Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2272 K.2025/3693

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2272 📋 K. 2025/3693 📅 13.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/2272 E.  ,  2025/3693 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1445 E., 2024/55 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Türkoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/67 E., 2022/1023 K.
Taraflar arasındaki zilyetliğin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Mahallesinde bulunan 576 parsel sayılı taşınmazın dava dilekçesi ekinde sunulan koordinat ve ölçeklendirme haritasında (D) harfi ile gösterilen 35.314,60 metrekare yüzölçümündeki bölümünü, zilyet olarak tarım amaçlı kullandığını, imar ve ihya işlemlerini tamamladığını, 576 parsel sayılı taşınmazın tapuda hali arazi niteliği ile Hazine adına kayıtlı olduğunu, müvekkili lehine hukuki yararın ancak zilyetliğin tespiti davası açmakla hasıl olacağını belirterek, (D) harfi ile gösterilen bölümün 576 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek müvekkilinin zilyetliğinin tespiti ile tapuya şerhine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın 576 parsel numarası ile orman vasfıyla hükmen Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, taşınmaz üzerinde üç yıllık bir kullanımın bulunduğu, davacının zilyetliğin tespiti ve şerh verilmesi istemiyle dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, Kelibişler köyü 2 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırıldığı, Orman İdaresince taşınmazın orman olduğu iddiası ile açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.06.2005 tarihli ve 2004/372 Esas, 2005/520 Karar sayılı kararıyla; 2 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasının iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, kararın Yargıtay onamasından geçerek 2007 tarihinde kesinleştiği, akabinde taşınmazın 576 parsel numarası ile orman vasfında Hazine adına tapuya tescil edildiği, İlk Derece Mahkeme karar gerekçesinde de ifade edildiği üzere orman olan taşınmazda zilyetliğin tespiti hükmü kurulamayacağı, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı tarım amaçlı 2007 yılından beri kullanıp imar ihya ettiğini, zilyetliğin davacı lehine tespitinin davacının hukuki yararına olacağını, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 20.06.1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla Değişik 2. maddesi ile 23.09.1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05.06.1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla Değişik 2. maddesinin (B) bendindeki düzenlemeye göre müvekkilinin fiili kullanımının tapunun beyanlar hanesine tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.