesi, Köyiçi mevki 151 ada 1 numaralı parsel ile dava konusu ...Mahallesi, .............mevki 133 ada 14 numaralı taşınmazların davacı ... adına Kadastro Tutanağındaki "aynı vasıf" ve "aynı yüzölçümü" ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup hüküm davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Dava genel mahkemede açılan tescil davası olup çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Genel mahkemeden aktarılan tescil davalarında, davalı ... ve Hazine yasal hasım konumunda olup, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup, bu husus bozmayı gerektirmekte ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
(2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle ise davalı Hazine vekili, davalı ... Belediyesi vekili ve davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2), (3), (4), (5) nolu bentlerinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine (2) numaralı bent olarak; "Davacı ... yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına..." ve (3) numaralı bent olarak ise; "Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına" ibarelerinin yazılmasına; hüküm fıkrasının "6-" no.lu bendinin numarasının "4-" olarak; "7-" no.lu bendinin numarasının ise "5-" olarak düzeltilmesine ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi gereğince hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.