Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/102 K.2025/3909
8. Hukuk Dairesi 2023/102 E. , 2025/3909 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 1994/18 E., 2022/20 K.
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulüne
ve davalı ... vekili
Taraflar arasındaki genel mahkemeden devredilen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ..................... Mahallesi çalışma alanında bulunan 355, 989, 1075, 1076, 1179, 2474, 3339, 3478, 4158, 4159, 4194, 4263, 4264, 4265, 4266, 4271, 4272, 4273, 4274 ve 5609 parsel sayılı taşınmazlar parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
Davacı ... Aytiş tarafından, davalılar Hazine, Belediye Başkanlığı ile ............. ve müşterekleri aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan eklemeli zilyetliğe dayalı tescil davası, davaya konu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince, kadastro tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda verilen, davanın kabulüne, taşınmazların muris ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline dair ilk karar, davalı Hazine vekili ile davalı ... ...........'in temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 13.09.1994 tarihli ve 1992/730 esas, 1994/7737 karar sayılı ilamıyla; "... yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, taşınmazların başında keşif yapılması, aktarılan davanın kapsamının belirlenmesi, taşınmazları üzerinde sürdürülen zilyetliğin belirlenmesi ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki hükümler gözönüne alınarak karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, 355, 989, 1076, 1179, 2474, 3339, 3478, 4158, 4159, 4194, 4263, 4264, 4265, 4266, 4271, 4272, 4273, 4274 ve 5609 parsel sayılı taşınmazların kök muris ... mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen paylar ile adlarına tapuya kayıt ve tesciline, 1075 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalı Hazine vekilinin temyiz talebinin / dilekçesinin incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432/1 inci maddesine göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı HMK' nin 104. maddesinde, adli tatilde bakılmayan davalarla ilgili temyiz süresinin sonu adli tatil dönemine rastlarsa sürenin tatilin bitiminden itibaren 7 gün daha uzatılmış sayılacağı ifade edilmiş; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 29/son maddesinde ise, Kadastro Mahkemelerinin adli tatile tabi olmadığı düzenlenmiştir.
Eldeki davada; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın, hükmü temyiz eden davalı Hazine vekiline bizzat 03.08.2022 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise yasal süre geçirildikten sonra 24.08.2022 tarihinde verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 01.06.1990 tarihli ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı kararı ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432/4. maddesi uyarınca, davalı Hazine vekilinin yasal süresinden sonra vermiş olduğu temyiz talebinin / dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE;
Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davalılar ... ve ...'ndan ayrı ayrı alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.