Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3614 K.2025/3825

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3614 📋 K. 2025/3825 📅 20.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/3614 E.  ,  2025/3825 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/631 E., 2023/493 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/487 E., 2021/460 K.
Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
.................Mahallesi çalışma alanında 766 sayılı Tapulama Kanunu'na göre 1982 yılında yapılan kadastro sonucu, eski 107 yeni 291 ada 4 parsel sayılı taşınmaz, ... oğulları ...................adına 06.04.1982 tarihinde kargir ev ve arsası niteliğinde tespit ve tescil edildikten sonra, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince 2018 yılında yapılarak kesinleşen uygulama kadastrosu çalışmaları neticesinde "Kargir ev ve arsası" vasfında olduğu belirtilerek davalı ... adına tescil edilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ................... köyü 107 parselin bir kısmının tahdit içinde kaldığı gerekçesiyle Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde kesinleşmiş tahdide dayalı tapu iptali ve tescil davası açtıklarını ve mahkemenin 23.06.2017 tarihli ve 2016/27 Esas, 2017/389 Karar sayılı hükmünde davanın kabulü ile 291 ada 2 parselin bitişiğinde 26.04.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ek fen bilirkişisi tarafından düzenlenen krokide yeşile boyalı (A) harfi ile gösterilen 189,85 m² alanın orman vasfıyla Hazine adına tesciline, krokinin kararın eki sayılmasına karar verildiğini, kararın 06.11.2017 tarihinde kesinleştiğini, ancak Orman İdaresince ............ köyü 107 parsel maliki davalıya ait olan Tapu Sicil Müdürlüğünden alınan tapu kayıt belgesine göre dava açtıklarını, davalının doğru kişi olarak gösterildiğini, tebligata uygun açık adresinin ise aynı isimdeki başka bir kişiye ait olduğunu, dolayısıyla yargılamanın doğru kişi hakkında yapıldığını, ancak yanlış adrese tebliğ edildiğini, davalılar tarafından yargılamanın yenilenmesi talebi ile açılan 19.04.2019 tarihli ve 2018/679 Esas, 2019/219 Karar sayılı hükümle yargılamanın yenilenmesi davasının kabulüne, tescile konu İlk Derece Mahkemesinin 2016/27 Esas ve 2019/389 Karar sayılı ilamının iptaline karar verildiğini, bu nedenle dosyada yapılan yargılama neticesinde yanılgıya düşüldüğünü, taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalan kısmına ilişkin açılan davayı yeniden açma zorunluluğu doğduğunu belirterek, Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/27 Esas ve 2017/389 Karar sayılı ilamı ve karara ek olarak 26.04.2017 tarihli ek fen bilirkişi raporunun kabulü ile taşınmazın 189,85 m²'lik ormanda kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, "... Antalya ...................köyü 291 ada 4 parselin içinde kalan 25.11.2020 havale tarihli bilirkişi raporuna ek fen bilirkişisi tarafından düzenlenen krokide yeşil renkle taralı (A) harfi ile gösterilen 194,54 m² alanın kesinleşmiş orman tahdidi içinde kaldığı ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve bu alanın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına teciline, karar verilmiş; hükmün, davalı vekili tarafından, "davaya konu alanın davacının tapulu taşınmazının sınırları içerisinde kaldığı, davalının mülkiyet hakkının ihlal edildiği, mahkemece tanık beyanlarının dikkate alınmadığı, davaya konu yerde davacının ağılının bulunduğu" iddiasıyla istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dosya içerisinde bulunan fen ve orman bilirkişisi raporlarına göre dava konusu olan parselin 194,54 m²'lik kısmının orman olduğu ve tahdit sınırları içerisinde kaldığı ..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu alanın, davalının tapulu taşınmazı olduğu, üzerinde hiçbir zaman orman ağacı bulunmadığı, eğim ve kayalık olmasının coğrafi özellikten kaynaklandığı, geçmişte ağıl olarak kullanıldığı, günümüzde bahçe olarak kullanıldığı, taşınmazın orman kadastrosuyla orman sınırları içine alındığı iddiasıyla, hükmün bozulmasını talep etmiştir,
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.