Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3385 K.2025/4260
8. Hukuk Dairesi 2024/3385 E. , 2025/4260 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1765 E., 2024/296 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/666 E., 2023/569 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .................... köyü mevkinde sınırlarını belirttiği taşınmaza 20 yıldan fazla bir süreden beri müvekkilinin malik sıfatıyla nizasız çekişmesiz zilyeti olduğunu, dava konusu taşınmazların bir bütünden bölünme olmadığını, komşu taşınmaz mallardan kesin sınırlar ile ayrılmış bulunduğunu, dava konusu taşınmaz malların köyün tapulama tespitinden evvel de evvelki zilyedin hüküm ve tasarrufunda bulunduğunu, zilyedin tasarrufu kanunun aradığı manada zilyetliği kesilmeden geçici olarak kesintiye uğradığını, bu sırada köyün tapulama tespiti yapılmış bulunduğu için tespit dışı kaldığını, tapulama tespitinden sonra yine zilyetliğinin devam ettiğini, sonrasında da büyük masraflarla eski hale getirildiğini, taşınmazların yeniden imar ve ihya edildiğini, taşınmazın köy hükmü şahsiyeti ile hiçbir ilgi ve alakasının bulunmadığını, taşınmazların sazlık, bataklık mera olmadığını, tapu kaydı olmayan üçüncü kişilerle alakası bulunmayan ve 20 yıldan çok fazla bir süredir çekişmesiz aralıksız ve malik sıfatı ile müvekkilinin zilyetliği altında bulunan taşınmazın müvekkilleri adına 1/2 hisse ile tapuya tesciline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekili, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 28.04.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmazın 1962 yılında yapılan kadastro çalışmalarında "ırmak yatağı" olarak, (B) harfi ile gösterilen taşınmazın 1962 yılında yapılan kadastro çalışmalarında "çay yatağı" olarak tapulama harici bırakıldığı, yapılan yargılama ile davaya konu 28.04.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfi ile taşınmazların mera niteliğinde olmadığı ve köylünün ortak kullanımına ayrılan yerlerden olmadığı, jeoloji bilirkişisinin usulüne uygun raporu uyarınca taşınmazların üzerinde ırmak yatağına ve dere yatağına rastlanmadığı, taşınmaz alanı ve çevresinde taşkın durumun söz konusu olmadığı, ... ve ... çayı etki alanı dışında olduğu tespit edildiği, harita mühendisi bilirkişiden alınan raporda (A) ve (B) harfi ile gösterilen taşınmazların 1987 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesinden bu tarih itibarıyla imar ihyanın tamamlandığı, dinlenen mahalli bilirkişi anlatımlarından dava edilen taşınmazın ilk olarak davacıların babası tarafından kullanılmaya başlandığını, davacılara miras yoluyla intikal ettiği, davacıların bir kız kardeşlerinin olduğu ve tarafların taşınmazların davacılara ait olduğu hususunda aralarında anlaştıkları, davacıların babalarının ve davacıların emek ve para harcayarak bu hale getirdiği taşınmazlardaki çabalarının imar ihya olgusunu oluşturduğu ve zilyetlik için aranan süreyi aştığının kabul edildiği, dava konusu edilen yerin kadastro harici bırakılan yer iken ihya edilerek tarla haline dönüştürüldüğü ve 20 yıldan fazla bir süredir kullanıldığı, orman, mera olmadığı ve böylece 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 713/1. maddesi gereği aranan şartların oluştuğu, görülerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17. maddeleri kapsamında belirtilen şartlara uyduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 300,50 m² tapusuz taşınmazın, (B) harfi ile gösterilen 208,34 m² tapusuz taşınmazın eşit hisseli olacak şekilde davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine ve davalı ... İdaresi vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıkların zilyetliği doğrulamasına, çekişmeli taşınmazların sınırında orman parselinin bulunmamasına, uzman jeodezi ve fotogrametri bilirkişinin çekişmeli ve istinafa konu (A) ve (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin 1967, 1972, 1987, 1990, ve 2005 tarihli hava fotoğrafları ile 2011 yılı ortofoto ve 2013 yılı uydu fotoğrafları ile 2020 ortofoto incelemesinde 1987 yılında imar-ihyanın tamamlandığı, tarım arazisi olarak kullanıldığı ve etrafındaki tarım arazileri ile benzer özellik gösterdiğini bildirmesine, incelenen hava fotoğraflarında imar ve ihyanın tamamlandığı 1987 yılı ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla bir sürenin geçmiş bulunmasına, ziraat bilirkişi raporuna, jeolog bilirkişinin taşınmaz üzerinde ırmak yatağı izine rastlanmadığını, taşınmazların alanı ve çevresinde taşkın durumunun söz konusu olmadığını ve taşınmazların Gök ırmağın ve ... çayının etki alanı dışında olduğunu bildirmesine, yapılan senetsiz araştırması sonucunda da norm kısıtlamasının aşılmadığının anlaşılmasına, bu halde çekişmeli ve istinafa konu taşınmazlar üzerinde adına tescil kararı verilen davacılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin belirlenmesine göre istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Hüküm davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından; usul ve kanuna aykırı verilen kararın bozulması talebiyle temyiz edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 713/1. maddesine dayalı tescil isteğine ilişkindir.
Taşınmazların bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu işlemi 1962 yılında yapılarak kesinleşip tescil harici bırakılan ve temyize konu edilen çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerlerden bilirkişi raporunda (A) harfi ve (B) harfi ile gösterilen kısımlar ... ve çay yatağı olarak tescil harici bırakılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.