Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2440 K.2025/4112
8. Hukuk Dairesi 2024/2440 E. , 2025/4112 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1610 E., 2024/187 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/294 E., 2021/65 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... çalışma alanında 5602 sayılı Tapulama Kanunu (5602 sayılı Kanun) uyarınca yapılıp 1957 yılında kesinleşen kadastro çalışması neticesinde 153 parsel sayılı taşınmaz 12.650 m² yüzölçümüyle, tarla vasfıyla, senetsizden ...adına tespit ve tescil edilmiş, 2007 tarihinde yapılan imar çalışması neticesinde 5583 ada 8 parsel numarasıyla 2.746 m² yüzölçümüyle arsa vasfıyla halihazırda davalı ... adına kayıtlıdır.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; ... 5583 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapuya kayıtlı bulunduğunu, dava konusu taşınmazın bir kısmının (ekli krokide A harfi ile gösterilen 81 m²'lik bölüm) kesinleşmiş orman sınırı kapsamında kaldığını belirterek belirtilen bölümün tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...orman kadastro çalışması esnasında belirlenen OS noktaları ile bunları birleştiren kırık noktalarının sayısal koordinatlarının bulunmadığı, bu nedenle de yeni 5583 ada 8 parsel eski 153 numaralı parselin kadastro mülkiyet sınırlarını takip eden orman sınır hatlarının kadastro paftasındaki ölçüler esas alınarak zemindeki sabit noktalardan faydalanarak koordinatlandırılması ve bu elde edilen sayısal veriler ile dava konusu parselin koordinatlarının çakıştırılması gerekirken 1 numaralı grafik kadastro paftası ile 1/5000 ölçekli standart topoğrafik haritanın üst üste çakıştırılarak elde edilen çizimden daha sonra ozalit kopyasının taranarak CAD ortamında koordinat üretilmesi sonucu dava dilekçesi ekindeki krokide görüldüğü hataya sebebiyet verildiği, orman kadastrosu ve 2/B uygulama haritasının hatalı olması nedeniyle davacı tarafça orman sınırları içerisinde kaldığının iddia edildiği, ancak dava edilen kısmın orman sayılmayan yerlerden olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ... İdaresi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...davacı kurum tarafından her ne kadar dava konusu taşınmazın kısmen orman sınırında kaldığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil davası açılmış ise de ilk derece mahkemesince yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları ve tüm yargılama neticesinde orman sınır hattının doğru tarif ve tespit edildiği, ancak haritaların üst üste çakıştırılması sırasında hataya sebebiyet verilmesi sebebiyle orman sınır hattının yanlış koordinatlandırıldığı, dava konusu taşınmaz içerisinde orman alanı olmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya, incelenen dosya kapsamına uygun olduğu..." gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, iş bu karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.