Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/541 K.2025/3878

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/541 📋 K. 2025/3878 📅 21.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/541 E.  ,  2025/3878 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2190 E., 2022/1467 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/187 E., 2022/115 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde: ...............köyünde kullanım kadastrosu çalışmaları yapılıp ilana çıkartıldığını, müvekkillerinin kullanım kadastrosu çalışmalarına konu olan taşınmazları kapsayan 24 adet eski tarihli tapu kaydının sahibi olduklarını 1948 yılında yapılan tahditte orman sınırları içerisinde kalan taşınmazların 5658 sayılı Kanun ile iadeye konu edilip tapu malikleri adına tapu kayıtlarının oluşturulduğunu, müvekkillerinin bu aşamada oluşturulmuş tapu kayıtlarına güvenerek taşınmazları 1987 yılında satın aldıklarını, kullanım kadastrosuna konu olan arazilerin müvekkillerinin tapu kayıtlarının sınırları içerisinde kalan, bunun için de önce müvekkillerinin tapu kayıtlarının iptaline yol açan, sonradan orman vasfını kaybettiği kabul edilerek orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden ve önceki mülkiyetin müvekkillerine ait olduğunu bu nedenlerle de yapılan kullanım kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazların üçüncü kişilerin zilyet kabul edilmelerinin yerinde olmadığını, yapılan kullanım kadastrosu tespitlerinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kullanım kadastrosuna konu olan taşınmazlara müvekkillerinin zilyet olduklarının belirlenmesi ile taşınmazların müvekkilleri olan davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş ve yargılama sırasında asli müdahil orman idaresi vekili, çekişmeli taşınmazın eylemli orman olan bölümlerinin orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır.
Davalı ve dahili davalılar savunmalarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davanın devamı sırasında davacılar vekilinin davadan feragat ettiği, feragatin kesin hüküm niteliğinde olduğu, asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından davaya devam edildiği, getirtilen tapu kayıtları, mahallinde yapılan keşif, keşif sırasında uygulanan gizli memleket haritaları ve hava fotoğrafları, taraf iddia ve savunmaları, bizzat gözlem ve tüm dosya içeriğine göre ... Mahallesi 12108 Ada 3 parselde kayıtlı taşınmazın bilirkişilerin krokisinde (A) harfi ile gösterdiği 3068,85 m²'lik, (B) harfi ile gösterdiği 688,90 m²'lik kısımlarının eylemli orman bulunduğu, (C) ve (D) harfi ile gösterilen kısımlarının ise kullanılmadığı eylemli orman alanı olarak kullanılan kısımların tapusunun iptali gerektiği ..." gerekçesiyle, davacılar vekili tarafından davadan feragat edildiğinden davacılar açısından davanın reddine, asli müdahil vekilinin talebinin kabulü ile ... Mahallesi 12108 Ada 3 parselde kayıtlı taşınmazın bilirkişilerin rapora ekli krokisinde (A) harfi ile gösterdiği 3.068,85 m² ve (B) harfi ile göstermiş olduğu 688,90 m²'lik kısmının tapusunun iptali ile tüm takyidatlardan ve şerhlerden ari olarak orman niteliği belirtilerek hazine adına tapuya tespit ve tesciline karar verilmiş; hükmü karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... yargılamanın 15.10.2020 tarihli duruşmasında, taraflarca takip edilmeyen davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacıların davasından feragat etmesi sonrası asli müdahil vekilinin yenileme dilekçesi vermesi ile yargılamaya devam olunduğu ancak davacı tarafın yenileme dilekçesi vermediği ve o tarihten sonra davasını da takip etmediği, davacı tarafın davasını takip etmemesi sonucunda, 15.10.2020 tarihli duruşmada taraflarca takip edilmeyen davanın 6100 sayılı Kanun'un 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmesinden sonra, üç aylık süre içinde yenilenmeyen davacıların davasında, emredici yasal düzenleme gereğince 15.01.2021 tarihi itibari ile davalarının açılmamış sayıldığı, mahkemece davacıların davası yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesinin doğru görülmediği ancak bu durumun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ..." gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık nedeni ile kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 355 ve 353/(1)-b/2. maddeleri gereğince Kaldırılmasına ve Düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında karar verilmesine ve davacılar yönünden, davacıların davasının 6100 sayılı Kanun'un 150/5 maddesi uyarınca 15.01.2021 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına, asli müdahil vekilinin talebinin kabulü ile ... Mahallesi 12108 ada 3 parselde kayıtlı taşınmazın bilirkişilerin rapora ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 3.068,85 m² ve (B) harfi ile gösterilen 688,90 m²'lik kısımlarının tapularının iptali ile tüm takyidatlardan ve şerhlerden ari olarak orman niteliği belirtilerek Hazine adına tapuya tespit ve tesciline, Asıl davada kendini vekille temsil ettiren davalılar lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00-TL ortak maktu vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, 15.10.2020 tarihli celsede davacılar tarafından takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, davacılar vekilinin 18.11.2020 tarihli dilekçesi ile de müvekkilleri adına davadan feragat edildiğini, feragat dilekçesinin 3 aylık yenileme süresi içerisinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmeden önce verildiğini, kesinleşmemiş davadan feragatin her zaman mümkün olduğunu, davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğunu, bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça İstinaf başvurusunda da bulunulmadığını, daha önce istinaf dilekçesinde beyan ettikleri hususları tekrar ettiklerini, Yargılama esnasında alınan bilirkişi raporuyla dava konusu taşınmazın değerinin hesaplandığını, bu bedel üzerinden nispi oranda hesaplanacak vekalet ücreti ödenmesi yönünde hüküm kurulması gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 15.10.2020 tarihli celsede, taraflarca takip edilmeyen davanın 6100 sayılı Kanun'un 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildikten sonra, 17.11.2020 tarihli dilekçe ile davacılar vekili tarafından davadan feragat edilmiş olup, asli müdahil orman idaresi tarafından 20.10.2020 tarihli dilekçesi ile yenileme talebinde bulunulması üzerine asli müdahil Orman İdaresinin davası yönünden davaya devam edilmiştir. Bunun üzerine İlk Derece Mahkemesince, davacıların davası yönünden, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi suretiyle davacıların davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 150. maddesinde dosyanın işlemden kaldırılma nedenleri sayılmış olup, bu nedenlerden birisinin varlığı hâlinde mahkemece, dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemece karar verilmemiş olsa dahi, anılan kanun maddesinde sayılan nedenlerden birisi oluşmuş ise dosya işlemden kaldırılmış sayılır. Dosyanın işlemden kaldırılması kararı ile dava açılmamış sayılmaz. Bilakis dava üç ay süre ile derdest kalmakta devam eder. Bu nedenle mahkemeçe, dosyanın işlemden kaldırılması kararında yargılama giderleri (ve bu arada vekâlet ücreti) hakkında bir karar verilmez. Yargılama giderleri (ve vekâlet ücreti), üç ay sonra verilecek davanın açılmamış sayılması kararında hüküm altına alınır. Dosyası işlemden kaldırılan dava, üç ay süre ile derdest kalmakta devam ettiğinden, dosyanın işlemden kaldırılması kararı, aslında bir ara karar niteliğindedir (Kuru, Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C II,1224 vd.) Dava dosyasının işlemden kaldırıldığı üç aylık süre içerisinde davanın her an yenilenmesi ihtimali vardır.
Eldeki davada; davacılar vekili tarafından 17.11.2020 tarihli davadan feragat dilekçesi, dosyanın işlemden kaldırıldığı 15.10.2020 tarihinden itibaren üç aylık süre içinde verilmiştir. Bu süre içerisinde dava hâlen derdest olduğundan İlk Derece Mahkemesince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olup, Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda belirtilen gerekçe ile davacıların davası yönünden yeniden hüküm tesis edilerek davasının açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığı gibi, kabule göre de, karar başlığında bir kısım tarafların gösterilmemiş olması da isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.