Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1943 K.2025/3845
8. Hukuk Dairesi 2024/1943 E. , 2025/3845 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/466 E., 2023/1084 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karakoçan Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/54 E., 2022/14 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asli müdahiller vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu .................köyünde kain 217 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında 12.717,25 m² yüzölçümünde, "ham toprak" vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 14.07.2021-12.08.2021 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı, davanın 12.08.2021 tarihinde askı ilan süresi içerisinde açıldığından kadastro tutanağının kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; ...köyünde kain 192 ada 35, 202 ada 2 ve 217 ada 14 parsel sayılı taşınmazların murislerinden intikalen nizasız fasılasız zilyetliğinde iken kadastro çalışmaları sırasında hatalı tespit yapıldığını ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile kendisi ve müşterekleri adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asli müdahiller .................. ve ... vekili dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazların asli müdahillere babalarından kaldığını, 217 ada 14 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kaydının mevcut olduğunu belirterek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile asli müdahiller adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı ve asli müdahiller 10.11.2020 tarihinde mahallinde yapılan keşifteki beyanlarında; dava konusu 192 ada 35 ve 202 ada 2 parseller bakımından açtıkları davadan feragat ettiklerini bildirmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ...'ın aşamalardaki beyanında dava konusu taşınmazların murisinden intikal ettiğini beyan ettiği, davacının babasının ... olduğu, hayatta olduğu gibi davaya asli müdahalede bulunduğu nazara alındığında davacının aktif taraf ehliyetinin bulunmadığı, dava konusu 192 ada 35 ve 202 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar bakımından asli müdahiller vekilinin feragat beyanlarının bulunduğu, dava konusu 217 ada 14 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının ziraat ve orman bilirkişi değerlendirmeleriyle örtüşmediği, ziraat ve orman bilirkişi raporlarındaki tespitlerin esas alındığı belirtilerek, davacı ... tarafından açılan davanın aktif taraf ehliyeti bulunmadığından reddine, asli müdahiller ... ve ...'ın dava konusu ...köyü 192 ada 35 parsel ve 202 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar bakımından açtıklarını davalarının feragat nedeniyle reddine, ...köyü 192 ada 35 parsel ve 202 ada 2 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanağındaki malikler adına ve tutanakta yazan yüz ölçümleriyle kadastro tispiti gibi tespit ve tesciline, asli müdahiller ... ve ...'ın dava konusu ...köyü 217 ada 14 parsel sayılı taşınmaz bakımından açtıklarını davalarının ayrı ayrı reddine, ...köyü 217 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 2 hektar 154,28 m² yüz ölçümüyle ve ham toprak vasfıyla tespit tutanağındaki gibi Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.
Asli müdahiller vekili istinaf başvuru dilekçelerinde; dava konusu 217 ada 14 parsel sayılı taşınmazda kadimden beri zilyet olunduğunu, terör nedeniyle göç edilmek zorunda kalınmış olduğunu, zilyetliğin bu sebeple kesintiye uğradığını, zilyetlik koşullarının sağlandığını açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu, ziraat bilirkişisi raporunda, dava konusu taşınmazda orman envanteri meşe ağaç ve çalıların bulunduğu, tarım yapıldığına dair emarenin olmadığı, zilyetlikle iktisabının ve özel mülkiyete konu olmasının mümkün olmadığı, 01.02.2022 tarihli orman bilirkişi raporunda taşınmazın 1956, 1967, 1973, 1983 ve 1994 tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan alanda kaldığı, orman niteliği taşıyan ağaçların bulunduğu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, taşınmazın orman vasfında olması nedeniyle taşınmazda sürdürülen zilyetliğin süresi neye ulaşırsa ulaşsın, bu zilyetliğe hukuken değer verilmesi mümkün bulunmadığı gibi, dosya kapsamında mevcut teknik bilirkişi raporları karşısında ot biçme suretiyle taşınmaz üzerindeki kullanımın ekonomik amaca uygun kullanım olarak kabulünün de mümkün olmadığı gerekçeleriyle asli müdahiller vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Asli müdahiller vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahiller vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.