Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1922 K.2025/3865

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1922 📋 K. 2025/3865 📅 21.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/1922 E.  ,  2025/3865 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/705 E., 2023/837 K.
KÜM/KARAR : Asli müdahilin davasının kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tevliyete ehil ve galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davasına dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucu Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asli müdahilin davasının kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının ... ... ve ... Vakıflarının vakıf evladı ve tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; ... ... ve ... Vakıflarının galle fazlasına müstahak vakıf evladı ve tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen dava dilekçesinde ... vekili; davacının ... ... ve ... Vakıflarının galle fazlasına müstahak vakıf evladı ve tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu vakıfların 16.09.2011 tarihi itibariyle emaneten ve temsilen yönetildiğini, davaların kabulü için kural olarak öncelikle vakıf kurucusu ile kan bağının ispatlanması, sonra da bu hususta vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerektiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; davacılar ve asli müdahil ile dava konusu vakıflarda mütevellilik yapmış ...arasında nüfus kayıtlarıyla bağ kurulabildiğinden adı geçenlerin vakıf kurucusu ile arasında kan bağına dayalı soybağının kurulduğu, dava konusu vakıflara ait vakfiyede galle fazlasının dağıtımı hususunda batın şartı öngörülmediği ancak tevliyetin ... Vakfına ait 1268 H. tarihli vakfiyede ... ... Vakfı mütevellisine bırakıldığı, bu vakfa ait 1206 H. tarihli vakfiyede ise tevliyetin batın şartı ile en büyük evlada bırakıldığı gerekçesiyle; davacı ...'nun davasının kısmen kabulü ile ... ... ve ... Vakıflarının vakıf evladı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine; asli müdahil ... ...'nun davasının kısmen kabul kısmen reddine, ... ... ve ... Vakıfları'nın galleye müstehak evladı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine; birleşen davacı ...'in davasının kabulüne, ... ... ve ... Vakıfları'nın galleye müstehak ve tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiş; hükmün asli müdahil ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.06.2023 tarihli ve 2022/207 Esas, 2023/3631 Karar sayılı ilamı ile birleşen davacı ... yönünden hükmün onanmasına karar verilmiş, asli müdahil ... 'nun davası yönünden ise "dava konusu mülhak vakıfların uzun süreden beri emaneten ve temsilen davalı İdarece yönetildiği, tevcih davalı İdareye ait bir görev olduğundan birden fazla tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine İlk Derece Mahkemesince karar verilmesinde engel bir durumun bulunmadığı ve asli müdahilin mütevelli olabilmek için öngörülen batın şartını taşıdığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince asli müdahilin tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden," bu talep bakımından Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra kesin nitelikteki bozma ilamı doğrultusunda asli müdahile göre üst batında sağ evlat olmadığı gerekçesi ile asli müdahil ...'nın davasının kabulü ile “ ...” ve “...” vakfının tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine, Yargıtay kararı ile onararak kesinleşen ve ayrıca hükmü istinaf/temyiz etmeyen ve temyizden feragat eden taraflar ve ilgili kesinleşen hükümler hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına," karar verilmiştir.
Davalı ... vekili İlk Derece Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini, davacının vakfeden ile soybağını ispat edemediğini, soybağını ispat etmiş olsa dahi vakfiye gereği ekber evlat olduğunun kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, mülhak vakfa mütevelli atanma kararına esas teşkil etmesi yönü ile vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti ile vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
5737 sayılı Vakıflar Kanunun 77. maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden Vakıflar Genel Müdürlüğüne iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.