Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4101 K.2025/4098

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4101 📋 K. 2025/4098 📅 26.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/4101 E.  ,  2025/4098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1746 E., 2023/1606 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/564 E., 2021/245 K.
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk tesis kadastrosu çalışmalarının 1969 yılında yapıldığı, 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan orman kadastrosu ve (2/B) madde uygulama çalışmalarının ise 03.02.2004 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 36 yıldan bu yana kişisel, 65 yıldan fazla eklemeli olarak çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyetliğinde olduğunu, bölgedeki tapulama işlemlerinin 31.10.1969 da kesinleştiğini, 01.11.1969 da tapuya tescillerin yapıldığını, davacının babasının 1982 yılında öldüğünü, 20.12.1982 tarihinde mirasçıalrın taşınmazı aralarında rızaen taksim ettiğini, davacının babasının dava konusu taşınmazı 1950-1982 yılları arasında zilyetliğinde bulundurduğunu, dava konusu taşınmazın kadimden beri tarımsal arazi olarak kullanıldığını, tapulama çalışmaları sırasında tescil dışı bırakıldığını bu nedenlerle Tekirdağ ili Kapaklı ilçesi Kışla mevkinde yer alan tapuda kayıtlı olmayan doğusunda park, 2086 sayılı imar adaları (eski 59 sayılı kadasro parseli) ile ormanlık alan, batısında 2007, 2008, 2009 sayılı imar adaları (eski 56 ve 57 sayılı kadastro parselleri), kuzeyinde 54 sayılı kadastro parseli ile güneyinde 1648 sayılı imar adası (eski 60 sayılı kadastro parseli) ve ormanlık alan ile çevrili bulunan yaklaşık 4.500 metrekare tarla vasıflı taşınmazın senetsizden davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; aynı taşınmaz hakkında bir dava daha bulunduğu, her iki davacının da taşınmazı kullanım iddiası olduğunu, her iki davacı arasında çekişme olduğundan kanun metninde yer alan aralıksız nizasız şartının gerçekleşmediğini, iki dosyanın birleştirilmesi gerektini, harcın eksik olduğunu, zilyetlik devir sözleşmesine aykırı olduğunu bu nedenlerle davanın reddini, çekişmeli taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Dava, tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede arazi kadastrosunun 29.09.1969 ile 31.10.1969 tarihleri arasında yapıldığı, arazi kadastrosunun 01.11.1969 tarihinde kesinleştiği, paftasında herhangi bir belirtme olmaksızın tescil dışı bırakıldığı, orman kadastrosunun 03.02.2004 tarihinde kesinleştiği, orman sayılmayan alan içerisinde kaldığı, hava fotoğraflarının stereoskop ile incelenmesinde dava konusu taşınmazın; 1968 ve 1972 yılı hava fotoğraflarında tamamının ağaçlarla kaplı olduğu, 1986 yılı hava fotoğrafında yaklaşık üçte birinin açıldığı, 1990 yılı hava fotoğrafında yarısının ağaçlarının köklenerek açıldığı, 1993 yılı hava fotoğrafında altıda beşinin köklenerek yok edildiği, keşif tarihi itibariyle fiili halinin köklenerek kültür arazisi haline getirildiği, memleket haritalarının incelenmesinde dava konusu taşınmazın; 1960 yılına ait haritada yapraklı ağaçların olduğu, 1975 yılına ait haritada tamamen yapraklı ağaçlarla kaplı olduğu, 1987 yılına ait haritada %80'inin yapraklı ağaçla kaplı olduğu, 1997 yılına ait haritada yapraklı ağaçların tahrip edilmesi nedeniyle yerini çalı yapısında orman varlığının aldığı, sahanın %80'inin yapısının bozulmuş olduğu, 2011-2020 yılları arasındaki uydu görüntülerinde taşınmazın tamamen açılarak tarım arazisi olarak kullanıldığı, ormandan açma suretiyle kültür arazisine dönüştürüldüğü, evveliyatı orman olan bir yerin zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığı, orman kadastrosunun kesinleştiği 03.02.2004 tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmediği, olağanüstü kazandırıcı zaman aşımına dayalı olarak zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince,"Dosyaya sunulan 10.02.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporundan dava konusu taşınmazın 1968 ve 1972 yılı hava fotoğraflarına göre tamamının ağaçlık görünümünde olduğu, 1986 ve 1990 yılı hava fotoğraflarına göre taşınmazın bir kısmının ormandan temizlendiği, 2011 ve daha sonraki yıllara ait hava fotoğraflarının ise taşınmazın tamamının orman ağaçlarından temizlenerek tarla haline getirildiği, evveliyatı orman olan bir yerin üzerindeki orman ağaçlarının temizlenerek tarla haline getirilip zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince davacının davasının reddine karar verilmesine yönelik kararda usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı Hazine vekilininin istinaf itirazlarına gelince, TMK'nin 713/6 maddesi uyarınca davalı Hazine dava konusu taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiş olup, mahkemece dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere davanın reddine, dava konusu 16.11.2020 tarihli fen bilirkişileri raporunda (A) harfi ile gösterilen 4.294,93 m² taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.