Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3603 K.2025/3843

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3603 📋 K. 2025/3843 📅 20.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/3603 E.  ,  2025/3843 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1409 E., 2023/573 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/142 E., 2019/84 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, davalılar Orman İdaresi ve Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin fen bilirkişi raporunda 101 ada 18 parsel ile 101 ada 1 parselin (B) ile gösterilen kısma yönelik istinaf talebinin esastan reddine, davalılar Hazine temsilcisi ve Orman İdaresi temscilisinin fen bilirkişi raporunda 101 ada 1 parselin (A) ile gösterilen kısma yönelik istinaf istemlerinin kabulü ile hükmün kaldırılması ve yeniden davanın esasına ilişkin hüküm kurulması ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında; ...köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonunda 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş ve 30.01.2009 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. 101 ada 1 parselin 2/B uygulaması sonucu 19.917,41 metrekarelik kısmı 101 ada 2 parsel olmuştur. 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazın Mahkeme kararı ile ifrazı sonucu 101 ada 17 ve 18 parseller oluşmuştur. Dava konusu 101 ada 18 parsel orman vasfı ile Hazine adına hükmen tescil sonucu 10.03.2016 tarihinde tescil edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde özetle; ...............köyü hudutları dahilinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında davacının zilyedinde bulunan ve kadimden beri tarım arazisi olarak kullanılan sınırları yapılacak keşif esnasında gösterilecek olan taşınmazların orman vasfıyla 101 ada 1 parsel ve 101 ada 18 sayılı orman alanı içinde tespit ve tescil edildiğini, dava konusu taşınmazların tapusunun iptali ile keşif ile tespit edilecek kısım kadar miktarının davacı adına tespit ve tescil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine ve Orman İdaresi davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 4.117,15 m² yüzölçümündeki bölümünün işlenmiş tarla niteliğinde olduğunu, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) gereğince orman sayılmayan yerlerden olduğu; 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 15.684,20 m² yüzölçümündeki bölümünün ise 6831 sayılı Kanun gereğince orman sayılan yerlerden olduğu, 101 ada 18 parsele yönelik ise Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/54 Esas - 2014/169 Karar sayılı kararıyla; Hazine adına hükmen tesciline karar verilmiş ise de davacıların farklı kişiler olması nedeniyle bu dosyanın şekli anlamda kesin hüküm oluşturmayacağı, bilirkişi kurulunun bu taşınmazın da orman sayılan yerlerden olduğu hususunun belirtildiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, ...köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişisi .................'ın 03.01.2019 düzenleme, 17.01.2019 havale tarihli raporunun ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4.117,15 m² yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile aynı ada son parsel numarası almak kaydıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, ...köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişisi ................'ın 03.01.2019 düzenleme, 17.01.2019 havale tarihli raporunun ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen 15.684,20 m² yüzölçümündeki bölümü ile aynı köy 101 ada 18 parsele yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde (B) harfi ile gösterilen alanın müvekkilinin babası ve dedesi tarafından yıllarca tarım arazisi olarak kullanıldığını, bu hususta tanık beyanlarının davacı lehine olduğunu, davacının öğretmen olması sebebiyle taşınmaz ile yıllarca ilgilenemediğini ve bu nedenle yörenin iklim yapısı gereği alanın orman bitki örtüsü ile kaplı olduğunu, taşınmazın Orman Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihte orman vasfında olup olmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürerek (B) harfi ile gösterilen alan yönünden hükmün kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; orman sayılan alanların kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... İdaresi temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma ile çelişkili bilirkişi raporu ve tanık beyanları neticesinde verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın 1969 ve 1971 yılı memleket haritalarında tamamen yeşil renkte olduğunu, taşınmazın eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü ile orman vasfında olduğunu, etrafının orman olup, orman bütünlüğünü bozmadığını, davacının zilyetliğinin taşınmazı kullanmayı bırakmasıyla sona erdiğini, kurumun vekalet, harç ve yargılama giderlerinden muaf olduğunu, (A) harfi ile gösterilen alan yönünden davanın reddine karar verilmesi nedeniyle kurum lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının 101 ada 18 parsel ve 101 ada 1 parselin bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, 101 ada 1 parselin (A) ile gösterilen kısmına yönelik istinaf talebinde ise orman bilirkişi raporuna göre (A) ile gösterilen kısım orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmişse de, keşifte alınan beyanlarda 30 yıl önce kullanıldığı 30 yıl önce davacının İstanbul'a gittiği, 30 yıldır ekilip biçilmediği kullanım olmadığı belirtilmiş, taşınmaz üzerinde halihazırda zilyetlik bulunmadığı, taşınmazın 30 yıldan beri kullanılmadığı, bu haliyle terk koşullarının oluştuğu, bilirkişi raporuna ekli fotoğraflardan da taşınmazda imar-ihya ve ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin fen bilirkişi raporunda 101 ada 18 parsel ile 101 ada 1 parselin (B) ile gösterilen kısma yönelik istinaf talebinin esastan reddine, davalılar Hazine temsilcisi ve Orman İdaresi temscilisinin fen bilirkişi raporunda 101 ada 1 parselin (A) ile gösterilen kısma yönelik istinaf istemlerinin kabulüne, Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.05.2019 tarih ve 2017/142 Esas 2019/84 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı İdare lehine dava değeri üzerinden nısbi vekalet ücreti hesaplanması gerekir iken maktu vekalet ücreti hesaplanması kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.