Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2114 K.2025/3692
8. Hukuk Dairesi 2024/2114 E. , 2025/3692 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/14 E., 2024/10 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmaz tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde; ...Mahallesi........... mevkinde bulunan, doğusu 477 ve 478 no.lu orman sınır noktaları ve ötesi Devlet ormanı, batısı ...........'e ait nar bahçesi tarlası, güneyi 476 ve 477 no.lu orman sınır noktaları ve ötesi Devlet ormanı, kuzeyi... tarlası ile çevrili yaklaşık 3.000 m² yüzölçümündeki yeri tarım arazisi olarak kullandığını, öncesinde de babası tarafından 1975-2011 yılları arasında kullanıldığını, babasının 2011 yılında vefat ettiğini, ancak 2010 yılında mallarını evlatları arasında paylaştırdığını, bu yerdeki zilyetlik ve tasarruf haklarının herkes tarafından bilindiğini, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığını, nizasız, fasılasız 1975 yılından beri kullanıldığını, orman kadastro çalışmalarında orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edildiğini belirterek taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine, çekişmeli yerin Devlet ormanı sayılan yerlerden olduğunu belirterek, Hazine adına tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddi ile 30.06.2014 havale tarihli fen bilirkişisi ........... vekili tarafından hazırlanan raporda yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen 562,36 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 809,01 m² yerin orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, 5216 sayılı Kanun hükümleri ve 6360 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, Gebiz beldesinin bağlı bulunduğu ... ve Serik Belediye Başkanlığının huzuruyla davanın görülmesinde yasal zorunluluk bulunduğu halde ... davaya dahil edilmeden davanın esası hakkında hüküm kurulduğu, taraf sıfatının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/(1)-d maddesi uyarınca dava şartı olup istek olmaksızın re'sen gözetilmesi gerektiği, diğer taraftan hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazın %9-10 eğimli olduğu, kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı, 1963 ve 1983 tarihli memleket haritasında (A) harfi ile işaretlenen bölümün açık alanda, (B) harfi ile işaretlenen kesimin ormanlık alanda, 1995 tarihli memleket haritasında ise taşınmazın tamamının açık alanda gözüktüğü, 1963 tarihli hava fotoğrafının 1963 tarihli memleket haritasındaki görünümüne uyduğunun belirtildiği, Dairenin iade kararı gereği alınan orman bilirkişi ek raporunda ise 1953 tarihli hava fotoğraflarının stereoskop aleti ile yapılan incelemesinde taşınmaz üzerinde bir adet ibreli ağaç bulunduğu ve tamamında tarım yapıldığının açıklandığı, çekişmeli yerin 1953-1963 tarihli hava fotoğrafındaki konumu ile dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafındaki konumunun gösterilmediği, yine, fen ve orman bilirkişileri tarafından ortak rapor düzenlenmediği, kadastro paftası, orman tahdit haritası, hava fotoğrafları ve memleket haritalarının ölçekleri eşitlenerek çekişmeli taşınmazın tahdit haritası, memleket haritası ve hava fotoğrafındaki konumlarının orman ve fen bilirkişileri tarafından ortak düzenlenecek 1/5000, 1/10000 ve 1/25000 ölçekli haritalar üzerinde gösterilmediği, ayrıca, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise taşınmazın imar planı içinde kalıp kalmadığı, imar planının kesinleşme tarihi, idarece ecrimisil tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, kamuya tahsis edilip edilmediğinin araştırılmadığı gibi dava konusu taşınmazların bulunduğu .................... Mahallesinde genel arazi kadastrosunun ne zaman yapıldığı, genel arazi kadastrosunda taşınmazların tapulama dışı kalma sebebinin tespit edilmediği, dava konusu taşınmaz ve komşularını gösterir geniş arazi kadastro paftası, komşu taşınmazlara ait kadastro tespit tutanak örnekleri ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının ve varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyalarının getirtilmediği gerekçeleriyle, eksik inceleme ve araştırma nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş; davalı Hazine vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava konusu alanın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, imar ve ihya suretiyle zilyetlikle kazanmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, 22.11.2023 havale tarihli fen bilirkişisi Adem Akgül tarafından hazırlanan raporda yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen 180,65 m², (B) harfi ile gösterilen 773,86 m² ve (C) harfi ile gösterilen 1.828,98 m² yerin orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.