Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3104 K.2025/4091
8. Hukuk Dairesi 2024/3104 E. , 2025/4091 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/36 E., 2024/133 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/363 E., 2022/125 K.
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmalarının 02.09.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, sonrasında yine 2008 yılında ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun kapsamında aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .................Mahallesi G25-A-20-C-1 adada bulunan, doğusu orman, batısı ..............'a ait fındık bahçesi, kuzeyi 150/3 parsel, güneyi dere olan vasıflı tapusuz fındık bahçesini müvekkili ...'ın nizasız fasılasız, malik sıfatıyla 30 yılı aşkın süredir kullandığını, tapu sicilinde malikinin kim olduğu anlaşılmayan ve kimsenin bir hakkı bulunmayan taşınmazı malik sıfatıyla 30 yılı aşkın süredir kullanan müvekkilinin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinmesinin tüm hukuksal koşullarının oluştuğunu belirterek dava konusu taşınmazın davacı müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini, ... tarafından yapılacak çalışmalar başlamadan önce ve ivedilikle oluşacak maddi zararın ne kadar olduğunun tespitini, yargılama giderleri ve vekillik ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın ormanlık alanın dışında zirai alanda kaldığı, orman sayılan yerler kapsamında olmadığı, özel mülkiyete elverişli yerlerden olduğu, taşınmazın fındık bahçesi olarak uzun yıllar davacı tarafından, davacıdan önce de babası tarafından kullanıldığı, bu haliyle davacı tarafından eklemeli zilyetlik ile en az 50 yıldır kullanıldığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi ve 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri uyarınca davacı lehine olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ..................... Mahallesinde bulunan taşınmazın 15.11.2017 tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 4.718,03 m²'lik kısmının bulunduğu adada en son parsel numarası verilmek suretiyle fındıklık vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, bu karar da davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın tescil harici alanda kaldığı belirtilmesine rağmen tescil harici bırakılma sebebi tespit edilmemiş, taşınmazın imar durumunu bildiren 03.11.2017 tarihli cevabi yazı ekinde dava dışı komşu 150 ada 3 parselin yeşil renk ile boyalı orman alanında kaldığı anlaşılmasına ve dava konusu taşınmazın güneyde kahverengi renk ile gösterilen alanda kalmasına göre imar planı kapsamında olup olmadığı, imar kapsamında ise hangi tarihte imar kapsamına alındığı araştırılmamış, 1992 tarihli orman kadastro çalışması ve 2008 tarihli aplikasyon ve 2/B çalışmasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları dosyaya getirtilmemiş, çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına göre en az 6-7 OS noktası gösterilmek suretiyle konumu belirlenmemiş, kesinleşen orman kadastrosunun yapımında esas alınan en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları getirtilip çekişmeli taşınmazın anılan resmî belgelerdeki durumu tespit edilmemiş, 17.06.2018 tarihli orman bilirkişi raporunda; 1944 tarihli hava fotoğrafında taşınmaz üzerinde orman ağacı bulunmadığı belirtilmiş ise de pafta ile çakıştırma yapılmamış ve denetime elverişli şekilde usulüne uygun orman araştırması yapılmamıştır. Ayrıca, ... tarafından taşınmaza 1993-1994 yıllarında doğalgaz boru hattı inşa edildiği, 11.07.2018 tarihli ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmaz üzerinde 15 yaşlarında 58 adet fındık ocaklarının bulunduğu, birer adet 5 yaş kiraz ve dut ağacı bulunduğu belirtilmesine rağmen, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafı ve memleket haritası incelemesi yapılarak taşınmazın kullanım durumu ve tasarruf sınırlarının belirgin olup olmadığı araştırılmadan dosya içerisinde bulunan kullanım durumunu tespite elverişli olmayan eski tarihli (1944) hava fotoğrafı ve (1958) memleket haritası incelemesine göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde doğru sonuca varılabilmesi için; Mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılıp kesinleştiği ifade edilen orman tahdidi, aplikasyon ve 2/B madde çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği de dosyaya getirtilmeli, yine yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan üç orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte öncelikle orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli, dava konusu taşınmazın orman kadastrosuna göre konumu belirlenmeli, dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında kalması halinde imar durumunun önem kazanacağı gözetilerek imar planının ilk kesinleşme tarihinin ne zaman olduğunun araştırılarak buna ilişkin evrakın dosyaya getirtilmeli, yine keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı araştırılmalı, müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklattırılıp bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanun ile değiştirilen 14/2 maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, çekişmeli taşınmazın üzerinden 1993 yılında doğal gaz boru hattı geçtiği görüldüğünden taşınmazın bu tarihteki durumu belirlenmeli ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, belirtilen hususlar gözardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.