Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1361 K.2025/4299
8. Hukuk Dairesi 2023/1361 E. , 2025/4299 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/23 E., 2022/49 K. :
KARAR : Kabulüne, reddine
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesince aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı karşı davalılar ........., ... ve ...'ın davalarının kısmen kabul kısmen reddine, Davacı ... 'ın davasının kabulüne; Davacı ............'nın ......... aleyhine açtığı davasının reddine; davacılar ..., ve ...'in davalı ... aleyhine açtığı davanın reddine, davacılar ........... ve ...'ın .......... aleyhine açtığı davalarının reddine, müdahil ...'nın davasının reddine; davalılar Hazine ve Belediye aleyhine açılan davaların reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ... ve ... mirasçıları vekili, ... ile .........mirasçıları vekili, ........... mirasçılarından ... ile ..., ............ mirasçıları ... ve müşterekleri vekili, dahili davalı Devlet Su İşleri vekili ile katılma yoluyla davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında ................ köyü çalışma alanında bulunan 655 ada 22, 23, 33, 201 ve 652 ada 75 parsel sayılı 35.112.00, 108.151.00, 74.308.00, 39.885,00 ve 17.101,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş; 652 ada 75 parsel sayılı taşınmaz vergi kaydı nedeniyle ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tespit edilip tutanak 1993 yılında kesinleştirilerek tapuya tescil edilmiş, 1993 yılında taşınmazın ortasından kanal ve yol geçmesi nedeniyle 3 parçaya ifraz olunarak 176 parsel kanal ve yol niteliği ile Devlet Su İşleri adına, 175 ve 177 parseller ise tapu kayıt malikleri adına tescil edilmiş ve bilahare 175 ve 177 parseller 1995 yılında satış nedeniyle ... adına kaydedilmiştir.
Davacılar ... ..., ... ve ... tarafından davalı ... ...aleyhine; davacılar ... ve ... tarafından ... aleyhine ayrı ayrı açılan men'i müdahale davaları ile davacı ... ...tarafından ... ve müşterekleri ile Hazine ve Belediye aleyhine açılan ve ...'nın müdahil olduğu tescil davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde davacı ... tarafından tapu kaydına dayanılarak 655 ada 33 parsele yönelik olarak açılan tespite itiraz davası ile aktarılan davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda verilen önceki tarihli hüküm Yargıtayca bozulmuş olup bozma ilamında özetle "...Mahkemece; çekişmeli 652 ada 175, 176, 177 nolu parseller (ifrazdan önce 652 ada 75 parsel) hakkındaki kadastro tutanaklarının kesinleştiklerinin kabulüyle bu parseller yönünden görevsizlik kararı verilmiş ise de ... tarafından, davalılar ... ve müşterekleri aleyhine açılan ve yargılama sırasında Hazine ve Belediye Başkanlığının dahil edildiği ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/516 Esas numaralı dava dosyası ile yargılaması yapılıp, temyiz incelemesi sonucu bozulmakla aynı mahkemenin 1994/531 Esasına kaydedilerek, 09.12.1994 tarihli görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine devredilen tescil davasının konusu olduklarının dosya arasındaki teknik bilirkişi raporları ve krokilerinden açıkça anlaşılmasına göre aktarılan davanın konusu olan bu taşınmazların tespit tutanaklarının malik hanelerinin sehven doldurulduğu ve dava konusu oldukları gözden kaçırılarak tutanakların kesinleştirilmesinin hukuken bir değer taşınmadığından mahkemece çekişmeli taşınmazların kadastro tutanaklarının kesinleştiğinden bahisle Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğu;
Öte yandan, mahkemece, ......... ve ... tarafından dayanılan ve aynı zamanda çekişmeli 33 parselin kadastro tespitine de esas olan, Haziran 321 D. ve 47 sıra numaralı maliki ............ olan ve tedavül görmeyen tapu kaydının, ..........'ların davasına konu olan 33 nolu parsele ait olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, bu taşınmazın hemen güneyinde bulunan ve yine aktarılan davaya konu olan 23 parsel sayılı taşınmaza mahkemece de uyduğu kabul edilen davacı ... ve arkadaşlarının dayandığı 07.02.1983 tarih 20 sıra numaralı tapu kaydının kuzey hududu ......................okumakta olduğu gibi, yine çekişmeli 33 parselin kuzeyinde bulunup dava konusu olmayan 37 parsel sayılı taşınmaza kadastro çalışmaları sırasında uygulanan tapu kaydının güney hududu (yani 33 parsel yönünü) ... Hanım okumakta olup mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın,...........Hanım tapusunun bu yere ait olmadığının kabul edilmesinin de isabetsiz olduğu,
Ayrıca, davacı ... ve arkadaşlarının tutunduğu 07.02.1983 tarih ve 20 sıra nolu ve 13.08.1984 tarih ve 34 sıra nolu tapu kayıtları, ........ ....... ............. ait 180 dönümlük sicilden gelen hisse tapuları olup, dayanak tapu kayıt miktarı 165.360 metrekare olduğu halde tapu kayıt miktarından daha az miktarlı olan 108.151,00 metrekare yüzölçümlü 23 parsel sayılı taşınmaza uyduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, dayanak tapu kayıt miktarındaki bu eksikliğin nereden ve hangi sebepten kaynaklandığı, eksikliğin hangi parsellerde kaldığı hususları tartışılıp değerlendirilmemesinin de isabetsiz olduğu;
Yine davacılar ............... ve arkadaşlarının dayanağı olan tapu kayıtlarının geldilerinden 05.12.1979 tarihli tapuya dayanarak, davacının bayii olan önceki kayıt malikleri ......... .......... ve ............. tarafından ............ ..., ...ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1980/148 Esas, 1982/375 Karar sayılı dosyasında açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Men'i Müdahale davasının 28.06.1982 tarihinde yapılan keşfi sonucu fen bilirkişisi ............tarafından düzenlenen 06.07.1982 tarihli raporda, dayanak tapu kaydının krokide 1, 2, 3, 4, 5 ile gösterilen yerlere uyduğu belirlenmiş ve eldeki davada 17.06.2002 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 24.10.2002 tarihli fen bilirkişi raporunda da, çekişmeli 655 ada 22, 23 ve 201 numaralı parsellerin tamamının davacı ...'ın bayiine ait 05.12.1979 tarihli tapu kaydının (intikal görmekle .............tapusunun) kapsamında kaldığı belirtilmiş olduğu halde, mahkemenin gerekçesinde, raporda belirtilen bu husus da tartışılıp değerlendirilmemesinin isabetsiz olduğu ve çekişmeli 33 parsel sayılı taşınmazın............. ...'a intikal ettiği bildirilmekle birlikte bu intikalin üzerinde de durulmadığı..." hususlarına işaret edilerek ; öncelikle aktarılan davanın konusu olan 652 ada 175, 176 ve 177 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıt maliklerinin yöntemince davaya dahil edilmesi; bundan sonra çekişmeli taşınmazlar başında yeniden keşif yapılması; keşif sırasında taraflarca dayanılan ve mahkemece taşınmazlara ayrı ayrı uyduğu kabul edilen ve çekişmeli taşınmazlara uygulanan tüm tapu kayıtlarının sınırları tek tek okunup, mahalli bilirkişi ve tanıklardan okunan sınırları zeminde göstermelerinin istenilmesi; çekişmeli 33 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde bulunan dava dışı 37 parsele uygulanan tapu kaydı ile güneyinde bulunan çekişmeli 23 parsel sayılı taşınmaza uyduğu mahkemece kabul edilen tapu kaydının 33 parsel yönünü ... Hanım okuduğu dikkate alınmak suretiyle, ..............ların tutunduğu Haziran 321 tarih ve 47 numaralı.................apusunun çekişmeli 33 parsel sayılı taşınmazı kapsamına alıp almadığının duraksamasız olarak belirlenmesi; çekişmeli taşınmaza uyduğunun anlaşılması halinde ..............'ın dosya arasında bulunan veraset ilamına göre 1914 tarihinde öldüğü ve tapunun intikal görmediği dikkate alınarak, 3402 sayılı Yasa'nın 13/B-c maddesi gereğince bu tapunun hukuki değerini kaybedip kaybetmediğinin tereddütsüz olarak belirlenmesi; yine davacı ... ve arkadaşlarının tutunduğu 07.02.1983 tarih ve 20 sıra nolu ve 13.08.1984 tarih ve 34 sıra nolu, ............ ... ait 180 dönümlük sicilden gelen 165.360 metrekare yüzölçümlü tapu kaydının kapsamının da tereddütsüz olarak belirlenmesi, bu belirleme yapılırken davacı ...'ın bayii olan ........... ve................. tarafından davalılar ................, ...ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemisinin 1980/148 Esas, 1982/375 Karar sayılı dosyasında açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen, Men'i Müdahale istemli dava dosyasına hitaben düzenlenen 06.07.1982 tarihli fen bilirkişi raporu ile kadastral paftanın çakıştırılması fen bilirkişisinden istenerek, taraflar arasında kesin hüküm oluşturan ilamın kapsamının da tereddütsüz olarak saptanması; ayrıca mahkemece çekişmeli 201 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 22.04.1985 tarih ve 54 sıra numaralı tapu kaydının, hasımsız tescil ilamı ile oluşan 03.01.1952 tarih ve 7 sıra numaralı kayıttan geldiği dikkate alınarak, bu tapu kaydının kayıt maliki ile akdi ve külli halefleri dışındaki kimseleri bağlamayacağının da düşünülmesi.." gereklerine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak ve ............... ile ... davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonucunda; çekişmeli 655 ada 33 parsel sayılı taşınmazın ..........'lara ait tapu kaydı kapsamında kalmakla birlikte davalı ... ...lehine hukuki kıymetini yitirdiği; çekişme konusu 23-201 parseller ile 22 parsel sayılı taşınmazın (a) ile göstrilen bölümünün bir kısım taraflar arasında kesin hüküm oluşturan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1980/148 Esas-1982/375 Karar sayılı kesinleşen el atmanın önlenmesi davasına ait 06.07.1982 tarihli fen bilirkişi raporu krokisi kapsamında kaldığı ve ... tapusunun bu alana ait olduğu; 22.04.1985 tarih ve 54 sıra numaralı tapu kaydının (bir başka ifade ile ... soy isimli kişilerin tapusunun) hasımsız tescil ilamı ile oluşup kendileri ile akdi-külli halefleri dışında kimseyi bağlamayacağı; bu nedenle ...'lerin 201 parselde hakkı bulunmadığı; dava konusu 655 ada 22 parsel sayılı taşınmazın bilirkişilerce hazırlanan krokide (a) harfi ile gösterilen kısmı dışında kalan yerin ise davacı ...'ların dayanak tapu kaydı kapsamında kaldığı, şeklindeki gerekçelerle davacı karşı davalılar ..., ... ve ...'ın davalarının kısmen kabul kısmen reddine, davacı ... ...'ın davasının kabulüne; davacı ...'nın ... aleyhine açtığı davasının reddine; davacılar ..., ... ve ...'in davalı ... aleyhine açtığı davanın reddine, davacılar...ve ...'ın ......aleyhine açtığı davalarının reddine, müdahil ...'nın davasının reddine; davalılar Hazine ve Belediye aleyhine açılan davaların reddine, çekişmeli 655 ada 23;655 ada 201 ve 655 ada 22 parsel sayılı dava konusu taşınmazın fen bilirkişilerinin 25.05.2022 havale tarihli raporuna ekli krokide (a) harfi ile gösterilen 3.800,00 m² yüz ölçümündeki kısmının hükümde gösterilen paylarla ..., ... mirasçıları ve ... adlarına tesciline; 655 ada 22 parsel sayılı dava konusu taşınmazın fen bilirkişilerinin 25.05.2022 havale tarihli raporuna ekli krokide (a) harfi ile gösterilen 3.800,00 m² yüz ölçümündeki kısmın 655 ada 22 parselden ifraz edilip kalan 31.332,00 m² yüz ölçümündeki taşınmazın aynı ada parsel numarasıyla ve hükümde gösterilen paylarla ... ile ... mirasçıları adına tesciline; 655 ada 33 parsel sayılı dava konusu taşınmazın hükümde gösterilen paylarla ..............mirasçıları adına tesciline; 652 ada 75 parsel (ifraz sonrası 652 ada 175, 176, 177 parseller) sayılı taşınmazın 17.101,00 m² yüz ölçümü ile ... mirasçıları adına tarla vasfında tespitiyle tapuya kayıt ve tesciline, tutanağın malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, dava konusu taşınmazın tapu kaydında değişiklik yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş olup; hüküm davacılar ... ve ... mirasçıları vekili, davacılar ... ile ... mirasçıları vekili, davalı ... mirasçılarından ... ile ..., davalı ...mirasçıları ... ve müşterekleri vekili, dahili davalı Devlet Su İşleri vekili ile katılma yoluyla davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacılar ... ve ... mirasçıları vekili ile Hazine vekili, davacılar ... ile ... mirasçıları vekili ile davalı ...mirasçıları ... ve müşterekleri vekilinin 655 ada 22, 23, 33, 201 parsel sayılı taşınmazlara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup adı geçenlerin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün 655 ada 22, 23, 33, 201 parsel sayılı taşınmazlar açısından onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Dahili davalı ................Genel Müdürlüğü, ... mirasçılarından (... mirasçıları) ... ile ...'in 652 ada 75 parsel sayılı taşınmaza yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece "dava konusu taşınmazın ... adına yapılan tespitinin doğru olduğu, her ne kadar dava konusu taşınmazın kadastro tutanağı usule aykırı bir şekilde kesinleştirilmişse de yapılan tespitin yerinde olduğu, Mahkememizce dava konusu 652 ada 75 parselin ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesi hususunda kanaat oluştuğu, usule aykırı kesinleştirme nedeniyle yapılan işlemlerin mahkemece kurulan iş bu hükme aykırı olmadığı" şeklindeki gerekçe ile 652 ada 75 parsel (ifraz sonrası 652 ada 175, 176, 177 parseller) sayılı taşınmazın 17.101,00 m² yüzölçümü ile ... mirasçıları adına tarla vasfında tespitiyle tapuya kayıt ve tesciline tutanağın malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına karar verilip devamında ise dava konusu taşınmazın tapu kaydında değişiklik yapılmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmek suretiyle infazda tereddüt yaratacak ve bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesine aykırılık oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Öte yandan, her ne kadar aktarılan dava nedeniyle taşınmazın malik hanesinin doldurulmuş olması hukuken değer taşımaz ve Mahkemece re'sen malik araştırması yapılıp sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekir ise de; Mahkemece bu tespitin doğru olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Kök 652 ada 75 parsel sayılı taşınmaz, vergi kaydı nedeniyle ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tespit edilip tutanak 1993 yılında kesinleştirilerek tespit malikleri adına tapuya tescil edilmiş, bilahare 1993 yılında taşınmazın ortasından kanal ve yol geçmesi nedeniyle 12.01.1993 tarih ve 93 yevmiye nolu işlem ile 3 parçaya ifraz olunarak 175, 176 ve 177 parseller oluşmuştur.
Bunlardan 176 sayılı parsel kanal ve yol niteliği ile tespit ve tapu kayıt malikleri olan ... mirasçıları ... ve müştereklerinin kayden satışı/devri sonucunda Devlet Su İşleri adına tapuya tescil edilmiş; diğer 652 ada 175 ve 177 parseller ise, yine tapu kayıt malikleri olan ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... tarafından 19.10.1995 tarih ve 3780 yevmiye nolu işlemle ...'a satılıp onun adına tapuya tescil edildikten sonra bilahare 17.11.1995 tarih ve 4367 yevmiye nolu işlem ile kayden satış sonucunda ... adına kaydedilmiştir.
a. Yukarıdaki paragrafta açıklanan kayden satışların, satışı yapanların mirasçılarını ve dolayısıyla bu parselleri temyiz eden ... mirasçıları ... ve ...'i de akdi ve külli halefiyet gereğince bağlayacağından adı geçenlerin hükme yönelen temyiz itirazları yerinde değildir.
b. Aynı nedenlerle ise .............Müdürlüğü vekilinin 652 ada 75 parsel ve bu parselin ifrazından oluşan 652 ada 176 parsel sayılı taşınmaza yönelen temyiz itirazlarının ise kabulü gerekmektedir. Zira yapılan bu satışların, o satışı yapan kişileri, dolayısıyla somut olayda ... mirasçılarını bağlayacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca Mahkemece çekişmeli 652 ada 75 parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluşan 652 ada 176 parsel sayılı taşınmazın kayden satış sonucu ............. Müdürlüğü adına tescil edildiği; aynı ada 175 ve 177 parsel sayılı taşınmazların ise yine kayden satışlar sonucu neticeten ... adına tapuya tescil edildiği göz önüne alınarak ve bu satışlara değer verilerek infaza elverişli bir hüküm kurulması gerekirken "652 ada 75 parsel (ifraz sonrası 652 ada 175, 176, 177 parseller) sayılı taşınmazın 17.101,00 m² yüz ölçümü ile ... mirasçıları adına tarla vasfında tespitiyle tapuya kayıt ve tesciline tutanağın malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına" karar verilip devamında ise dava konusu taşınmazın tapu kaydında değişiklik yapılmasına yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulmak suretiyle infazda tereddüt yaratır tarzda hüküm kurulması isabetsiz olup Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde olup 652 ada 75 parsel (ifrazen 652 ada 175-176-177 parsel ) sayılı taşınmaz yönünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ... ve ... mirasçıları vekili ile Hazine vekili, davacılar ... ile ... mirasçıları vekilii ile davalı ...mirasçıları ... ve müşterekleri vekilinin 655 ada 22-23-33 ve 201 parsel sayılı taşınmazlara yönelen temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlar yönünden hükmün ONANMASINA,
(2.a.) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; ... mirasçıları ... ve ...'in 652 ada 75 (ifraz sonucu 652 ada 175-176-177) sayılı taşınmazlara yönelen temyiz itirazlarının REDDİNE; (2.b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ise ...................Müdürlüğü vekilinin kök 652 ada 75 ve bu parselin ifrazından oluşan 652 ada 176 parsel sayılı taşınmaza yönelen temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün 652 ada 75 parsel (ifrazen 652 ada 175-176-177 parseller) açısından BOZULMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden ... ve ... mirasçılarından alınmasına,
Peşin harcın istek halinde ... mirasçılarına iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,29.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.